Geri dönmüşlerdi. Hayır, bu aslında geri dönüş falan değildi. Kurtulamıyordu ki bu evden, bu adamdan... Sessizce, bir ruh gibi ağlarken uzatılan büyük bardaktaki suyu yudumladı. Gözyaşları içtiği suya karışıyor, hafif tuzlu şeffaflık boğazından aşağı zar zor iniyordu. Başında endişeyle bekleyen kadına attığı kaçamak bakışları kapıda beliren adama çevirdi. Erdi... Tatlı, sakin, şirin Erdi... O yakışıklı silüetin ardında öyle kurnaz bir tilki vardı ki, bunu asla belli etmiyordu. "Yukarı çıksan iyi olacak." derken nefret dolu bakışlarını çekmedi. Ejder'den ne eksik, ne fazlaydı. Asla kalır yanı yoktu. O, abisinin tam anlamıyla bir yansımasıydı. Bir damla su dudaklarını aşıp çenesinden aşağı süzülürken bardağı bekleyen kadının uzattığı avucuna bırakıp bakışlarını kaçırmadan yerinden kal

