bc

KÖRKÜTÜK

book_age18+
165
TAKİP ET
2.5K
OKU
HE
age gap
fated
arranged marriage
neighbor
heir/heiress
drama
sweet
small town
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

İstanbul'da okulunu bitirip, köye dönen Poyraz ağa hem ailesiyle birlikte yaşamak hemde artık yaşlanan babasının elinden tutup işlerin başına geçmek için kolları sıvar . Ama hiç beklemediği bi anda hiç tanımadığı bir kıza aşık olur ve peşinden koşmaya başlar. Kız inatçıdır, birazda yabani Poyraz kalbinde filizlenen aşkın heyecanından hiç bir şey gözü görmez olur. Ama bilmediği şey kızın kalbinin başkasına mühürlü olduğu gerçeğidir ...

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
Kurşun Adres Sormaz Ki ✓
Gözlerini kapatıp kuşların sesini , şelaleden akan su şırıltısını ve ulu ağaçların rüzgarla birlikte sallanan yaprakların ahenkli hışırtısını yüzünde huzurlu bir tebessümle dinlemeye başladı. Esen hafif rüzgar dalgalı kuzguni saçlarını sağa sola uçuşturuyor, uzun gür kirpiklerini okşuyor, onu sonsuz bir iç huzurun koynuna davet ediyordu. Uzun zaman olmuştu bu huzuru hissetmeyeli, zira büyük şehrin gürültüsünde vücudunun bu sessizliğe ne kadar çok ihtiyaç duyduğunu şimdi daha iyi kavrıyordu. Belki de bu yüzden köye adım atar atmaz, daha ailesiyle bile tam özlem gidermeden atı Karayel'in sırtına atladığı gibi kendini bu gizli sığınağına atmıştı. Ne annesinin " yemek yemedin daha!! "diye söylenişi, nede babasının kaşlarını çatarak "yeni yoldan geldin , daha yüzünü göremedik doğru düzgün" diye homurdanışı durdurmamıştı onu ... Ve işte buradaydı ,daha on dört yaşındayken keşfetmişti bu sanki cennetten bir parça taşıyan saklı köşeyi. Atı Karayel ile dolaşmaya çıktığı hafif sisli birgün ,nasıl olmuşşa her zaman uysal olan atı birden şaha kalkmış ve dört nala onu ormanın derinliklerine doğru götürmeye başlamıştı. Annesi onu yanlız başına gitmemesi için uyardığı halde dinlememişti, çünkü yeni ergenliğe girmenin getirdiği asilikle kendi başına birşeylerin üstesinden gelebildiğini ispat etmek istiyordu ve şuan atını nasıl sakinleştirmesi gerektiğine dair hiçbir fikri yoktu. Kalbi inanılmaz bı hızla göğsünü dövüyor , düşüp yaralanma korkusu ilk defa yaşadığı bu anın heyecanını bastırıyordu. Bu sırada yapabildiği tek şey atına sıkı sıkıya tutunmak ve Karayel'in onu sırtından atmaması için, aklına gelen tüm duaları dili döndüğünce okumaktı... Korktuğu olmamış bir süre daha koşturan atı aniden sakinleşip yavaşlamıştı. Soluklanıp nefesini düzene sokmak ve hızlanan nabzını normale dönmesi için atın üstünden atlayıp yere çökmüştü. Biraz kendini toparlayıp nerede olduğu kontrol etmek için ayaklandı. Tedirginlikle etrafına bakınırken, atı da sanki az önce ona ecel terleri döktüren o değilmiş gibi sakince otlamaya başlamıştı. Gece karası gözleriyle etrafı dikkatle incelerken su sesi ulaşmıştı kulaklarına. Sesin geldiği yöne doğru adımladığında ise ağzını açık bırakacak şekilde büyülü bir manzarayla karşılaşmıştı. Etrafında çeşit çeşit ağaçların olduğu küçük bir şelale karşılamıştı onu . Yüksekliğinin üç dört metreyi bulduğu tepeden, aşağı doğru akıyor ormanın derinliklerine doğru ince bir yol halinde ilerliyordu. Kesinlikle emindi, ormanın yola bakan cephesinde yada çevresinde böyle bir su kaynağı olmadığına, çünkü babasıyla tarlaya giderken çoğunlukla bu güzergahı kullanıyordu. Görse kesinlikle hatırlardı. Demek ki ; akarsu belli bir mesafeye kadar ilerleyip tekrar toprağın altına inip kayboluyordu .Peki nasıl olmuştu da bunca zamandır fark edilmemişti ki bu muhteşem yer . Muhtemelen köylü halkın zamanında köyün delisinin, karısıyla kendini bu ormanda öldürdüğüne ve ruhlarının ormanda dolaşanları rahatsız ettiğine dair konuşulan söylentilerden çokça etkilenmişlerdi. Yoksa görenleri kendine hayran bırakabilecek güzellikteki bu yerin gizli kalması mümkün değildi. Bu durum nedensizce onu çok mutlu etti. Kendisine ait ve kimsenin bilmediği bir yer. O günden beridir de burayı sığınak bellemiş, her fırsatta buraya kaçmıştı . Her sevincini, mutluluğunu , üzüntüsünü gelip burada yaşardı. Çünkü bulunduğu konum, onun istediği gibi arkadaş çevresi yapmasına izin vermemişti. Çevresindeki ilişkiler de her zaman karşılıklı menfaat ve çıkar üzerine kuruluydu. O yüzden ne kadar istemese de alışmıştı yalnızlığa. Üniversiteyi kazanıp başka şehirde hayatını devam ettirmeye başladıktan sonra ise değişmişti bu durum. Ama yine de seviyordu burada hiçliğin ortasında doğayla iç içe kafa dinlemeyi. İlk aşkının heyecanını burada yaşamıştı mesela, keza ilk ayrılık acısını burada yaşamıştı. Okulda ki ilk kavgasının yenilgisini alıp yine burada üzülmüştü , ailesiyle ilk sürtüşmesinde gelip öfkesini burada dağa taşa haykırmıştı. Burada kendi hayatının olmazlarına itiraz edip ,yine burada kabullenmişti. Çünkü o bir ağa oğluydu ve zayıflık göstermek gibi bir lüksü yoktu. Daha küçücük bir çocukken yaşıtları dışarıda top oynayıp, koştururken o babasıyla at üstünde tarlalara gider ırgatları kontrol ederdi. Ne yaptıklarını gram anlamasa bile, babası gelir gider tablolarını düzenlerken yada işçilerin yevmiyelerini pay ederken, o ayakta uyuklasa bile hemen yanı başında olurdu. Çünkü babaannesi ve babası ilerde işlerin başına geçtiğinde, saygı duyulan ve sözü dinlenen bir ağa olması için bunun gerekli olduğunu söylüyorlardı. Çocuk aklıyla bu durumu zihninde mantıklı bir çerçeveye oturtamasa da, onların sözünü bir kanun gibi kabullenmiş ve benimsemişti. Hoş çocukluğunu gerçekten çocuk gibi geçirmeyi, tüm bu mala mülke tercih ederdi ama neyse. Geriye dönüp baktığında bu kadar zenginliğe ve refaha rağmen ne çok eksikliği vardı. Mesela hiç maç yapıp terden sırılsıklam olmamıştı, yada bisikletten düşüp dizini yaralamamıştı. Yahut arkadaşlarıyla hiç bir okul etkinliğine katılmamış, uçurtma uçurmamıştı . Başka kardeşleri de olmasına rağmen, ailesi saplantı derecesinde onu korumaya programlanmış gibi davranıyorlardı. O bir veliahttı. Babası ve amcasından sonra tüm işlerin başına geçecek ailesinin soyunu devam ettirecek başka erkek olmadığından, her daim peşinde en küçük isteğini dahi ağzından çıkmadan yerine getirmek ve güvenliğini sağlamak için koşturan kahya ve hizmetlileri vardı. Eski anılar bir bir zihnine üşüşmeye başlayınca kırık bir tebessüm belirdi yüzünde. Ne zaman gizlice buraya gelse ailesi tarafından hep cezalandırılmıştı. Ama o cezalar hiç bir zaman onu yıldırmamış, bir yolunu bulup buraya kendini kısa bir süreliğine de olsa atmayı başarmıştı. Sadece burada özgürce nefes aldığını hissediyordu çünkü. Sorumluluklarını ve omuzunda ki yüklerini az da olsa kenara bırakabiliyordu. Ne yazık ki ,zenginlik her zaman huzur ve mutluluk getirmiyor ve içinize sinmeyen bir şekilde geçen zamanın telafisi de pek mümkün olmuyordu... Tüm bu iç hesaplaşmayı bir kenara bırakıp, huzurun sesini kaldığı yerden dinlemeye devam etmek için ellerini başını arkasında bağladı. Ayaklarını ileriye doğru uzatıp birbirinin üzerine attı ve kendini ıslak çimlerin üzerine bıraktı. Son kez tepesinde uçuşan güzel sesli kuşlara memnun bir bakış atıp gözlerini yumdu. Tam uykuya dalmak üzereydi ki, gelen konuşma ve gülüşme sesleriyle kucakladığı huzur balonu aniden söndü. Anlaşılan burada da rahat yoktu ona ve gizli sığınağı artık pekte gizli sayılmıyordu. Kimin ahını almıştı bilmiyordu ki, dünya yüzünde ona bir parça rahatı çok görüyorlardı . Çatılan kaşları ve memnuniyetsiz yüz ifadesiyle, bıkkın bı soluk verip yattığı yerden doğruldu. Bu izinsiz ve fazla rahat davranan istilacı grubu geri püskürtmek için ayaklandı. Üstünü başını öfkeyle silkeleyip, ileriye doğru atıldı ve gördüğü görüntü ile donakaldı. Soluğunun göğüs kafesine yetmediğini farketti o an. Nefesini düzenlemek için arka arkaya yutkunmak zorunda kaldı. Onu böylesi bir şaşkınlığa uğratan şey, yaklaşık bir kaç metre ötesinde, kenarlarını başının tepesinde topladığı yazmasının kapatamadığı bakır rengi saçları, kehribar rengi ela gözleri , kusursuz burnu ve kalemle çizilmiş gibi duran kaşlarıyla karşısındaki değil kızları melekleri bile kıskandıracak güzellikte bir kız duruyordu...

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

HÜKÜM

read
226.3K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
63.9K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
531.3K
bc

AŞKLA BERDEL

read
81.4K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
46.1K
bc

Bal dudaklım (Ağır bedeller)+18

read
24.5K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.4K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook