Elim yanağımda, giden arabanın arkasından bakarken kalbimde oluşan hızlanmaya anlam veremedim.
Hemen toparlanıp eve doğru koştum ve kapıyı kapatıp sırtımı yasladım.
Yaptığı şeyin anlamı neydi!
LAN NEDEN BU ADAM BENİ ÖPTÜ!!!
LAN BEN NEDEN TEPKİ VERMEDİM!!!
Neden mal gibi sırıtıyorum...
Elimi anlıma yapıştırıp başımı iki yana salladım.
Lan!
Bu şeyi düşüneceğim aklımın ucundan geçmezdi.
Hemen koşarak yukarı çıktım.
Hızlı adımlar ile yelizin odasına girdim.
Girmedim, daldım.
" aaayyy... Abla sen miydin, ödüm koptu. Öyle girilirmi odaya "
" yeliz, bana yardım etmen gerek, çok büyük bir sorunum var."
" ne oldu abla, geç otur"
" yarın randevum var. Ve..."
" NEEE "
" susss! "
" ayy tamam sustum, kimle gidicen, ay sinan komutanla, ayyy. Dur ne sorunu? "
" kedi gibi cıyaklama, sorunum bu değil "
" ney peki. "
" ben yarın ne giyineceğim... "
" hiiihhh "
" kız ne oldu "
" ayy, yenge takımını çağırmamız lazım, bununla sadece ben ilgilenemem, ağzıma ederler "
Koşarak odadan çıkınca apışıp kalmıştım. Yenge takımı mı?
" yeliz sakın!! "
Odadan çıkmama fırsat kalmadan yeliz ile birlikte yengelerin hepsinin doluşması bir olmuştu.
Yuh, daha 20 saniye olmadı.
Ayça, " ne zaman hazırlıyoruz "
Hülya, " randevu ne zaman "
Yağmur, " kız çok heyacanlandım "
Zeliha, " makyaj benden "
" sessiz olun, diğerlerinin şuan duymasını istemiyorum, ayrıca yarın gidicem, ve yuh ne ara toplandınız "
Yağmur, " şimdii, biz bir kadın'ız canım, birimiz bir şey duyunca hepimiz duyarız, bizim radarımız keskindir. "
" yandım ben değil mi "
Ayça, " hemde nasıl "
Yağmura döndüm " sen haber verdin mi şeyi "
Kastettiğim şeyi anlamıştı.
" yok, yarın akşam söyleyeceğim "
Yengeler, " neyi!"
Yağmur, " önce kocam bilecek kusura bakmayın elticanlar "
Zeliha," sen hamilesin " diyerek bir tepki verdiğinde yengelerin hepsi gözlerini pörtleterek yağmura bakmışlardı.
" yuh, amın- Öhm öhm, sen nereden anladın acaba " diye sorduğumda zeliha bilmişlikle omuzlarını gerdi.
Zeliha, " hamilenin halini ancak hamile anlar "
Aaa zeliha'da hamileydi.
" seninki kaç aylık "
" 5. Ayına girdik, cinsiyeti erkek "
" maşallah, allah sağlıkla kucağınıza almayı nasip etsin "
" amin, teşekkür ederim "
Ayça, " şimdi yeni bebek mi geliyor "
Yağmur, " evet, bakın kimseye demeyin haa, akşam yemekte söyleyeceğim herkese "
Yengeler," tamamdır "
Yağmur, " ya ben bebeğimin haberini neden önce kocama veremiyorum, yağız olduğunda da böyle olmuştu. İlk siz öğrenmiştiniz "
Hülya, " canım yapabileceğimiz bir şey yok, saklamayı bilmen lazım "
Yağmur, " ooff "
Yeliz, " konuyu değiştirmeyin, ablam yarın ne giyinecek "
Ayça, " ne zaman buluşma,"
" yarın kahvaltıdan sonra askeriyeye geçeceğim, oradan birlikte gideceğiz "
Hülya, " nereye gideceksiniz "
" bilmiyorum, ama abartı bir şey olmasını istemiyorum "
Ayça, " tamam canım merak etme abartı olmayacak "
Ali," ne abartı olmayacak hanımlar "
Hepimiz kapının pervazına yaslanan ali'ye baktık
" yarın buluşmam var, beni hazırlayacaklar, onu konuşuyorduk "
Yengeler bu sefer bana döndüklerinde gözlerinde şaşkın bir ifade vardı.
Ali yerinde dikleştiğinde bakışlar yine ona döndü.
" nasıl buluşmaya gideceksin, kimle, ne zaman, izin vermiyorum "
" seni ilgilendirdiğini düşünmüyorum. Ne yapacağımı söyledim. Yapabilirmiyim diye izin almadım "
" rabia, bak- "
" zaten @rospu değilmiyim, istediğimi yaparım "
Söylediklerim ortama bıçak gibi saplanırken ali'nin gözlerinde saf öfkeyi gördüm.
Ama bu öfke kimseye değil, kendineydi.
Bana söylediklerine karşı kendine öfkeliydi.
Kusura bakmasın, benim intikamım basit olmazdı.
" söylediklerim için pişmanım, biliyorum affı olmaz, ama zaten vicdanım beni rahat bırakmıyor, bari sen rahat bıraksan olmaz mı "
" benimde kırılan kalbim beni rahat bırakmazken, siz rahat bıraksanız olmazmı. Ben bu zamana kadar hiç bir duyguyu tam manasıyla yaşayamadım, askerlik yaptığım için tam manasıyla kadın olamadım, hissedemedim. İzin ver ilk defa kendim için bir şey yapayım, izin ver ilk defa kendimi kadın olarak hissedebileyim. Olmazmı?"
Söylediklerim, başını hafifçe önüne eğmesine sebep oldu.
Yengelerde gözlerini benden kaçırmışlardı.
Derin bir nefes vererek saçlarımı yana doğru yatırdım.
" haklısın, gelir gelmez sana ön yargıyla yaklaştık, söylediklerim... Ne olursa olsun söylememem gerekirdi. Neyse yarın için iyi eğlenceler " ali sözlerini söyledikten sonra kapıyı yavaşça kapatıp gitmişti.
O sırada kulağıma yasin abim'in sözleri dolmuştu
Eğer gerçekten bir abin olsa beni yine severmiydin.
Bunu neden soruyorsun abi.
Sadece cevap ver kardeşim.
Severdim abi, olsa da severim, olmasada severim.
Beni unutma kardeşim olurmu. Ama benim artık gitmem lazım.
Abi nereye gideceksin.yapma abi, gitme ne olur. Ben, tolga ve cengiz ile ne yapacağım. Abi... Beni ve Yavrumu yaşatmazlar. Gitme abi yalvarırım.
Gitmem lazım küçüğüm, söz veriyorum, geleceğim. Benim sözlerime inanıyormusun.
İ-inanıyorum. Ama gitme ne olur.
Sizin yaşamanız için gidiyorum, ben varken yaşatmazlar asıl.
Abi yapma ne olursun, sen olmadan ben dayanamam.
Şunu unutma rabia. Eğer gerçekten bir abin olursa, onu asla kırma, üzme. Ne yaparsa yapsın, pişmansa, ve eğer gerçekten bir kan bağınız varsa onu benden daha çok sev. Ve olursa olsun, kaç yaşında olursan ol, elini bırakma... Sizi çok seviyorum.
Son bir kere alnıma, ve büyümüş karnıma bir öpücük kondurdu. O gün, o saat, abimi son görüşüm olmuştu...
Aklıma dolan anılarla yutkunma ihtiyacı hissettim.
Derin bir nefes aldım ve odadan çıktım.
Pişmandı, ve kan bağımız vardı. Evet, burnundan fitil fitil getirecektim, ama şuan gidip onunla konuşmam gerekiyordu. Yasin abim böyle isterdi
Odadan çıkıp merdivenlere ilerledim.
Merdivenlerden çıkan demiri görüp ona sordum.
" aliyi gördün mü "
" bahçeye çıktı, asıl soru şu, sen benim karımı gördün mü, çok kötü bir şey yaptım ve kesin benden boşanacak."
Güldüm
" yelizin odasındalardı en son, da ne yaptın ki sen. "
" sabah öğrenirsin bacım, hakkını helal et "
" ne olduğunu anlamadım ama helal olsun "
Merdivenlerden inip bahçeye ilerledim, saate baktığımda 22,04 olduğunu gördüm
Bahçeye çıkıp etrafa baktığımda çardaklardan birine oturup sigara içerek bir kağıda bakan aliyi buldu gözlerim.
Sakin adımlar ile yanına gittiğimde beni fark edip elindeki kağıdı cebine koyup sigarasını söndürdü.
" bir şey mi oldu, neden geldin "
" istersen gidebilirim. "
" yok. Yani fark etmez"
Yavaşça yanına oturdum ve sağlam elimle sigara paketinden bir sigara aldım, dudaklarıma yerleştirip masada duran çakmak ile ucunu ateşledim.
Ali çatık kaşlarla bana bakarken ben arkama yaslanıp başımı yukarı kaldırdım ve sigara dumanını yukarıya üfledim.
" neden içiyorsun " diye sorduğunda omuz silktim.
" sen neden içiyorsun "
" benim nedenlerim var "
" benimde var "
" benimki gibi olmaz "
" seninki de benimki gibi olmaz "
" neyin peşindesin "
Dürüst oldum. " bende bilmiyorum, sadece yanına gelmek istedim "
" iyiki geldin "
Bu itiraf karşısında şaşırmıştım.
" bana o sözleri söyleyen ve bana tokat atan bir kişi için biraz garipsin "
Bir süre sessizlik oluştu aramızda.
Kendisiyle savaşıyormuş gibi duruyordu.
Sigaramı bitirip küllükte söndürürken bana dönüp sorduğu soru afallamama sebep oldu.
" dizine yatabilirmiyim. "
Dudağım bir miktar açılıp gözlerimi kırpıştırınca gözlerindeki umut parçalarını görmek ise içimdeki merhamet duygusunu açığa çıkartmıştı.
Geriye doğru yaslanıp dizime iki kere pat pat yaptım.
Biraz yana kayıp dizime kafasını koydu, vücudunu tamamen koltuğa koyduğunda elimi tuttu ve saçlarına koydu.
Saçları yumuşaktı, elimi elinden kurtarıp saçlarının arasında gezdirmeye başladım.
Saçlarıyla ne kadar oynarsam o kadar mayışıyordu.
Bir süre sonra konuşmaya başlayınca duyduklarım beni merak ve şaşkınlık denizine sürüklemişti.
" benim bir çocuğum daha vardı. Aysima'nın ikizi, Ayaz. "
Nee???
" nerede peki "
Yutkunuşunu hissetmiştim, sağ gözünden düşen bir damla yaş pantolonumu ıslatmıştı.
" bilmiyorum"
Nasıl bilmiyordu.
" ne demek bu " diye sorduğumda bir damla yaşında sol gözünden akmasını hissettim.
" rümeysa kaçırdı... "
" NE !, NE DEMEK RÜMEYSA KAÇ-" elini ağzıma bastırmasıyla sesim kesilmişti.
" anlatacağım, ama tepki vermeni istemiyorum, sadece tek bir şey istiyorum... Saçımla oynamaya devam et "
Gözleri hafif kızarmıştı, yutkunup başımı onaylarcasına salladım ve dinlemeye başladım.
" rümeysa 15 yaşına kadar çok iyi ve güzel bir kızdı. Olgundu, ama bir o kadar sevgi doluydu. Çok seviyordum onu, bana düşkündü. Birlikte yatardık, dışarıya çıkar gezerdik. Kıskanırdı diğerleri aramızdaki ilişkiyi. Ama ne olduysa 15 yaşından sonra değişti, kendinden nefret ettiriyordu, aşağılıyordu, işi olmayan şeylere burnunu sokuyor aynı zamanda her şeyi mahvediyordu...
Bir anda paragöz olmuştu, şımarıklaştı, doyumsuzlaşmaya başladı. Ne yaparsak yapalım hep nankördü, beğenmiyordu. Artık benimle bile konuşmuyor, görmezden geliyordu...
Sevgilisi oldu 16 yaşında, ve sevgilisi 25 yaşındaydı, aralarında neredeyse 10 yaş vardı ve o adamla... Yatmış. Hatta... Hamile kalmış "
Nefes alamadığımı hissettim. Hatta bunun bir kabus olduğunu bile düşündüm ama gerçekti. Benim zorla yaşadığımı, yaşamak zorunda kaldığımı, o kendi isteğiyle yaşamayı seçmişti.
" bebeği bizden habersiz aldırmış, tekrar o adamla birlikte olmaya devam etmiş. Bir kere okuldan almaya gitmiştim, o adamla gördüm. Yanındaki bir kızla arabasına biniyordu. Anlamam gerekirdi sevgilisi olduğunu, arkadaşımın abisi dedi bana. Biraz gezdirecekmiş dedi... Meğer Yanındaki kızı, abim diyerek kandırmış, o adam gece kıza zorla tecavüz etmiş, hatta rümeysa bunu izlemiş, bir ara kendisi katılmış. Kıza ne oldu bilmiyorum rabia, babası ve abisi dövüyormuş normalde. Hele böyle bir durumda ne yapmışlardır bilemiyorum. "
Aklıma gelen şey ile damarlarımdaki kanın durduğunu hissettim.
Olamazdı değil mi.
O olamazdı.
Bahsettiği kız ben olamazdım değil mi...
" a-adamın ismi n-neydi "
" taner "
Taner.
Taner.
Taner.
Allah kahretsin.
Bu oydu.
15 yaşında bana tecavüz eden adamdı.
Bahsettiği o kız bendim...
Gözlerime yaşlar akın ederken akmasını engellemeye çalıştım.
Ali devam etti.
" o kızdan bir daha haber alamadık. Ne oldu bilmiyoruz ama kardeşime sahip çıkamadığım için af bile dileyememiştim. "
O kişi bendim demek istedim.
Şuan o kişinin dizlerinde yatıyorsun demek istedim.
Ama dilimi tutmuştum.
Diyemezdim.
Bu cehennemi ben yaşamışken ateşini kimseye hissettiremezdim.
" rümeysayı zapt edemiyorduk, bir sürü şeyler yapıyordu. Rüzgarı okulda rezil ediyordu, ezikliyordu. Selim ve kerim. Ondan çok zorbalık gördüler. Kerim bir ablasının olmasını çok isterdi. Selim ise taneri hapse atabilmek için hakim oldu... Hapse attı da, 2 ay önce, mesleğini alır almaz dosyasını açtı ve girdiği ilk davada 2 kez ağırlaştırılmış müebbet almasını sağladı. Tabi her gün gizlice işkence çektirerek. O kızın hakkını ödeyemezdik ama en azından onun için bir şey yapabilmek istedik. "
Kardeşim benden habersiz benim intikamımı almıştı.
" ben 24, ayça 21 yaşındayken evlendik Ama ayça rümeysadan çok çekti, diğerleride aynı şekilde. Hülya ve demirin denizden 2 yaş büyük bir çocuğu daha olmuştu. daha 1,5 yaşındaydı... Rümeysa iki kere merdivenlerden atmış. Kaybettik "
Bu nasıl biriydi.
Annesiyle babasının kopyasıydı.
Tolga abisi gibiydi. Ama yasin abim gibi olamazdı.
Yasin abim bana onlar arasında en iyi davranan kişiydi. Büyük ihtimal ali ile aynı yaştaydı... Tabi eğer yaşıyorsa.
" hülya, boşanmak istedi. Haklıydı, bir canavar ile aynı ortamda bulunması çok zordu. Rümeysa yüzünden iki kayıp vermiştik. Çok zor ikna ettik. Rümeysayı evden kovduk. Yurt dışına gitti, orada pavyonlarda sürtüyor. "
Gözümden iki damla yaş aktı. Onun gözündeki yaşlar dizime damladı.
" ayaz. Oğlum... 5 yaşındaydı. Bir gün kreşten aradılar ayaz kayboldu diye. Soluğu nasıl orada aldım bilmiyorum. Aysima sürekli ağlıyordu konuşmuyordu. Nerede dedim, nasıl oldu dedim. Bana tek bir şey söyledi... Rümeysa hala götürdü. Karakollara gittik, askeriyeden aradık. Kameralar o sırada niyeyse arızalanmış, ayça mahvoldu. Aysimayı aldı annesinin evine gitti, 3 haftalık hamileydi, düşük yapmak üzereydi, son anda babası hastaneye götürmüş. Bir şey olmadı dediler ama daha ne olsun. Benim oğlum 3 yıldır kayıp. İzini bulamıyoruz, ayça beni affetmiyordu, psikoloğa gittik, aramızı düzelttik ama her gece gizlice yastığa göz yaşı döküyor, biliyorum. Rabia ben oğlumu koruyamadım, ben oğluma babalık yapamadım "
Koskocaman adam kollarımda hıçkırarak ağlamaya başladı. Omuzları ağlamaktan sallanırken çekinmedim.
Dizimden kaldırdım ve kollarımı boynuna dolayıp abimi göğsüme çektim.
O da kollarını bana dolarken ağlamaya devam ediyordu.
Aynı zamanda bende ağlıyordum.
Abimin göz yaşları, hasreti ile yanıp tutuştuğu oğlu için akıyordu.
Benim göz yaşlarım ise yüzleştiğim gerçekler için akıyordu.
Gökyüzünden akmaya başlayan damlalar ise kaybolan, ve bir daha geri gelmeyecek yıllar için akıyordu...