‘’Yani hiç mi olmadı? Yoksa bu aralar mı yok?’’
Azra, başıyla hayır diye işret yapınca, farjad buna istemsizce tepki gösterdi.
‘' Azra! Benimle konuşurken cümlelerini kullan kafanı sallama, hiç hoşlanmam''
İlk azarını yapmıştı kıza, ama bunu asla istememişti. Onu neden bu şekilde azarlamıştı, aslında kontrollü bir adamdı ama neden yaptı kendiside bir anlam veremedi. Belkide içten içe gözlerini mimiklerini görmek ona inanmak istiyordu. Bu her zaman kontrol ettiği ve asla atlamadığı bişeydi. İnsanlarla konuşurken yüzlerine baklmak ve mimiklerini incelemek onun en önem verdiği şeydi. Azra da buna dikkat etmesi gerekirdi.
'' tamam dikkat ederim bundan sonra ''
Üstün bir kabulleniş sesi ile azra bu sözleri söylemişti, genç kadın Farjad ile asla tartışmak istemiyordu, ona boyun eğecekti. Şu an onu hiç tanımıyordu. Konular ne kadar uzayacak bilemiyordu. Belkide yağ gibi üste çıkarsa sonrasında yaşanacak olumsuzluklar konusunda bir savunması olmayacaktı. İşte Azra’nın ta olarak başa çıkamadığı konulardan biride buydu. Sessiz kaldı. Onun Kendisi hakkında ne düşündüğüne bakmadan, sessiz bir kabullenişe geçti. Çok yorgundu. Daha eve gidecek Şenol ile Selin için bir şeyler hazır edecekti, tabi dolaplarda bir şey yoksa markete gitmesi de gerekecekti. Tam olarak kafası bu düşüncelerle dolunca, yanındaki Farjad’ı unutmuştu. Az önce yaşananları da tabi…
Farjad kızın bu sessiz kabullenişi karşısında da egemenlik hissetti, bu duyguyu sevmişti. Bir taraftanda kendine içten içe kızıyordu.
‘Tamam kız sesini kesti, sana tamam dedi daha ne istiyorsun ya? Kes Şu baskıcı erkek pozlarını!’ içinden bunu geçirirken ağzından çıkanlar bambaşkaydı.
'' Bundan sorularıma net cevap verirken yüzüme bakarak konuş, sesinde çıksın! Birbirimizi tanımaya buradan başlayalım olur mu? Bunu tekrar söylemek istemiyorum!’’
Bu acımasız ikinci uyarı karşısında tepkisiz kalmak istemedi Azra, ve ezmek istemesini anlamıştı. İşte bunu kesinlikle cevapsız tepkisiz bırakmayacaktı.
Farjad’ın yüzüne bakarak;
'' Hayır hiç erkek arkadaşım olmadı! Bu yaşıma kadar bir erkekle iletişim kurmadım sevgili olmadım. Tek arkadaşım Şenol, Selin’in erkek arkadaşı Şenol!'' diye sesini yükselterek, baskılı bir yanıt verdi. Tepkisini de çok net gösermişti.
Farjad tartışmaya girmek istemediğini anlamış ve bu durumdan da memnun kalmıştı, farkettiği bir şey daha olmuştu. Bu tepkisinden, Genç kadın da bir inatçılıkta sezmişti, işte bu bir sorundu ve bunu çözmesi gerekiyordu. Tekrar etmekten de geri kalmadı. Farjad tam bir inatçıydı.
‘’Benimle konuşurken yüzüme bakacaksın! bana sesiz yanıtlar vermeyeceksin, kafa sallamalar felan sevmem, beni anla diye söylüyorum. En basit evet-hayır diyebilmelisin, iletişim konuşarak sağlanır. Sende öyle yapacaksın! Senden istediğim bu!’’
Daha da hızını alamadı, bu kadar sinir olacak ne olabilirdi ki, şu an kontrol edemediği bir öfke fırtınasına doğru yol alıyor gibiydi. Ve Azra ne yapacağını bşlemiyordu. Farjad Arabayı ani bir fren ile durdurdu sağa çekti. ve solunda oturan azra ya dönerek ;
'' üç yıl bir ara da yaşayacaksak bir kaç kırmızı çizgim var bil ve ona göre davran, senin de varsa açıkça belirt! benim söylediklerimi ikiletme, inatlaşma, bir şey olduğunda gel açıkça bana sor! Ya da benimle konuş, Şenol ve Selin dışında kimseyi eve davet etme, bu özellikle istediğim bişey! evli kaldığımız sürede erkek arkadaş falan muhabbeti istemiyorum ki, bu zaten her şeyi mahveder! buna özellikle dikkat edeceksin. kendi başına kararlar alıp uygulamayacaksın, bak! ben geçimsiz biri değilim ama damarıma basarsan kork benden, hiçte sakin olduğum söylenmez. hiç görmediğin bir yüzümü görürsün ki hiç tavsiye etmem! Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar daha sonra yine bunların altını çizeriz, umarım anlaşıldım. Beni yorma! Bak Ters teper!'' diyerek sert bir bakış fırlattı.
Genç kadın aniden durdurduğu arabadan dolayı afallamış ve korkmuştu. öylesine sert ve uyarıcı bir ton ile konuştu ki, kabahat işlemiş ve buna karşılık ceza uyarısı alıyormuşçasına baskın ve tehditkar ses tonu ile tek tek sıraladı.
Azra bu ses tonundan hiç hoşlanmamıştı, ve bundan ürkmiş adeta sinmişti. Nerede ise oturduğu yerde ne kadar ufak olabiliyor ise o boyuta gelmek için bir çaba içerisine girmişti.
Bu ne böyle, gıcık! ' diye geçirdi içinden, Şu an düştüğü durum h,ç hazmdilir gibi değildi. Buna bir çözüm üretmesi gerekiyordu, mesafe! Ellerine bakan gözlerini kaldırmadı, cevap yukarı kaldırmadı, cevap vermedi, sessizlik yemini vardı. Bundan sonra Mesafe Yemini de olacaktı.
Genç adam kızın sessiz direnişi karşısında sinirlendi ve öfkeli bir hal ile arabayı tekrar çalıştırdı ve gaza bastı. Öylesine sürat yapmaya başladıki Azra durumdan rahatsız olmaya hatta biraz daha korkmaya başladı. Ama bir tepki göztermedi. Bir suçu yoktu, onun kendisine kızması için bir neden olmamasına rağmen kızıyordu ve kendisi ile ilgili bir sorunu vardı. 'delimi ne, adama bak öldürecek bizi' diye iç geçirdi.
‘Bir derdi var ve bu şekilde bana yüklenerek rahatlamaya çalışıyor, Selin ve Şenol bugün gelmeseydi keşke! Ne olacak şimdi onların yanında ilk günden, küs gibi! Allahım bu nasıl bişey böyle? Nasıl bir dersin içerisine düştüm, benim bu kurtulma planlarım hep böyle zor mu olmak zorunda?’
Azra bunları aklından geçirirken, göz yaşları gözlerine basınç yapıyor ve genç kız akmaması için kendini sıkıyor ve dua ediyordu. Ama birkaç damla boncuk göz yaşları kucağına düştüğünde bu Farjad’tan kaçmamıştı. Ama nedense bu kırılgan tavrına rağmen kafa tutmaktan kendini de alamıyor olmasına şaşırmıştı Farjad
‘’ Bana söyleyecek bir şeyin varmı?’’
Azra bu soruya bşr cevap vermek istemişti ama keşke de hiç vermemiş olmayı dileyecekti.
‘’ Bana kızmana sebep olan bişey görmüyorum, birine kızdın da benden alıyorsan hırsını o başka!’’
Ah! Azra Ah! Ne diyeyim sana, dokuz kusurlu hareketin dokuzunu da yaptın be Azra!
Farjad onu kendine itaat ettirmek için her yolu denerdi. gözü de kara idi. Ona cevp vermeye cesaret etti ise, başa çıkmayı da göze almış demekti. Bu kadın kontrol edilebilir olursa bu üç sene ancak geçerdi. Ters ters bakmak için kafasını çevirdiğin de azra da ona gözlerini devirdi. İşte bu en sevmediğiydi.
'' sen cesaret hapımı aldın kızım! ne bu haller bu hareketler! Bak Azra, Sakın bana diklenme bu akşam bunları olmamış olarak görücem ama bir sonrakinde de tekrar edersen günah benden gitti! '‘ dedi.
Daha tanısalı 5-6 saat olmuştu ve ilk kavgalarını bile yapmışlar, hatta facianın eşiğinden dönüp dönüp gelmişlerdi. Farjad bütün bunları bir oyun olarak yapmıştı ve pek ciddiye almamıştı ama bu kızın uzun bir disiplini için gerekli olan buydu ve bunu ondan esirgemek istemedi. Hem korkuyor, siniyor hemde gagasını çıkarıp dikleniyordu. Bu ikili tavrı incelemeye değerdi. Bir derdi vardı. Bişey onu karşılık vermeye zorluyordu. Bunu öğrenmek istiyordu, ve kendini ele verecekti. Elbet bir gün bu konuda kendini ele verecekti ama o gün bugün değildi. Farjad bunun farkında olduğu için buna kısa süreliğine son verdi.
Daha sonra bu göz devirme konusunda Azra’ya gerekli cezayı elbette verecek ve bundan büyük keyif alacaktı. Uslu bir kız olunca ödülünü alacak, uslu durmadığında da cezasını çekecekti.
Azra üç günlük evlilik izni almıştı işyerinden, Banka işlerini halledip Misafirlerini Şenol ve Selin’ide ağırladıktan sonra, yalnız kalmak saatlerce yataktan çıkmadan uyumak istiyordu ki! Onun sevimsiz suratını görmek istemiyordu. Yakışıklı bşr adamdı, ama agresif olmadığı zamanlarda, Görmez ise tüm bunlara katlanırdı ve başlangıç olarak, Uzun bir uyku bu yaşadıklarına bir ilaç olurdu. İçinden bu kâbusun bitmesi için içinden dualar ediyordu.
Ani fren ile farjad arabayı bankamım önünde durdurdu. Seri bir hareketle geldi Azra’nın kapısını açtı ve inmesini bekledi ve kolundan sıkıca kavradı yine sert sesi ile fısıldıyordu. Azra için konu kapanmıştı ama Farjad hala bir şekilde devam ettiriyordu sanki;
'' bak! sana bunlar eğlence geliyorsa o aklını başından alırım, gereksiz yükseltme bana, göz devirme, lafıma karşılık verme diklen me, benim ayarlarımla oynarsan senin için hiç iyi olmaz, bunu bir daha söylemi cem!'' dedi ve son uyarısını yaptı.
Yeterince canını yakmıştı, tekrar tekrar bunu neden yapıyordu ki? İşte susmuştu, susmak, sessiz kalmak her zaman işe yarıyordu. Ama bu adamda işe yaramıyor muydu yoksa? Of!
Banka ya girdiler ve gişe numarası alıp beklediler, Bayan bir memur onları karşıladı bir odaya girdiler kadın flörtöz bir kadındı, daha ilk bakışta Farjad’ı gözüyle adeta soymuştu. Ne kadınlar vardı ama…
Azra’nın hiç gözünden kaçmadı dikkatli ve sessiz bir şekilde göz ucu ile olan biteni izliyordu, bu adamı tanımanın bir başka yolu da bu olmalıydı, Kadınlara karşı nasıldı mesela? Orası burası oynuyor muydu? üçüncü kişilerle olan iletişim tarzı nasıldı? Ama kadın dayanılmaz bir baştan çıkarma çabasına gitmişti, böyle bir durumda hangi erkek olsa asla hayır demezdi. Kadın bütün bunları yanında kadın olan bir adama yapacak kadar nasıl bu iffetsiz, ahlaksız olabilirdi? Böylesi bir sürtük ile daha önce asla karşılaşmamıştı. Bu tarz kadınlar her zaman zengin erkeklerin kollarında gezerlerdi, feda edecekleri her şeyi feda ettikleri içinde cömert olurlardı. Bütün bunları düşüyorken adeta kendisi o kadın adına utanmıştı. Yüzü kızarmıştı. Ve Farjad ondan gözünü ayırmaksızın çaktırmadan onu izliyordu. Bu nasıl bir kızdı böyle, aklında ne geçiyor bunun, sanki kadını çiğ çiğ yiyecek gibi bakıyor olması, benimi kıskanıyor acaba? Sorusunu sormasına neden oldu. Keşke bu kızı daha önceden tanıyor olsaydı, şimdi onun çözebilirdi.
Flörtüz bayan tüm kur manevralarına rağmen, esas delikanlının dikkatini çekememişti. Kadın Farjad’ın tipi değildi ve zevksiz bir adam olmamakla birlikte ofsaytta düşecek bir adam değildi. kadınlara karşı asla zayıf olmamıştı. Hele bu kadar talepkâr kadınlardan hep uzak duruyordu Hiç kadının flört teklifine de balıklama atlamazdı. işlerini hallettiler , Farjad yüklü para transferini tek sefer de gerçekleştirdi ve Kredi Borç hesabı kapattılar.
Azra’nın omuzlarından bir yük kalkmıştı, bugün için herkes kazançlıydı, herkes üstüne düşeni yapmıştı. Farjad 3 yıl sonunda vatandaşlık alabilecekti, ama bir çok işinşi de bu sayede halledebilecekti.
Önlerinde bir arada yaşamak, sorunsuz geçirmeleri gereken bir 3 yıl vardı. Evlilik birliği içerisinde, herkes kendine düşeni yapacaktı, yapmalıydı.
Bankadan gerekli evrakları aldılar ve ayrıldılar. Eve doğru yola çıktılar yine sessizlik hakimdi.
Bu sessizliği yine Farjad hasani bozdu.