Turan Duyguların yoğunluğu arttı, sanki her şeyin bir anlamı oluyordu. İleriye doğru atmak istediğim her adımda, her şeyi geride bırakmayı, geçmişin o karanlık gölgelerinden kurtulmayı hissediyordum. Lale’nin gözlerindeki o kırılganlık, içindeki korku ve kaygı, aslında bana ne kadar yakın olduğumuzu ve birbirimize nasıl dokunduğumuzu gösteriyordu. “Lale, seni kaybetmekten o kadar korkuyorum ki...” dedim, kelimeler zorla dökülüyordu dudaklarımdan, ama bu sefer, içinde bulunduğum anın gerçekliğini hissediyordum. “Ama seni seviyorum, her şeyimle seviyorum. Ve bu hisleri saklamak artık bana dayanılmaz geliyor.” Bir süre suskun kaldık, sadece birbirimizin nefesini duyabiliyor, birbirimizin kalp atışlarını hissedebiliyorduk. Lale’nin bana verdiği bu fırsat, aslında ikimizin de ne kadar birbir

