Panikle Bora'ya baktık ikimizde. Kaşlarını çatarak bize bakıyordu, Sidar abi ayağa kalktı ve abisinin yanına gitti. "Zelal'i o şerefsizden kurtaracağım abi." Bora kaşlarını çattı, elindeki eklem yerleri Baran'a vurmaktan kızarmıştı hep. Büyük ihtimal kan da olmuştu ama temizlemişti ellerini. "Sanane lan elalemin karısından, bırak ikisinin de ne hali varsa görsün!" dedi sinirle ve yanıma gelip beni kucağına çekti. Sidar abi bana son kez bakıp burukça gülümsedi ve gitti. Umarım kötü bir şey yapmazdı. Bora kafamı göğsüne yaslayıp saçlarımı öptü. "Ağlamandan nefret ediyorum." kafamı göğsünden kaldırıp elimi yanağına koydum. "Bende bu sinirli ve öfkeli hallerinden nefret ediyorum." sıkıntılı bir nefes verip göz yaşlarımı sildi, elini yanağıma koydu ve baş parmağıyla dudağımı okşadı. "Baran.

