Sabahları erken kalkmak onda alışkanlık olmuştu ve o sabah erkenden kalkıp kahvaltıyı hazırlamak üzere mutfağa gitmişti. Telefondan müziği açıp müzik eşliğinde kahvaltıyı hazırlamaya başlamıştı. Müziğe kendisini kaptırmıştı. Annesinin geldiğini duymamıştı ve onu karşısında görünce irkildi.
Annesi, korktuğunu fark edince kızının yanına gitti ve banyoya gidip sakinleşmesini istedi. Banyoya giderken bir oda görür ve bu oda onun odasının hemen yanındadır. Daha önce hiç fark etmemişti. Sakinleşip çıkınca o odaya doğru ilerler. İçeriye bakar ve gördüklerine inanamaz. Hayal edemeyeceği kadar güzel bir oda idi ya da o öyle görüyordu. Odadan çıkar ve mutfağa gider. Annesine odadan bahseder ama annesi öyle bir odanın olmadığını söyler.
Kardeşi uyanınca soluğu ablasının yanında alır. Hiç uyumamış gibi gözlerinin altı şişmişti. Ablası onu öyle görünce uyumadığını anladı.
“Ceren, neden uyumadın?”
“Abla, gece boyunca sesler duydum ondan uyuyamadım. Yatağımın altından sesler geliyordu. Kalkıp bakamadım.”
“Canım rüya görmüşsündür, yerini yadırgamış olabilirsin.”
“Olabilir ama bu ses ya yatağımın altında ya da duvarın öte tarafından geldi.”
“Duvarın öte tarafından mı?”
“Evet.”
Çok şaşırmıştı. Çünkü orada oda olduğunu yeni fark etmişti ve kardeşinin oradan ses geldiğini ve uyutmadığını deyince kafası karıştı, çünkü o odada kalan kimse yoktu. Kalktı ve o odaya doğru gitti. Arkasından annesi ve kardeşi de geldi ama orada oda falan yoktu. Bir anda delirdiğini sandı. Orada bir oda olduğundan emindi. Ama kimseye ispatlayamazdı. Sadece o biliyordu ve o odada eskiden yaşayanlar. Ailesi onun çıldırdığını sandı ve odaya hapsetti. O da olmayan odadan ses duyar ama net. “Bana yardım et!” yardım çığlığı atıyordu adeta. Ama kimdi ve ses tam olarak nereden geliyordu bilmiyordu.
Kulağını duvara dayar ve duymaya çalışır. Evet bu o idi. Kayıp oda idi. O duvarda bir oyuk buldu ve oradan öteki tarafa baktı ve aynı odayı gördü ve orada biri daha vardı hayatında hiç görmediği biri. Göz göze gelirler ve çığlık atar ama kimse duymaz.
Orada gözü çıkarılmış bir vaziyette yere düşer ve annesi birkaç saat sonra odaya kontrole gelir ve kızını kanlar içinde yerde yattığını görünce eli ayağı boşalır. Ambulansı arar ama artık iş işten geçmişti. Ceren salonda idi, o bu olayı görmedi. Kızını odaya hapsettiği için bin pişman olmuştu ama son pişmanlık fayda etmez.