Heyecandan ölmek üzereydim, sabahın köründe kalkıp okula gitmek için hazırlanmıştım. Okula hazırlanmayı bile özlemiştim, beyaz kazağımı siyah dar eteğimi ve beyaz çizmelerimi giymiştim. Evet etek ve elbiseden nefret ederdim ama değişmek istiyordum. Üzerime de beyaz yün kabanımı giyecektim, kabanımı elime alıp giyinme odasından çıktım. Saçlarımı ensemde dağınık topuz yapmıştım, halka küpelerimi de takmıştım. Makyaj yapmamıştım sadece hava soğuk olduğu için renkli dudak nemlendiricisini ve yüzüme nemlendirici sürmüştüm. Parfümümü ve deodorantımı sıkıp Bora'ya baktım, homurdanarak yastığıma sarılıyordu. Bu hali o kadar komik görünüyordu ki kıkırdayarak yanına gittim. Ben yatakta olmadığım zaman uyuyamıyordu, aynı şekilde bende öyleydim. Sanırım birbirimize sarılarak uyumaya alışmıştık, belki

