Sabahın ferahlığı aralık kalmış balkon kapısından odaya dolarken, üstündeki elyaf yorganın arasında esneyerek gerneşiyordu Rümeysa. Birbirine girmiş saçları arasında gezdirdiği parmakları alnına geldiğinde, bir şeylerin henüz farkına vararak etrafına bakındı. Rüya görmemişti değil mi? Her şey gerçekti. Hem de hiç olmadığı kadar. Silkinme gereği bile duymadan yerinde sıçrayıp üzerine sardığı hafif yorganla ayaklandı. Dün gece... Dün gecenin yaşanmaması gerekiyordu. Böyle bir şeyi nasıl yapardı. Hem de Miraç'la! Figen'e dünyanın lafını ettikten sonra! Kendisine inanamıyordu. Bu hataya nasıl düşerdi? Hiç mi düşünmemişti? Onlara o kadar laf ederken dönüp de aynı hatayı -iki katıyla- yapacak kadar nasıl aptallaşabilirdi? Aptal! Hızlıca yerdeki çamaşırlarını üzerine geçirip diğer k

