TANRILAR SUNAĞI GİRİŞ :
On yılını verdiği 2D hikaye odaklı oyun sonunda final verdiğinde Akasya Boşluğa Düştü. Akasya bir tür ağaç evet aynı zamanda onun adıydı. Çok ta sevdiği söylenmezdi. Gelecekte ismini özleyeceğini söyleseler buna asla inanmazdı.
O gelecek pek te uzak olmadı.
[Oyun Bitti]
En sevdiği saçma derecede detaylı 2D hikaye modlu anonim oyununu oynamaya başlayalı yıllar olmuştu. Belki biraz hırs belki de biraz inatçı kişiliği yüzünden bu oyunun sonunu görene kadar devam etti ve sonunda elde ettiği tek şey dünyanın yok olması mıydı?
Onca arkadaşlık değerini artırmak için okuduğu karakter hikayeleri geçmişleri ve bir çok geniş hayali detay bilgiler bir üniversite bitirmiş gibi işledi.
[Dünya yok oldu]
[Oyun Bitti]
İki uyarı onun için büyük bir şok oldu. On yıl içerisinde saçma derecede detay odaklı hikaye sonunda bitirdiğinde son beklentilerinden tamamen farklıydı.
Kahraman bunalıma girdi ve sevdiklerini defalarca kaybetmenin ihanete uğramanın acısıyla gücü ile dünyayı yok etmeyi tercih etti.
Replikleri tekrar tekrar okudu.
[Neden?]
[Neden hiç bir şey değişmiyor?]
[Neden her seferinde onları kurtarmıyorum?]
[Neden bana ihanet etmeyi tercih ediyorlar?]
[O halde bu dünyanın varlığının anlamı ne? Eğer mutlu olamayacaksam neden çaba harcıyorum?]
[Neden? Neden? Neden! NEDEN!]
Ve kahraman kendini dünya ile yok etmeyi tercih eder.
Akasya da kahraman gibi "Neden? " diye sormaya başladı.
Neden oyun böyle bitti?
On yıl... o kadar çaba... Neden böyle son olmalı?
NEDEN?
Her iki şekilde de dünya yok oldu oyun bitti ve on yıl boyunca Akasya oyunu bu şekilde oynadı.
Gece hayal kırıklığı ile yatağına girdiğinde rüyası on yıl önce karakterini oluşturduğu zamana gitti.
[Tanrılar Sunağı'nı hoş geldiniz!]
[Lütfen sizlere uygun karakter oluşumu için seçenekleri işaretleyin]
[Mavi, Yeşil, Kırmızı, Mor]
Akasya aşina olduğu renk seçeneğine sırıttı. Oyuna ilk başladığında renklerin anlamını bilmeden seçmişti. "Beni artık kandıramayacaksın!"
Tanrılar Sunağı bir tür içinde yer alan katlarda denemelerde sahip kuleydi. Her kat ayrı bir dünya gibiydi. Mevsimler yer şekilleri ve tabi ki çağlar bile farklıydı. Bazı katlarda antik çağlar bazıların da uzay çağları vardı.
Renkler ise başlangıç çizgisiydi. Güçler denemelerde kazanılırdı.Yeşil şifa yetenekleri yönelik denemeleri olduğu girişti. Kırmızı savaşçı olmaya yönelik güç özellikli yeteneklerin edinildiği girişti. Mavi element büyücü olmaya yönelik girişken mor daha çok element dışı mutasyona uğramış büyü özellikli güç edinebileceğin deneme girişiydi. Elbette hangi tür girişten girdiysen illa o tür bir sonuç edineceğin anlamına gelmiyordu. Daha çok sağlam temeller inşa etmek için doğru rengi seçmen büyük önem taşıyordu. Mesela oyuna başladığında Akasya kırmızı seçmişti ancak yürüdüğü yol bir savaşçının yolu değildi. Mutasyona uğramış yetenek istese de elementer büyücü olmuştu. Sadece bedeni diğer büyücülere göre daha Dayanıklıydı ancak savaşçılardan kötüydü. Büyücülere göre mana daha azdı. İyi bir temel bu noktada önemliydi.
[Mor seçtiniz]
[Cinsiyet]
Akasya gözlerini devirerek seçti.
[Kadın seçtiniz]
[Karakter için öz geçmiş belirleyin]
Şimdi gelecek olan seçenek bir nevi kumardı. Sistem otomatik olarak her oyun başlangıcında gelişi güzel farklı beş seçenek sunardı. Diğer oyunlar gibi görünüş yaş hatta isim gibi özellikleri oyuncular belirlemezdi.
[Rosa, Akai, Bollen, Karin Çiçek]
[Akai ismini seçtiniz]
[32, 15, 21, 54, 63]
Rakamlar çıkınca nefesini tuttuğunu fark etti. En uygun yaşlar 15 ve 21 bu bile iyi bir olasılıktı ilk oyuna başladığında hiç kırktan aşağı bir yaş gelmediği için oyuna resset atmak zorunda kalmıştı.
Eğer büyü öğrenecek ise biraz küçük yaş iyi olurdu keşke on dokuz seçebilse... Yirmi bir yaş istediği bir kaç yetenek için büyüktü. Öğrenmesi imkansız olacaktı. On beş ise fazla küçük değil mi?
Kaşlarını çattı. Hiç yoktan iyidir.
[15 yaş seçtiniz. Yaş için uygun senaryo oluşturuluyor.]
[ 1. Senaryo :Yetim bir çocukluk geçirdi. On beş yaşına geldiğinde akrabaları tarafından tek odalı bir ev verilerek tüm mirasına el konulup terk edildi. Hiç bir arkadaşı yok asosyal. 2.Senaryo : Annesi öldü babası alkolik. Aile içi şiddet gördüğü için uzak yaşlı bir akrabaya sosyal hizmetler tarafından verildi. Agresif ve erkeklerden hoşlanmıyor. 3.senaryo : Annesi ikinci evlilik yaptı. Üvey bir baba ve yarı üvey kardeşe sahip. Aile ilgisinden yoksun kaldı. Sevgiye aç. Birden fazla sevgilisi var. 4.senaryo : Köklü bir avukat ailesinde doğdu. Aşırı kurallar nedeniyle baskı altında öz güveni düşük, zeki 5.senaryo : Zengin bir ailenin tek çocuğu. Bir çok arkadaşı ve sosyal çevresi var. Aşırı kibirli.]
Akasya seçenekleri okuduğunda başına ağrılar girdi. Bu ilk oyunu oynadığında ki senaryolardan daha kötüydü.
En baştan iki, üçüncü ve beşinci senaryo elendi. İkinci senaryo agresif karakter büyü için uygun değildi. Fazla sevgili demek bela demek ayrılmak zor. Sosyal çevre fazla ise daha fazla bela demekti. Oyunda sana sorun çıkarmak için saçma nedenlerden bir çok düşman çıkıyordu. Bir ve dördüncü senaryo arasında kaldı. Avukat aile baskısı sorun oyun dünyaya açılan bir tür kule ile başlıyor. Kuleye gitmesi engellenir ise problem zeka elbette büyücülükte çok kullanışlı, ilk seçenekte bu çağ da parasız başlamak her ne kadar tanıdığı kimse olmaması güzel olsa da o da bir problem.
[1.senaryo seçildi.]
[Karakter yaratılıyor]
[Karakter oluşturdu.]
[Oyun Başladı]
....
Bu noktada oyun ekranı kayboldu bir anda on beş yaşında bir kızın bedeninde küçük tek odalı evin içinde kendini buldu.
Eski bir radyodan haberler sesi gelirken Akasya 2D oyundan farklı olarak gerçeklikte oyunu yaşamaya başladı.
Odanın içinde ki lekeli aynada ilk kendine baktı. Tuhaf deneyim için herhangi bir tepki veremedi başta. Rüya hala devam mı ediyor yoksa gerçekten de bu durumun içinde miydi?
Parmakları ile kolunda ki eti sıkıştırdı.
"Ah"
Acıyor! Gözlerini irice açıp ne çirkin ne çok güzel olan aynada ki kıza baktı. Siyah saçlar siyah hafif çekik gözler beyaz ten pembe dudaklar...
Radyodan sesler evin sessizliğini kırıyordu.
"Bugünün haberlerinde değişen anı hava koşulları var. Dışarı çıktığınızda yanınıza şemsiyenizi almanızı tavsiye ederiz"
Sıradan görünümüne rağmen bir kaç adım daha güzel. Lakin gözlerinin altında ki koyu halkalar ve zıt beyaz teni onu hortlak gibi göstermişti. Yağlı saçlarını omuzlarından geri attı.
"Bir kaç gün önce var olan büyük kule dünyanın bir çok yerinde ortaya çıktı. Yetkililer kulenin görünümünden sonra değişen hava koşullarının nedeni olma ihtimalini gündeme getirdi."
Hala oyun olmasını umut ederek "Karakter ekranı!", "Nitelikler!" bir çok kez bağırdı. "Çıkış!"
Boğuk sesi boğazını ağrıması ile birleşince telaşı bir kenara bıraktı.
"Lütfen kule yakınına gitmeyelim. Halkın sakin olması ve durumu kontrol altına almak için var olan silahlı kuvvetlerimize güvenelim"
Başına gelen anormal durum dışında bunların hepsinin bir rüya olmasını hala umut eden tarafı aklını yitirmesine engel oldu.
Oda çöp yığını içindeydi. Çift kişilik eski koltuk amerikan mutfak ve yatak tek bir odaya sığdırılmıştı. Burada nasıl yaşanır? Küçük küf kokan banyoda hızlı bir duş alıp günlerce yıkanmamış karakteri temizledi. Ardından mini buz dolabını açtı. Isınmayan şu problemi dışında dolabın içinde hiç bir şey olmaması da vardı.
Guruldayan midesini ovdu. Kıyafetleri ve evi aradığında ortaya çıkan küçük mevla birikimi kullanarak bir şeyler almak için küçük tek odalı evden çıktı.
Gerçekten oyunun içinde yaşıyormuş gibiydi. Rüya olsa bile çok gerçekçi...
Yirmi dört saat açık marketten bir kaç dondurulmuş yiyecek kulede kullanabileceği ilk yardım malzemesi ve bugünün tarihin olduğu gazeteyi alıp geri döndü.
19 Ağustos yazın olmasına rağmen üzerinde ki kışlık mont ile üşüyordu. Hafif sepeleyen yağmur da cabasıydı üstelik.
Kulenin açılmasına bir gün üç saat vardı.
Oyunda ki gibi devam ederse oyunun kahramanı şuan kovalanıyor olmalıydı. Üniverste öğrencisi olarak okulun zengin çocuklarından biri sevdiği kız için onu dövdürtecekti.
Yaralı olan kahraman kaçarken yanlışlıkla kulenin olduğu yere gider. Tüm gece kovalamaca yüzünden yorgun bir şekilde gördüğü ilk girişten girer.
Giriş aşırı zor ve kulenin açılma nedeni olan siyah kapıdır. Kulede açlık çektiği uzun bir süreç var.
Akai bunları düşünürken çöp kovasının yanına pusmuş kişiyi görünce yerinden sıçradı.
Siyah saç gece ayın ışığı altında parlayan kehribar gözler oldukça tanıdıktı.
"Kahretsin!"
Kahramanın burada ne işi var?
Hikaye yoldan mı saptı? Onun ne kadar şüpheci karakter olduğunun farkında olarak gecikmeli görmezden geldi.
Nitekim kahraman öyle düşünüyordu.
"Bana yardım et polisi ara"
Şimdi düşününce evi kuleye yakın bölgede patlamış kaş yırtık kıyafetlere rağmen tanıdığı bu adam aşırı kinci (!)
İşe kendini bulaştırmak ve yardım etmek istemiyor.
Hikayede onu bulan adam olmalı yetişkin adam ona yardım etmeden gitti ve kulede denk geldiklerinde kahraman ona acılı bir ölüm sunmuştu.
Kahretsin! Kahretsin!
Avukat ailesini seçmeliydi(!) pişmanlık fayda etmedi. Elinde ki gıda ve ilaç olan poşeti kahramanın önüne koyarken karnı guruldadı.
Nasıl bir kahraman insanlardan yiyeceğini alıp aç bırakır?
"Kuleye doğru kaç"
Poşeti bırakıp ilerledi. Ona aptal aptal bakıp hala yardım isteyen adamı geride bıraktı.
Hiç yoktan iyidir. Ona hiç yardım etmedi gibi değil. Tüm yiyeceğini ona verdi sonunda değil mi?
Bu yüzden onu öldürmez değil mi? Neden içi rahat değil.
İçten içe küfrederek geri döndü.
Hafif baygın olan adamı poşette ki ilk yardım malzemesi ile tedavi etti.
Üzerinde ki kabanı adamın üzerine örttü. Guruldayan karnı tekrar isyan etti. Hizmet için yiyeceklerden bir sandviç aldı.
"Bu hizmetimin bedeli"
Titreyen bedenini eve sürükledi. Gelecekte en azından onu öldürmezdi artık.
Küçük dairesine döndükten sonra elinde ki sandviçi yiyerek koltuğa uzandı. Uzun uykusuz bir gece olacak gibiydi.
Akai gittikten hemen sonra kehribar gözler açıldı. Eli tedavi edilmiş yaralarına gitti.
Ona yardım etmesini beklemiyordu ancak o kız yardım isteğine karşılık vermişti. Üzerinde ki küçük eski kabana bakarken gözlerinde ki ışık titredi.
Bir poşet dondurulmuş yiyecek ve tedavi için bir kaç ilk yardım ilaçları..
Bu beklediğinden daha farklıydı. Çöp kutusunun yanından kalktı. Önünde ki poşeti alıp kızın dediği gibi kuleye doğru koştu.
****
Akai uyandığında ertesi gün akşamına kadar uyumuş olarak buldu kendini.
Radyo hiç kapanmamıştı.
"Kule de farklı tepkiler olduğu için yetkililer incelemek adına araştırma ekipleri ile kuleye toplandı."
Gazeteyi açıp haberlere göz gezdirdi. "Neoma" ismini okuduğunda durdu. Magazin sayfasında çıkan güzel resimde ki kişi kahramanın Gelecekte haremine dahil olacak ateşli sarışındı.
Hikaye aynı ilerliyordu. Neoma bir sanatçıydı. Sesi oldukça güzeldi. Edindiği güç ses elementine aitti. Kahramana büyük yardımı dokunmuştu.
Hızla sayfayı çevirdi.
"Erian" ünlü bir şirketin en genç yaşta ki CEO'suydu. Büyü gücü oldukça yüksekti. Kahramanın yakın arkadaşıydı.
Bu ikisi ilk etapta kahraman ile ilerleyecek bir süre sonra Neoma kahramana ihanet ederek Erian ile birlikte olur. Bunu engellemek adına bir şey yapabilir mi? Dünyanın yok olma sebebinde sonuçta bu ihanetlerde vardı.
Gelecek dertleri bir kenara bırakarak uzandığı koltuktan kalktı.
Evde yiyecek olmadığı için tefeciye gitti. Oyunda anlatıldığı gibi dar arka sokaklarda işlek caddelerden uzak bir emlakçıydı.
Tek odalı evini hipotek ettirerek beş yüz dolar aldı. İlk başta üzerine bir çok cebi olan askeri pantolon dayanıklı botlar ve üzerine cepli ceket ile büyük bir çanta aldı. Çantaya döner bıçağı dahil bir kaç kesici alet ilk yardım malzemeleri dondurulmuş yiyecekler. Yüzünü saklamak adına burnu ve ağzını örten siyah maske aldı. Yarım eldivenler dahil olmak üzere büyük beden kaban çantanın içine girdi. İki adet kamp yatağı dahil edince çantanın çoğu doldu. Akai üzerinde ki cepler için biber gazı gibi kadınların kendini korumak adına aldığı elektronik olmayan aletler aldı. Bir kaç çakmak ve kiprit dahil ederek tüm parayı harcadı.
Hepsinin garantili ürünler olması konusunda biraz abartmış olabilir. Nitekim bu kule için gerekliydi. İlk kattan sonra orta cağ gibi bir dünyaya gidiyordun. Hikayede ekipmanların pek kaliteli olmadığı yer alıyordu. Üstelik çok pahalıydı. Büyücüler için gerekli mana depolanan mücevher taşları dünyada pahalı ancak kule içinde kolaylıkla bir adet alabilirdiniz. Her mücevher düşük orta ve yüksek kalite olmak üzere üçe ayrılırdı.
Saat neredeyse geldiğinde kuleye doğru yaklaştı.
Oyunda olduğu gibi kulenin dört deneme kapısı uyarı vermeden açıldı.
Yetkililer araştırma için bazı gönüllüleri göndermeyi kabul etti. Gerçek hayatta mümkün olmayan bu şey bu dünyada mümkündü. Eğitimli insanlara normal vatandaştan daha fazla önem veriliyordu. Araştırmacı kaybetmektense ilk başta keşif kolu için her kapıya bir miktar sivil gönderildi.
Baş vuru siviller tarafından yapıldı.
Akai'nin baş vurusu nankör akrabaları tarafından yapılmıştı. Tek odalı evi de onun elinden almak belki de dünyada varlığını silmek adına.
Dünyaya girerken yaptığı seçim olan mor kapıda ismi çıktı. Çoğunluğu evsiz olan vatandaşlardan her kapıya yüzer kişi gönderildi.
Mor kapıdan girer girmez tanıdık bildirimler ardı ardına geldi.
[Mor kapıya hoş geldiniz]
[Eğitim modu başladı]
[Lütfen zorluğu seçiniz]
Akai ikinci kez düşünmeden seçimini yaptı.
[Zor mod aktif edildi.]
[Ödüller başarınıza göre verilecektir.]
[İsim :Akai
Ünvan :yok
Irk : insan
Güç :2
Çeviklik :3
Dayanıklık: 4
Mana : 2
Yetenek: yok
Yatkınlık : yok]
Bu karakterin zeka seviyesinin mana için sadece 2 olduğunu görünce aptal Bir karakter seçtiğine emin oldu.
İç çekerek adımını attı.
Bu oyun hiç bir zaman onun avantaj ile başlamasına izin vermedi zaten. En azından zor mod ile diğerleri arasında ki farkı kapatabilmeyi umut edebilirdi.
Mutasyon yetenekler kişiye özel olarak verilirdi. Kule kimsenin soy adını kabul etmezdi. Kule içinde soy adı olan biri başarıları ile tanınmış güçlü biri olarak bilinirdi.
Akai bu denemeden sonra bir soy adı hakkı kazanmayı umut ediyordu. Soy adı olan ve olmayan arasında ki fark kule de yaşayan ırkların sana davranışını bile etkilerdi.
***
Kaiser kızın dediği gibi kuleye geldiğinde siyah kapıdan içeri girdi. Bir gece öncesinde insanlık adına en zor kapı ve denemeye böylelikle başlamış oldu. Üzerinde ki küçük gelen eski kabanı itina ile katlayıp kenara koydu. Başını kabana koyduğunda yanında getirdiği donmuş yiyeceğe gözlerinde hafif sıcaklık ile baktı. Eğer o kız ona yemeğini ve ilk yardım malzemelerini vermemiş olsaydı. Bu denemelerde ne kadar acı çekeceğini tahmin bile edemiyordu.
Not: evet giriş bölümü bitti umarım düşüncelerinizi yorumlarda benimle paylaşırsınız(!) dört gözle yorumlarınızı bekliyorum. Mlssmy ^^