Zamanın hem hızlı hem de yavaş geçtiğine şu aralar sıkça şahit olmuş, ikisini de bolca tatmıştım. Alparslan bebeği öğrenip hayatıma girdiği zamandan itibaren, onunla vakit geçirdiğim anlar çok hızlı geçmişti. Öyle hızlıydı ki zihnimin bana oynadığı bir oyun bile sanıyordum çoğu zaman. İçinde hapsolmak istediğim bir halüsinasyon gibiydi, onunla geçen günler. Asla doyamadığım, tadı damağımda kalan anlardı. Düğünden sonra geçen bu dört haftalık süre de ise zaman âdeta durmuş gibiydi. Akrep ile yelkovan birbirine küsmüş, ilerlememek için sonsuz bir inada yemin etmişlerdi. Odanın yere kadar uzanan camlarına ilerledim. Alnımı soğuk cama yasladıktan sonra kollarımı önümde bağlayıp gözlerimi yumdum. Alparslan ile düğünden sonra aramızda aşılması imkânsız yanardağlar oluşmuştu. İleriye kati b

