Mucizelere inanır mıydınız? Ben inanmazdım. Doğum günü pastamdaki mumları üflerken gerçekleşmeyen dileklerimi dilemekten vazgeçtiğim gün, mucizelere inanmayı bırakmıştım. Mucize denen şey, ya yoktu ya da bana uğramayacak kadar özel bir şeydi. Fakat hemşire tarafından kucağıma verilen bebeğimin yüzünü gördüğüm an, tekrar mucizelere inanmaya başladım. Kollarımdaki varlık, mucize olacak kadar olağanüstü bir şeydi çünkü. Yumulu gözleri, pembe teni, minik bedeniyle hayat ışığımdı. Boğazımda tuhaf bir düğüm oluşmuştu. Uzanıp yavaşça kavradığım bebeğimi göğsüme yasladım. Ardından burnumu yumuşak yanağına hafifçe değdirip, boynundan cennetin kokusunu soludum. Tutamadığım bir damla gözyaşım yanağımdan süzüldü. Tarifsiz kokusundan derin bir yudum daha çektim içime. "Küçüğüm... Hoş geldin hayatıma

