Sabah ablamın uyandığı saatte kalktık. Onunla yüz yüze konuşmam gerekiyordu. Kahvaltı masasında ablama Kayseri’ye gideceğimi söylediğimde önce sessiz kaldı, sonra da kabul etti. “Ben biletleri şirkete geçince alırım, saati söylemek için ararım” deyip hazırlandı ve evden çıktı. Biz de Gülçin’le masayı topladık, etrafı düzenledik, benim bavulumu hazırladık. Kaç gün kalacağımı bilmediğim için ihtiyacım olan her şeyi koydum bavuluma. Günlüğüme bakıp onu almakla almamak arasında kaldım ama kalbimin sesini dinleyip aldım yanıma. İçimi döktüğüm, rahatça konuştuğum bir o vardı çünkü… Ablam arayıp uçağın akşam sekiz buçukta olduğunu ve havaalanına bizi kendisinin bırakacağını söyleyince benim de işime gelmişti. Çünkü halletmem gereken bir iş vardı. “Gülçin, uçak sekiz buçuktaymış. Ben çıkıyorum

