Turan Gece sessizdi. Şehir, üstüne bir battaniye çekmiş gibi susmuştu. Penceremin önünde durmuş, dışarıyı izliyordum. Camın ardındaki karanlıkta yıldızlar bile uzak görünüyordu. İçimdeki fırtınayı susturacak tek şeyin onun sesi olduğunu bilmek canımı yakıyordu. Lale... Ne garipti. Hayatımın en büyük savaşı, en sessiz kadının kalbini kazanmak olmuştu. Günlerdir aklımdan çıkmıyordu. Onun gülüşü, bakışı, başını yana eğişi, bazen sertleşen sesi, sonra yeniden yumuşayan hali... Ben bu kadına bağlandım. Öyle basit bir ilgi değil bu. İçimde yer etmiş, damarlarıma işlemiş bir sevda. Gittikçe derinleşen, beni ben olmaktan çıkaran bir şey... Mevlüt ve Arda’yla ofisteydik o gece. Söz dönüp dolaşıp aşka geldi. Mevlüt takılır gibi sordu: “Senin gibisi nasıl olur da hâlâ yalnız olur, Turan? Vardır b

