Azra her yapılan taciz durumunda bir hamle yapmak zorunda kalıyordu. Yoğun bir şekilde, ısrarcı ve kimseden utanmayan tavrı ile Ünal zaman zaman ileri gidiyordu. Kime şikâyet etsin ki? Üst yöneticiler bu yalancı oyuncu adamı kolluyorlardı bir nedenden, acayip bir dümen, oyun, kumpas kurma yeteneği vardı. Kimse Sahtekarlık, iftira konusunda Ünal’ın eline su dökemezdi. Ne olursa olsun, şikâyet etselerde Ünal kazanırdı. Bunu Azra’da Selin’de çok iyi bildiği için, onun oyunlarına oyun ile karşılık vererek bir şekilde kurtulmaya, günü kurtarmaya çalışıyorlardı işte! Hayat acımasız, fırsatlar eşit değildi. Nedense kaderin lezzetli tarafları hep kötülerden yanaydı. İyiler her zaman kaybederdi. İyiler o kadar hayatın debdebesiyle meşgullerdi ki, acılarını da, sevinçlerini de hep eksik yaşarlardı

