TANRILAR SUNAĞI 33

433 Kelimeler
Akai Nullayı kurtardığından beri yaşadığı şeyleri düşünme fırsatı buldu. Alışveriş merkezinde akainin insanları öldürmesi onaylandı.Bu sefer karşı çıkmamıştı sonuçta gelecekte rakibi olacaktı ve kim bilir yerini o alacaktı. Korkusu kararına baskın geldi. Alışveriş merkezinde bir grup suçlu var.Bu suçluların ortadan kaldırılması gerek fakat zorlu görev nasıl tamamlanacaktı.Kahin ve akai ilk başta suçlaları ortadan kaldırmak için gerekli malzemelere ulaşmaları lazım. İlk önce soluklanıp bir yandan plana koyuluyorlar. Hızlı davranmaları gerek zamanları yok. Akainin bileziği var altuzay özelliğinde göz alıcı ve güçlü bir ele sahip olmasını sağlıyor. Çünkü bu bilezik inanılamayacak bir özelliğe sahip bilezik çuval görevinde her şeyi yutabiliyor.. Plan hazır herkes görevinin başına öncelik erzak, kıyafet ve silahlanma çok fazla zamanları olmadığı ve hızlı hareket edebilmek için bölünüyorlar. Önce en alt başlayarak giysileri aynı katta ki silahları sonra da en zoru en üst katta ki erzakları toplamaya başlıyorlar.. Etrafı gözetliyorlar her an suçlulara yakalanabilirler. Dikkatli ve hızlı olmaları lazım derken herkes toplanıyor elinde ki stoklarla sessizce alışveriş merkezinden suçluların üzerinden kilitleyerek çıkıyorlar. Benzin döküyorlar akai tüm öfkesiyle ateşe veriyor içinde ki suçlarla alışveriş merkezini bunu onların öcünü almasa da öfkelerini bi nebze rahatlatacak nunla bunun başlangıç olduğunu biliyor öfkesi acısı içini parçalasa da sabretmesi gerektiğini biliyor. Bütün o göz alıcı soğuk vücudu taş kesiliyor ve bir damla göz yaşı akıyor. Yoluna bakmak zorunda ona ihtiyacı olan yola çıktıkları insanları düşünüp arkasına bakmadan devam ediyor.Şehirde ki sığınaklarına varmak yola çıkıyorlar. Dikkatli olmaları lazım ölüm yiyenlenler her yerden çıkabilir. Soluklanmaya vakit olmadan gün doğumuna şehirde ki iş merkezinin üst katında ki sığınağa varmaya çalışıyorlar.Durduk yere Kahir olmayacak bir şekilde bir an da duruyor ve ben sana yardım ettim ürünlerin yüzde ellisi benim diyor.Akai kendine güvensizce itiraz etse kızı görünce nunla onun için çok değerli kabul etmek zorunda kalıyor. Ama bunu onun yanına bırakmayacağını Kahirde akai de biliyor. Sığınakları olan iş merkezinin üst katına asansörle ulaşıyorlar. Nunla akaiye korkusuzca yapışıyor, yaşadıkları tecavüz işkencelerden sonra tek güvenebildiği insanın akai olduğunu farkında sonuçta ne kadar iğrensede yaşatılanlardan insanlardan bu onun suçu değil nefes almasının hayatta kalmasının ne kadar önemli olduğunun farkında..Akai dönüyor ve ihtiyar onları karşılıyor. Küstah tavrıyla her zaman ki gibi işe yaramaz haline aldırmayan ihtiyar, akaiye hesap sorarcasına nerdesiniz diyor? Randevudaymışız gibi sanki.. Akai ihtiyarın alaycı bakışlarını görmezden gelerek homurdanıyor sanki kendi kendini tehlikeye atan oymuş gibi hesap sormaz mı.. Gözleriyle Nun'u gösteriyor almamız gerek biri vardı diye.. Akai içinden söylenir: Randevu değil tam anlamıyla bir soygundu benim arakladığım her şeyin yüzde ellisini soydu  Halbu ki Kahir daha önce yüzde seksen doksan alıyordu hatta bazen tamamını alırdı. Akaiye hiç bir şey vermezdi. Ama akai öfkesinden belki yorgunluktan bunu göremiyordu aslında ilk defa eşit dağıtıldığının farkında değildi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE