Cafer'in gitmesiyle beni kuşatan yalnızlık, çığ gibi büyüyordu her geçen saniye. Bacaklarımı karnıma doğru çekip, kendime sarıldım. Benim hıçkırıklarım, filmdeki çocuğun feryatlarına karıştı. Seslerin kesilmesiyle filmin bittiğini anladım, başımı yasladığım dizlerimden kaldırınca tam önümde oturan Cafer'i gördüm. Sen gitmemiş miydin adam? Ben yine mi hayal görüyorum? Gözlerimi açıp kapatırken, hayalinin kaybolmasını bekledim ama kaybolmadı. Üstelik hayali Cafer, kollarını uzatıp beni kendine çekti. Ciğerlerime teneffüs ettiğim kokuyla idrak edebildim gerçek olduğunu. Gitmemişti buradaydı. Beni kucağına alıp odadan çıkartırken gördüm ekrandaki filmin bitmediğini. Cafer tarafından durdurulmuştu, çocuğun gözünden akan yaşlar öylece kalmıştı yanağında. Başımı omuzuna yaslayıp, şömineni

