"Melek!" "Arif!" Benim şaşkınlık ve korku dolu gözlerimi gören Cihan, orkestraya işaret vererek beni sahneden aldı. İnsanlar kendi masalarına yönelirken, Arif tam karşıma gelip elini koluma koyarak, "Hadi!" dedi. Kolumdaki elini Cihan çekerken, kaşlarımı çatarak Arif'e söylenmeye başladım. "Hayırdır Arif, mafya babası gibi giriyorsun sen hayırdır?" Arif, sıkıntıyla sakallarını sıvazlarken, Cihan'ın tartan bakışları üzerindeydi. Arif böyle hödük bir tip değildi, acaba Cafer'le falan mı takıldı ki? Hayırlısı artık. Hayır yani, anlık sesini Cafer'e benzetip, korktum yahu! Arif, ellerini cebine koyup, baştan aşağıya süzdü beni. "Sen bizim mahallenin kızısın, bu halde burada olman doğru değil. Hadi seni evine bırakayım." Efendi Arif'e merhaba deyin! Ama yemezler efendim, sanki ben sen

