Bir anda aralarındaki mesafe yok oldu. Dudakları birbirine değdiğinde, öpücük açlıkla derinleşti. Boris’in elleri Elena’nın beline sarıldı, onu kendine çekti. Elena’nın tırnakları Boris’in sırtına gömüldü; acı ve haz birbirine karıştı. Tenebris Cordis sessizdi — ama bu sessizlik, fırtına öncesi bir sessizlikti. Elena’nın dudakları boynuna kaydığında, Boris’in nefesi kesildi. “Beni bırakma,” dedi Elena, dişleri tenine değdiğinde. Boris, gözlerini kapattı. “Asla.” Ve o gece, ormanın derinliklerinde, iki vampir birbirine teslim oldu. Av unutuldu. Ay, dalların arasından onları izledi. Ve toprağın altında, Tenebris Cordis’in kökleri biraz daha derine indi. Gözleri karanlıkta parladı, nefesi tenime değdiğinde içimde bir ürperti dolaştı. Hızla pantolonumdan kurtuldum ve Elena’nın üzerindeki

