Adım sesleri duydum fakat arkamı dönmedim, bunun üzerine konuştu; "Evimi ateşiyle yakmaya gelen güzel kadına, merhaba." Telefonu masanın üzerine bırakıp sese döndüm. Kalçamı masaya yaslayıp, konuşmaya öyle başlayacaktım lakin bakışıyla ağzım aralansa da hiçbir söz çıkmadı, çıkamadı. Beni hiç çekinmeden, baştan ayağa süzdü. Gözleri ona bakan gözlerimi bulduğunda, beğeni pırıltılar saçan gözleriyle dudaklarını büktü. Kahverengi gözleri her şeyi farkındaymış, her şeyi biliyormuş gibi bakıyordu. Saçlarını geriye doğru taramıştı fakat birkaç tutam, belli ki kavgacı olanlar, düzene inat olsa gerek dağılmıştı. Giydiği siyah gömleğinin kollarını dirseklerine kadar sıyırmıştı. Dar siyah kumaş pantolonunun üzerinde yine, bir ev satın alabilecek kemer vardı. Bana yürüdüğünü fark ettiğimde

