Kaşlarının altından bir seri katil gibi bakıyordu. Dişlerini bütün gücüyle basıtırdığı yanaklarının kasılmasından anlaşılıyordu. Sessiz havaya gergin nefesler karışırken Çakırbey kalın kollarını önünde bağlayarak arkasına yaslandı. Ama Nejat onun kadar rahat değildi. "Karını öldürecek adam bu masaya gelipte oturamazdı öyle değil mi Kimera? Bizimle nasıl konuşuyorsun böyle!" Ertuğ Sancakoğlu'nun tedirginlikle ettiği sözlere yarım ağız güldü. Bu hareketi psikolojik bir bastırmaydı onun lügatında. "Korkma Sancakoğlu. Seni en sona bıraktım. Önce başına gelecekleri izleyeceksin, karşımda it gibi korkudan titreyeceksin." Sözleri, çok fazla sakindi. Ve bu sakinliğin altından Kimera'nın gerçek yüzünün çıkacağını biliyorlardı. Ertuğ Sancakoğlu'nun gözleri dehşetle büyürken, korkunun parıltıları

