"Asude, ne olur kendine gel. Bak söz veriyorum, içinde olduğumuz durumu, bilmen gereken gerçekleri anlatacağım sana." Kulağımda uğuldayan sözler kime ait olduğunu seçemiyor, ne dediğini idrak edemiyordum. Nerde olduğumu ya da nasıl olduğumu anlamak için gözlerimi açmaya çalıştığımda, sağ elimi sarmalayan sıcacık ve iri kemikli bir el hissettim. Beynimi zorladığımda, en son kafeden çıkmak üzere olduğumu hatırlıyordum. Sonrası, sonrası yoktu bende. "Asude." Bu sefer duyduğum kadın sesi bana tanıdık gelmişti, sanırım Melek'ti. Zorlukla gözlerimi araladığımda, gördüğüm beyaz tavan ve etrafımda gördüklerim bana buranın hastane olduğunu söylüyordu. "Uyandı Bahadır Bey!" Melek'in benim uyandığım müjdesini duysanız, sanki komadan çıktım. Yeşil gözlerini bana dikmiş, şefkatle bakıyordu. G

