Zaman hızlı bir şekilde akıp giderken ben onun aralığında kaybolup gitmiştim. Kucağımda yatan Ceren’in tepkisiz vücudunu bırakmak istemiyordum. İrem’in çağırdığı ambulans kısa süre sonra burada olacaktı ve onu alıp götüreceklerdi. Gittikten sonra olacaklar ise meçhuldü. Bu yüzden onu bırakmak istemiyordum. En azından şimdilik yaşıyordu her ne kadar güçlükle nefes alsa da. Gözlerimin önünden geçen anılar beni beş sene önceye götürüyordu. Annemin hastalıktan yorgun düşmüş vücudunu hatırlıyordum. Kemoterapi tedavisini de durdurmuştu doktorlar. Çünkü son zamanları olduğunu söylüyorlardı. Annem sessizce yatardı yatağında her zaman. Acı çektiğini biliyorduk ama bunu bize asla yansıtmıyordu. Peki onu kaybettiğimiz o gün? “Melek?” İrem’in sesiyle gömüldüğüm anılarımdan sıyrılarak kafamı yukarı

