TANRILAR SUNAĞI 40

1367 Kelimeler
Kira sıkıntıyla kendine soyduğu elmayı ısırdı. [kira:Bebeğim solin şuan ne yapıyor?] [Sistem :.. Ben.. Ben sizin bebeğiniz miyim efendim... Çok utandım. solin şuan da beyaz yılanın yanında efendim. ] efendisi ona bebeğim demişti. Sistem çok mutlu hissetti. Kira kıkırdadı. Binlerce dünya gezen kendisi bile o adamla konuşurken çok gergin oluyordu. Solin'in tavrını merak etti. [kira:Bebeğim konuşmalarını bana yansıt onları görmek istiyorum.] Beyaz yılanın odasına Sistem mağazasında beş yüz puanlık gözetleme kamerası koymuştu. Gerçek dünyada bulunması mümkün olmayan sisteme ait bir üründü. [Sistem. :.. Tamam~] şımarık bir şekilde cevaplayıp hologrofik görüntüyü yansıttı. Solin gergin bir şekilde ayakta duruyordu. "Be-bende şaşırdım. Kira şimdi yaralı adamla ilgileniyor. Benden yardım istedi bu yüzden odamda kalmasına izin Verdim" Beyaz yılan başını kaldırmadan belgelere bakmaya devam etti. Gösteri tek kişilik gibiydi. Sanki solin odada tek başına konuşuyordu. "Senin bilmeni istedim. Sana söylememi istemedi!" Sesi sonlara doğru yüksek çıkınca beyaz yılan başını kaldırdı. Soğuk altın gözler Solin'in üzerine daha büyük baskı yaptı. Korku ile bir kaç adım geri atıp tökezledi. "Ben.. Ben bunu doğru bulmuyorum... Ambulansı aramalıydı. Ama adamın kurşunla yaralandığını söyledi bu yüzden sana söylemek istedim." Beyaz yılan elinde ki kağıtları kenara koydu. "Tamam gidebilirsin bildiğimi ona söyleme adamın kim olduğunu öğrenince bana bildir" Solin rahat bir nefes alıp başını hızla sallayarak odadan çıktı. Görüntü kaybolduğunda kira kahkaha attı. [Sistem:efendim komik olan ne bu kötü kadın sizden yardım istedi adamı buraya getiren oydu. Ama Beyaz yılana sizin yaptığınızı söyledi! Çok kısır(kötü niyetli hileci) bir kadın.] [kira:Onun sevgilisi mi tehtit ettiği bir kadın mı belli değil ona gülüyorum. Boşver bebeğim o bana çok yardımcı oluyor eğer bunu yapmasaydı. Beyaz yılan bana tam olarak güvenmezdi.] [sistem:oh~] nedense böyle konuştuğunda efendimi hiç anlamıyorum. Solin bir kaç saat dinlenip titremesi durduğunda odasına döndü. "Teşekkür ederim Kira sen olmasaydın napardım" Minnettar ifadesine gülümseyerek yanıtladı. "Bir şey değil sende bana yardım ettin. Onu bir an önce buradan çıkarmaya bak beyaz yılan öğrenirse kötü olur" Solin hızla başını sallayıp onu yolcu etti. Aptal kız beyaz yılan zaten biliyor. Ben isin kaymağını yerken sende suçu üstlenmeye bak! Kapı kapandığında Solin'in yüzünde acımasız bir ifade belirdi. Kira 'nın yüzünü mahfettiği anı hayal ederek kendini memnun etti. Kira odasına döndüğünde kısa bir duş aldı henüz kıyafetlerini değiştirmişti ki kapı tekrar çaldı. Bugün sürekli birileri tarafından rahatsız edilmekten dolayı sıkılmıştı. Güzel bir uyku çekmeyecek gibi görünüyor. [sistem:efendim Sekreter Dian kapıda] [kira:söylediğin için teşekkür ederim bebeğim] Saçını havlu ile silerken kapıyı açtı. Yüzünde hafif bir şaşkınlık vardı. "Bugün ikinci defa görüşüyoruz içeri girin bay Dian" Dian kapının önünde kıpırdamadan durdu. Hafif bir tebessümle yanıtladı. "Merhaba bayan Kira. Evet çok sık görüşüyoruz beyaz yılan sizi bekliyor lütfen beni takip edin" Kira elinde ki havluyu salladı. "Saçlarımı kurutuyordum" Beklemesini ima ederken sekreter Dian başını iki yana salladı. "Beyaz yılan beklemekten hoşlanmaz" Kira elinde ki havluyu masaya attı. "Oh beni çok özlemiş olmalı o halde beklemeyelim" Islak saçlarında ki damlayan suyu önemsemeden sekreteri takip etti. Dian kıkırtısı kulağına geldiğinde odanın kapısına ulaşmışlardı. "Bayan kira ne olursa olsun beyaz yılana karşı rahat tavrınıza her daim hayran olacağım." Kira da güldü. "Bunlar veda cümleleri gibi geliyor bay Dian uzun bir ilişkimiz olacak gibi" Göz kırpıp odaya girdi. Beyaz yılan bu sefer masanın diğer tarafında elinde viski bardağı ile oturuyordu. Ceketini çıkarmış gömleğinin kolları katlanmış beyaz kaslı kollarını sergilemişti. Gerçekten mükemmel bir görsel şölen. Gevşek kravatını ve iki düğme açık yakasını görünce kira alt yarısının ısındığını hissetti. [kira:oh tam benim tipim sende öyle düşünmüyor musun bebeğim? "] [sistem: evet efendim muhteşem görünüyor. Sizi her an öldürecek bir mayın gibi] [kira: ahahah bebeğim artık masum değilsin adamın çarpıcı görüntüsü seni bile günaha soktu.] [Sistem:.. vuvu.. Efendim benim en sevdiğim sizsiniz] artık masum değil mi? Efendisi onu sevmeyecek mi? Ama gerçekten adam ölüm saçan bir silah gibi duruyor. Yanlış mı düşünüyor? Beyaz yılan kirayı baştan ayağı süzdü. Kızıl ıslak saçlar arasında kalan kusursuz beyaz yüzü yeşil gözleri ve kiraz çiçeklerini andıran pembe dudakları makyaj olmadan dahi göze hoş gelen birinci sınıf bir ürün. Gece kulübünde ki tüm ürünler detaylı incelemelerle seçilir ancak bir nedenden bu kadının yanında diğerlerinin sönük kaldığını düşündü. "Bana eşlik et" Kira kıkırdadı. "Oh bu benim en kazançlı işim olacak" Adamın yanına gidip arada biraz mesafe bırakarak oturdu. Boşalan viski bardağını doldurdu. Elinde ki şişeyi salladı. "Ben bunu içmem" Beyaz yılan tek kaşını kaldırıp baktı. "Benimle içmeyi mi düşünüyorsun?" Ne kadar cesur. Gece kulübünün bir numaralı kadını biraz önce burada konuşmakta zorlanırken bu kızın rahat tavırları ilgisini artırdı. Daha önce fark etmediği pek çok şey gözüne çarptı. Mesela hiç kekelemedi. Gözlerini kaçırmadı. Daima gülümsedi. Yüzünde ukala bir sırıtış sergiledi. Gözleri meydan okuyan parıltılarla parlıyordu. Korkuyla değil. "Bana eşlik etmemi söylemedin mi? İçmezsem nasıl eşlik edeceğim?" Beyaz yılan'nın dudaklarımın kenarı hafifçe kıvrıldı. "Dian ona içeceği bir şeyler getir" Sekreter izlediği sahnenin şokundan uyanarak irkildi. "Ne içersiniz?" Kira geniş bir gülümseme ile baktı. "Ah yumuşak içimi ve en pahalı olan şarabı getir tatlım zevkine güveniyorum" Beyaz yılana biraz daha yaklaşarak göz kırptı. "Şarabı getirdikten sonra bizi beklemene gerek yok ben hizmeti devralacağım" bakışlarını beyaz yılana çevirdi. "Değil mi ortak?" Sekreter başını sallayarak odadan çıktı. Beyaz yılan hoş bir kahkaha attı. "Cesur kadın" Elleri kira'nın beyaz zayıf boynuna gitti. Hafif sıksa kırılacak elinde hissettiği sıcaklık kaybolacak gibiydi. Gözlerinde tehlikeli bir parıltı yayıldı. Gülümseme geldiği gibi kayboldu. "Seni öldürmemek için bir sebep söyle bana" Kira hızlanan nefesini tuttu. Gözlerinde ki ışık hafifçe titredi. Şuan öldürme istediğini iliklerine kadar hissediyordu. Adam onu aradan çıkarıp solin üzerinden işi halletmek yada onunla devam etmek arasında kalmış gibiydi. Değerini ölçüyordu. Bu anın geleceğini tahmin etmişti ancak bu kadar hızlı olacağını düşünmemişti. Bir risk Rus roleti oynamak zorunda kaldı. Tetiği çektiğinde kurşun olmadığı sürece yaşar. Dudakları hafifçe kıvrıldı. Daha önce bir çok kez ince ip üzerinde yürütmüştü. Pes etmesi için bu yeterli değildi. Adamın kravatını tutup kendine çekti. Eğer ölecekse bu şaheserden bir öpücük çalmak fena fikir sayılmazdı. Beyaz yılan onunla iş birliği yaparak şaşkınlığına rağmen yaklaştı. Kızın yumuşak pempe dudakları dudaklarına değdi. Ilık hoş bir tatlılık ağzının içine doğru aktı. Öpücük yumuşak başlamıştı. Beyaz yılan öpücüğü hırçın bir şekilde karşılık verdi. Kira nefes almak için çırpınana kadar öptü. Kızın buğulanan gözleri hafif kızaran yanakları ve öpüşmekten şişmiş dudaklarına baktı. Kira'nın eli kravatı bırakıp boynunun arkasına dolandı. "güçlü düşmandan değil domuz arkadaşlardan korkarım derler. Solin'i düşündüğün gibi kullanamazsın" Dudaklarımı yaladı. "En azından ben bu ortaklığın tadından çok hoşlandım" Beyaz yılanın gözleri arzu ile karardı. Gerçekten baştan çıkarıcı bir varlık olduğunu itiraf etmeli. Yatağında ki ürkek bedenlerden sonra bir yenilik gibi geldi. Sekreter hafifçe öksürüp şarap şişesini masaya koydu. "Siz rahatsız olmayın ben çıkıyorum efendim." Odaya girdiğinde beyaz yılanın kızı boğmak üzere olduğunu görmüştü bir anda bu durum tam tersine dönmüş hararetli bir öpüşme yaşanmıştı. Hayatı sorgulayan düşüncelerle odadan kaçtı. Kira giden adamın ardından kıkırdadı. " Onu korkuttun " Beyaz yılan kızın boynundan elini bacaklarına indirdi. İpek bir gecelik giymişti. Şampanya rengi geceliği diz kapağının bir karış üstündeydi. Oturduğunda daha da kısalmış öpüşürkenki hareketi yüzünden iyice geriye kaymıştı. Bu yüzden eli çıplak tenine değiyordu. Şarap şişesini açıp bardağına doldurdu. "Beni adamın başını beklemem için çağırdı." elinde ki ses kaydını masaya koydu. Cihaz küçüktü ancak odaya nasıl getirdiğini anlamadı. Beyaz yılanın sorgulayan gözlerini görünce geceliğinin eteğini utanmadan kaldırıp kilodun belinde ki lastiğini gösterdi. Aslında direk sistemden almıştı. Kıkırdayarak parmakları ile belinde ki lastikle oynayan adama aldırmadan konuşmaya devam etti. "Bu konuşmaların kaydı. Gittiğimde adam uyuyordu. Sakinleştirci vermiş neyse ki anlık olarak uyandı. Onu Solin'in kendisini tanımasına rağmen kurtardığını söyledim" Beyaz yılan lastiği bırakıp eliyle kalçasını sıktı. "İnandı mı?" İlgisiz bir konuşma yürütüyordu. Kira adamın tacizini umursamadan şarabından sakinleşmek için içti. "Bu konuda onun yüzünün olduğu bir dart tahtasını odana asman yeterli onun koyduğu casuslar işi benim yerime halleder" Beyaz yılanın kalçasını sıkan eli durdu. Hafif bir şaşkınlıkla kira'ya baktı. "Benim böyle bir şey yapmam onu nasıl inandıracak " Kira cilveli bir şekilde güldü. "Ah solin sevgilin odana son dönemleri çıkarırsak çok sık geliyor ve tabi ki stres hastalıkların başı kim düşmanı ile böyle dalga geçmek istemez ki? Benim hoşuma giderdi ." Şarabını bitirip tekrar doldurdu. Adamın görüntüsünden hoşlansa da kimse mayın üzerinde oturmaktan hoşlanmaz. Biran önce onu serbest bırakmasını diledi. Beyaz yılan hoş bir kahkaha atıp kira'yı belinden tutarak kendine çekti. " Bunu yapmak bu gece ne kadar memnun kalıp kalmadığıma bağlı." Dudakları tekrar tatlı yumuşak dudaklara buluştu bu sefer pahalı şarabın hafif tadı diline değdi. Öpücüğün daha lezzetli geldiğindini düşündü.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE