"Sırılsıklam kucağındayım, Kalasoğlu sana gıcık kapmaktayım, Zaten yaraladım seni, Öküzoğlu indir beni! " Ne kadarda Yeter değil mi bu dörtlük? Yalnızca beş dakikalık bir süre içerisinde nasıl yemek yedim, bir ben bilirim birde Allah. Aç köyünden çıktığıma kanaat getirmiştim yani artık, ama bende haksız değilim. Hepsi Kalasoğlu yüzünden. Yemeğimi yedikten sonra baktım bu adam geleceğe benzemiyor, mutfaktaki işleri halledip salona döndüm. Sanırım telefonda bas bağırdığı kimse, ona haddini bildirmeye gitmişti. Sinirlendiğinde korkunç gözüküyordu. Kalktığım koltuğa geri oturarak, telefonuma baktım. Melek'ten gelen mesaja kısa bir cevap verip dosyaların arasında kayboldum. ... Omuzumda hissettiğim sıcak bir temasla gözlerimi araladığımda, karşımda gördüğüm kahverengi gözlerle olduğum

