27.

2195 Kelimeler
Babamla birlikte uçaktan indiğimizde gerçekten hafiflemiş hissediyordum. Bütün yüklerim hafiflemiş gibiydi. 2 hafta önce babam aniden annem ve benimle birlikte tatile gitmek istemişti ve akşamına uçaktaydık. 2 haftalık olan new york maceramız beni biraz olsun rahatlatmıştı. Hatta elbise bile giyinmiştim diyebilirim. İki gece önce babam bir bara gideceğimizi söyleyip hazırlanmamızı söylemişti, sağ olsun annem beni rahat bırakmamış, 'o ney gız' dediğim bir kız çıkartmıştı içimden. Beyaz mini elbise ve ayakkabılar, birde makyaj ile çok garip bir kız olup çıkmıştım. Şuan ise istanbula geri dönmüştük, özlemiştim, ailemi. Görkem ve yasin abi ile ne yapacağımı bilmiyordum, ama sonra ilgilenmeye karar vermiştim. Konuşuyor, yemek yiyordum. Sohbet edip gülebiliyordum ve bunun sebebi ilk hafta gittiğim psikologmuydu bilmiyordum, ama ziyaret için gittiğimiz kadın, gerçekten bana olumlu etki göstermişti. Geçmişimden fazla olmasada bir kaç anımı anlatmıştım. Dayak yediğim zamanları anlatmıştım sadece ama psikolog fazlasını anlamış olmalıydı. Bana verdiği tavsiyeler ile biraz düzelme yaşayıp girdiğim transtan çıkmıştım. Bunda anne ve babamın desteği çoktu. Ama şuan acele etmemiz gerekiyordu. Çünkü evde olan bir kaç sorunu halletmemiz gerekiyordu. Rüzgar aniden arayıp acilen eve gitmemiz gerektiğini, ve söylemeleri gereken birbşey olduğunu söylemişti. Ne olduğunu bilmiyordum ama içimden bir ses kötü olmadığını söylüyordu. Bize getirilen arabaya bindiğimizde telefonuma gelen bildirimler olduğunu gördüm. Yağızdan gelen mesajlar vardı. Ah evet, 1 haftadır liseli ergenler gibi sırıtarak mesajlaşıyorduk. Ve ben bu durymdan gayet memnundum. ❤️ -Napıyorsunuz canım İndinizmi. -İndik Arabadayız -Tamam Eve gittiğinde haber ver. Bir de şey diyeceğim. Bu akşam seni alsam biraz dolaşsak? -Olabilir ama ebdeki duruma bağlı. -Tamam haber verirsin o zaman -Tamam Öptüm😘 Çevirmiçi... Yazıyor... Çevrimiçi... Yazıyor... Çevrimdışı... Çevrimiçi... Yazıyor... Çevrimdışı... Son görülme 12:24 Kahkaha attığımda annem ve babam bana döndü. Alışmışlardı. Çünkü sürekli gülüyordum. Artık iyiydim. İyi olacaktım. *** Kapının önüne geldiğimizde kapıda oturan asiye ile göz göze geldim. Arabadan indiğimi gördüğü zaman hemen bana doğru koşup kucağıma atladı ve başını boynuma gizledi. " Canım benim, ne oldu " diye sorduğumda boynumdaki ıslaklığı fark ettim. " Neler oldu evde " bu sefer babam konuştuğumda bana daha çok sokuldu. " Anneme bir şey oldu, dün gece çok ağladı, rüzgar abiyle falan konuştu ama çok ağladı, hala ağlıyor " " Bir şey mi oldu. Neden ağladığını biliyormusun " annem sorduğunda aynı soru benimde aklımı kurcalıyordu. En son birlikte olduklarını biliyordum, daha sonra zaten kötüleşmiştim. Pişman olmuş olamazdı değil mi? " Ben annen ile konuşayım olurmu, sen ağlama bakalım. Ben halledeceğim tamam mı " " Tamam, ama annem ağlamasın tamam mı " " Tamam, söz veriyorum. " Asiye kucağımdan indiğinde ben hızlı adımlar ile içeriye girdim. Salonda ali ve rüzgarın tartışma sesi geliyordu. " Lan sen nasıl yaparsın. Ne hakla yaparsın, lan evlenmediniz daha nasıl oldu " " Abi bilmiyordum olabileceğini. Sadece... Of abi anlamıyorum " " ulan babamlara ne diyeceksin lan. " Daha fazla dinlemeden yukarı çıkıp baharın odasına girdim. Yatak başlığına yaslanmış, bacaklarını kendine çekmiş ağlıyordu. " Bahar, " Sesimi duyar duymaz bana döndü. " A-abla. " " Neler oluyor bahar " yanına gidip sarıldığımda bana karşılık vererek ağlamaya devam etti. " Neler oldu, kavga mı ettiniz. " " A-abla nasıl oldu bende bilmiyorum. Gerçekten " " Neler oldu bahar. " Uzun süren bir sessizlikten sonra konuştu, ve afallamama sebep oldu. " 2 aylık hamileyim. " *** Hepimiz salonda oturmuş, hem sessizce ağlayan bahara, hemde iki eliyle alnını ovalayan rüzgara bakıyorduk. Benim dışımda- kadınlar dışında- hepsi çok ciddiydi. Ben ve yengeler, birde annem, sürekli göz göze gelip gülmemeye çalışıyorduk. En sonunda babam dayanamayıp konuştu. " Ulan gülecekseniz dışarı çıkın geliyor bana da gülme haa " Annem," Ne zaman öğrendiniz " diye sorduğunda bahar iki eliyle yüzünü kapattı. " Dün akşam yemekte midesi bulanınca yengemler fark etmişler. İhtimal vermemişler ama işte, test falan. " Rüzgarın utana sıkıla verdiği cevap ile gülmemek için dişlerimi dudağıma geçirdim. Tekte tek. Ulen be rüzgar. " Tamam kızım, sende ağlama yapacak bir şey yok. Olan olmuş, ne yapacağımıza bakmamız lazım. " Babam sakin sesiyle aliyi şaşırtırken benimle göz göze gelince gözlerini kaçırdı. Hepsi biliyordu, biliyordum. Babamı sıkıştırdığım için söylemek zorunda kalmıştı. Bahar cevap verecekken bir elini ağzına, bir elini karnına bastırarak salondan koşarak çıktı. " Lan oğlum gitsene peşinden. " Rüzgarda peşinden gittiğinde artık gülmüştük. Hatta ali bile gülmüştü. " La havle vela guvvete " babamın mırıldanmasına daha çok güldüm. " Baba, şimdi ne olacak " diye sorduğumda babam çaresizce başını iki yana salladı. " Mecbur evlenecekler, başka çare yok " ************************************** " siz bahar koral, hiç kimsenin etkisi ve baskısı olmadan, rüzgar öztürk ile evlenmeyi kabul ediyormusunuz. " Bahar önce rüzgara bakıp daha sonra rüzgarın kucağındaki asiyeye baktı. " evet. " dediğinde salondan alkış tufanı koptu. " siz rüzgar öztürk. Hiç kimsenin etkisi ve baskısı olmadan bahar koralı, eş olarak kabul ediyormusunuz. " Rüzgar hiç düşünmeden mikrofona yaklaştı ve "evet" dedi. Tekrardan alkışlandığında bu sefer bana ve aliye sıra geldi. " sizler şahitlik ediyormusunuz " " evet& " dediğimizde imzaları attık ve memur ayağa kalktı. " bende kartal belediyesinin bana verdiği yetkiye dayanarak sizleri karı koca ilan ediyorum. Gelini öpebilirsiniz " Aslında öpmekten fazlasını yapmışlardı ama bunu bilmeye gerek yoktu. Rüzgar baharın alnından öptüğünde eğilip asiyeninde önce alnından, daha sonra yanaklarından öpmüştü. Allahım yicem. Memur gittikten sonra bahar sandalyeye çöktü ve eliyle yüzünü kapattı. Yanına gidip elbiseme dikkat ederek diz çöktüğümde ellerimi dizlerine koydum. " kız ne oldu, sakın ağlama o kadar makyaj yaptık sana. " " abla. " " ne " " ağlayasım geliyor " dediğinde rüzgar gelmişti. " güzelim ne oldu. " " ağlamak istiyorum. " " dışarı çıkalım mı, iyi gelir. " Bahar başını salladığında rüzgar ile beraber dışarı çıktılar. Asiye diğerlerinin yanına gidip oynamaya başladığında ben, bir çift kahveliklerle göz göze geldim. Etrafa bakıp kimsenin izlemediğine emin olduğunda başı ile dışarıyı işaret etti. Başımı salladığımda dışarı doğru ilerledi. Bende bir kaç dakika durduktan sonra peşinden ilerledim. Koridorda etrafa bakınırken bir kol, beni personel odasına çekmişti. Ağzımı açmama fırsat olmadan kokusundan tanımıştım. İçeriye girdiğimde kapıyı kapatıp beni kapıya yasladı. " rabia, " Dibimdeki yüzü ve bedeni kalp ritmimi hızlandırmıştı. " çok güzelsin, niye bu kadar güzelsin. " dedi mırıldanarak. " bilmem, güzelmiyim. " " sana bakan her erkeği öldürmek isteyecek kadar güzel. " biraz durduktan sonra ekledi, " ailenden olmayan tüm erkekleri öldürmek isteyecek kadar güzel " Güldüğümde gözleri dudaklarıma takıldı. Bir eli belime, diğer eli yırtmacımdan taşan bacağıma ilerleyip bacağımı kaldırdı ve beline yasladı. Burnu burnuma sürtündüğünde yutkundum ve beni öpmesini bekledim ama o daha farklı bir şey yaptı. Kendini geri çekti ve beni kendinden uzaklaştırdı ve dolabın arkasına itti. Ne olduğunu anlamadan kapı açıldığında içeri giren personel ile yağızın bakışmasını an bean izledim. " beyfendi buraya izinsiz giremezsiniz. " " kusura bakmayın, askerim, emre itaatsizlik ettiğim için burayı toplamak ile cezalandırıldım. Çok özür dilerim. " " sorun değil fakat prosedür gereği dışarı çıkmanız lazım. " " tabi ki, telefonum şurada olacaktı, telefonunuzdan bir ışık tutabilirseniz çok sevinirim " Diğer dolaba doğru ilerlerken arkadan bana işaret verdiğinde topuklu ayakkabılarımı çıkartıp hemen arkadan dışarı çıktım ve kadınlar tuvaletine girdim. " ulan varya, bilmesem ben bile inanacağım ha, bi öpemedik gitti. " Bir hafta önce baharın hamileliği bomba gibi düşmüştü. Daha sonra evlendirme işlemini başlatacakken başka bir sorun çıktı ve asiye istemedi. İkna edelim derken daha çok yoldan çıktık. Fakat rüzgar nee yaptı bilmiyorum ama bir şekilde asiyeyi ikna etmişti. Yıldırım nikahı ile kıymışlardı nikahı, bahar düğün istememişti. Bizde mecbur kabul etmiştik. Geldiğimiz akşam yağız ile ufak bir kaçamak yapıp sahile gitmiştik. Fakat arabada bir kaç şeyler olmuş olup, bir ara kendimi onun kucağında, dudaklarımı dudaklarında bulmuştum. İşler fazla kızışmadan kendimizi durdurmuştuk ama benim boynumda fondöten ile kapatmam gereken bir iz oluşmuştu. Bende onun ensesine tırnaklarımı batırmıştım ve ödeşmiştik. Aramız daha iyiydi, fakat bazen konu evliliğe geliyor ve benim nabzımı yokluyordu. İsterdim, sevdiğim adam ile yuva kurmak, onunla aynı soy isimi taşımak, aynı evde yaşamak. Olumlu yanıtlar vererek sorularını cevaplamıştım ama neden sorduğunu anlamamıştım. Ama benden bir şeyler gizlediğini hissediyordum. Ne olduğunu anlamasam da arkamda bir işler dönüyordu. Ama yağıza güveniyordum. Bir sorun olsaydı bana söylerdi biliyordum. Artık düşmanıma bile güvenirdim, ama sinan'a bir daha güvenmez ve ona geri dönmezdim. Rujumu yeniledikten sonra banyodan çıktım ve yine o kahveler ile göz göze geldim. " sizinkiler çıktı, sen ve ben biraz dolaşacağız. " " bir şey mi oldu. " " hayır. Sorun yok, sadece... Boşver. Nasıl hissediyorsun. " " iyiyim, sadece... " " sorun ne " " düşünüyorum. Baharı. " " ne olmuş bahara " " geçmişi pek iyi değil ve bebek onu nasıl etkiler bilemiyorum. " " emin ol, rüzgarda baharda üstesinden gelecektir. Biz önümüze bakalım. " " önümüz derken " " hadi arabaya. " diyerek sorumu yanıtsız bıraktı. Arbaya binip kemerimi taktım ve akmaya başlayan yolu, izlemeye başladım. Bir süre sonra ormana sapan yola kaşlarımı çatarak baktım. " nereye gidiyoruz. " " seni bir geceliğine kaçırıyorrum diyelim güzelim. Bana güveniyormusun. " " evet, her zaman. " " torpido gözünde bandana var, onu gözlerine bağla. " Torpido gözünü açtığımda rulo halinde bandana vardı, dediğini yapıp gözlerime bağladım ve sonra arabanın durmasını bekledim. Elini bacağımda hissettiğimde baş parmağı ile yavaşça okşadı. Kalbim ağzımda atarken elimi elinin üzerine koyarak aynı şekilde baş parmağımı elinin tersinde gezdirdim. O saniyelerde araba durdu ve eli bacağımdan uzaklaştı. Arabadan indiğini hissettim. Daha sonra benim kapım açıldı ve ellerimi tuttu, alt bedenimi arabadan yavaşça indirirken nedense kalbim patlayacakmış gibi hissediyordum. Önce ayağımda ellerini hissettim, daha sonra topuklu ayakkabılarımı çıkarttı, ve daha rahat ayakkabılar giydirdi. Ellerimi tutup arabadan inmeme yardımcı olduğunda biraz ilerledik. Biraz ileride akarsu sesi geliyordu. " seni çok seviyorum biliyorsun değil mi " " evet, biliyorum. Bende seni çok seviyorum. " " şimdi ben uzaklaşacağım, tam bir dakika sonra bandanayı çıkart, arabanın bagajındaki poşettekileri giy, ve karşındaki köpek seni nereye götürüyorsa oraya gel. Tamam mı " Başımı salladığımda şakağımdan öptü ve vücudumda soğukluk hissettim. İçimden saymaya başladım. Bir dakika dolduğunda gözlerimi açtım ve etrafıma baktım. Ormanlık alandaydıka ma ağlaçlarda ikişer tane lamba vardı ve aydınlatmaya yetiyordu. Karşımdaki köpeğe baktım. Bagaja ilerlediğimde bir poşet vardı, poşetin içindeki elbiseyi çıkarttığımda köpek ile göz göze geldim. hemen başını yere eğdi ve patileri ile kafasını kapattı. Üzerimdeki elbiseyi çıkartıp hemen diğer elbiseyi giyindim, ayağımdaki beyaz ayakkabılar rahattı. Köpeğe baktığımda hala aynı pozisyonda olduğunu gördüm. " şey, ben giyindim. Nereye gideceğiz " Bir köpek ile bu şekil konuşmak biraz garip hissettirse de beni anlamıştı. Harlayarak etrafımda dolanıp biraz ileriye koştu ve nereden aldığını bilmediğim kırmızı bir gül ile geldi. " teşekkür ederim ama sen çok tatlısın. " Bir kere havlayıp normal hız ile ilerlemeye başladı. Bende peşinden giderken nereye gittiğimizi çok merak ediyordum. En sonunda gördüklerime inanamadım. Olduğum yerde öylece kalakaldım. Boştaa kalan elimi ağzıma kapatıp bir kaç adım attığımda etrafı inceledim. Burası çok güzeldi. Arkamdaki hareketlilik ile olduğum yerde kaldım ve bana yaklaşmasını bekledim. Beklediğim gibi de oldu. Arkamdan kollarını belime doladı ve boynuma derin bir öpücük kondurdu. " yağız sen ne yaptın " " sevdim. Çok sevdim. " Arkamdan uzaklaştığında ona doğru döndüm ve tahmin ettiğim manzara ile karşılaştım. Tek dizi üzerine çökmüş ve elinde kırmızı kadife kutu içinde tek taş yüzük ile bana bakıyordu. " öyle sözler bilmem ama severim rabia, çok severim. Seviyorum. Benimle evlenirmisin. " Göz yaşlarımı tutamadım. Bir elimle gül tutarken diğer elim ile gözlerimi silmeye çalışıyordum. " evet, sonsuza kadar evet. Seni çok seviyorum. " "Sana evet dediğim güne lanet olsun, Allah beni de, sana evet dediğim günü de kahretsin." Kalkıp bana sarıldığında kucağına alıp tek tur döndürdü. Daha sonra yüzüğü parmağına geçirip elimi öptü. Alnını alnıma yasladığında beklemeden dudaklarımızı birleştirdim ve kısa bir öpücük bıraktım. " seni çok seviyorum. Hep seveceğim, ne olursa olsun. Senden asla vazgeçmeyeceğim rabia. " "Senden nefret ediyorum rabia, sana evlenme teklifi ettiğim günü de, seni, bir zamanlar seven kalbimide s!ks!inler tamam mı. Nefret ediyorum senden, seni bir daha asla sevmeyeceğim, benden bu kadar. Bir daha karşıma çıkma, çıkarsan acımam. Sıkarım kafana, şimdi defol git." " yağız, beni bırakma olur mu, beni kendinden nefret ettirme. Çünkü eğer nefret edersem... bir daha geri dönmem. Seni sevsem bile çok zor olur, beni bırakma tamam mı. " " söz veriyorum. Ölsem dahi bırakmam. Öldürseler dahi bırakmam " Kollarımı sıkıca boynuna doladım. Umarım ikimizde verdiğimiz sözleri tutabilirdik. __________________________________________ Gelecek bölümlerden spoi. " bana öyle bakma yağız. Ne olur, dayanamıyorum. Söyledim yine söylüyorum, inan bana ben yapmadım. Yemin ederim ben yapmadım. " Bana hiç bir duygu barındırmayan kızarık gözleri ile bakıyordu. " bana bir daha yağız diye hitap etme, hatta bana hitap etme rabia. Sakın, bir daha deneme. Senden nefret ediyorum, ve bu duygu istesende değişmeyecek. " " yağız bak- " " bana yağız deme dedim sana! Bana adım ile hitap etme, her şeyimi kirlettin bari adımı kirletme. " " b-ben. " "Senden nefret ediyorum rabia, sana evlenme teklifi ettiğim günü de, seni, bir zamanlar seven kalbimide s!ks!inler tamam mı. Nefret ediyorum senden, seni bir daha asla sevmeyeceğim, benden bu kadar. Bir daha karşıma çıkma, çıkarsan acımam. Sıkarım kafana, şimdi defol git." " Gidersem geri dönmem. Yalvarsanda dönmem yapma bunu bize. Yalvarırım yapma. Sen bu değilsin. Sen benim sevdiğim adam değilsin. " " sende benim sevdiğim kadın değilsin. Gerçi sen kadın bile değilsin... kendine kadın demeye hakkın yok, önce bir bedenine bak daha sonra kendini kadın diye adlandır. Hangi kadın bedeninde izler taşır ki. " " pişman olacaksın. " " sende öyle. " " gidiyorum. Ve sakın pişman olma yüzbaşı, yoksa seni yaşatmam. " " sakın bir daha karşıma çıkma yüzbaşı, yoksa ne seni, ne de aileni yaşatmam. " __________________________________________
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE