Lale Şirkete döndüğümüzde her şey kaldığı yerden devam ediyordu ama artık biz, aynı biz değildik. Turan’la aramızdaki o görünmez çizgi silinmişti. Artık bana baktığında gözlerini kaçırmıyordu. Artık ona baktığımda içim ürperiyordu. Ama iş yerinde… Burada, birbirimize dokunamazdık. Gün içinde birbirimizi uzaktan izlemekle yetiniyorduk. Bazen koridorda karşılaştığımızda göz göze geliyorduk. O anlarda kalbim öyle hızlı atıyordu ki, sesini herkes duyacak sanıyordum. Turan, her zamanki gibi kendinden emin adımlarla yürürken yanımdan geçtiğinde, elinin hafifçe koluma dokunmasıyla içimde kelebekler kanatlanıyordu. Ama bunlar yeterli değildi. O da bunu biliyordu. Bir gün, odasına bir dosya bırakmak için girdiğimde, kapıyı kapatmamla birlikte sessizlik çöktü. Beni izlediğini hissediyordum. Başı

