Bir Aşk Bir Tebessüm 4 Bölüm

1020 Kelimeler
Melek çığlık çığlığa onu tutan kollardan kurtulmak için bağırırken boş sokak sesiyle inliyordu. Hazar elini karısının ağzına kapatıp kulağına doğru söylendi. "Bağırma daha fazla seni kimse duymaz duyamaz şimdi uslu bir kadın ol" Melek kocasının iğrenç sesiyle mide öz suyu ağzına kadar gelmiş Hazarın elinden kurtulduğu gibi duvar dibine çöküp kusmaya başlamıştı. Saçlarını geriye iten adamı ne kadar görmezden gelmek istesede, dibine dibine giren kocasına ateş saçan gözleriyle baktı. "Dokunma pis ellerinle bana" gördüklerini yaşadığı bu geceyi asla unutmayacak unutturmayacaktı. "Sana daha çok dokunacağım Melek bu ne ki yürü şimdi eve geçiyoruz seni özledim" Hazar o kadar umursamaz ve acımasız bir adamda ki karısının acısını görmezden geliyordu. "Ne istiyorsun benden Allahın belası yetmedi mi yaptıkların o konağa o odaya girmem ben unut bunu istersen çek vur." Bu kez kararlıydı. "Eeeh yeter be hayatımın içine ettin sen Melek abimin katili oldun sebebi oldun onu görmezden gelerek intihara sürükledin sen başına gelen her şeyi hak ediyorsun" kocasına anlamsızca bakan Melek sinirle soludu. "Sen var ya sen adi adamın tekisin abini ben öldürmedim buna sebeb değilim ona minnettarım hayatımı borçluyum ama sen var ya sen 6 senelik karına saygı duymayan şerefsizin tekisin" kıpkırmızı olan Hazar elini kaldırmış olsada vuramamıştı. "Yap bunuda yap dayak atmıştan betere döndürdün beni sana saygım o kuma gelene kadardı. Keşke abin yerine ben ölseydim" Hazarın içine oturan acı bu kadardı. "Keşke sen ölseydin Melek abim canım kanım Ali Merih benim kahramanımdı sen onu elimden aldın seni ne zaman tanıdı benden o kadar uzağa gitti" sesi yüksek çıkmış boyun damarları ortaya serilmişti. Ona öl diyen bir kocaya eşe sahipti 6 sene dile kolay saygıda sevgide kusur etmemişti. Kabul ediyordu zamanla Hazarı sevmişti sadece sevmiş bu bile yetmişti. "Ölmemi istiyorsun yani" derken sesi kırık dökük çıkmıştı. Hazar ona yaşlarla bakan karısına aldırmak istemiyordu. "Düş önüme Melek yeterince rezil olduk insanlara" rezil olan kendisiydi. "Yapamam o odaya girmem tekrar Hazar" kocasının onu kucağına almasıyla çığlık attı. "Çığlık atma kanattın kulağımı be" dua ediyordu Melek kurtaracısının bir an önce gelmesini istiyordu. "Senden bir gün kurtulacağım çok mutlu olacağım seni arkamda bırakacağım seni kalbimi ellerine bırakıp yeni hayatıma yelken açacak arkamdan bakan sen olacaksın" karısının her sözü içine kıymık gibi batarken sessiz kalmak istesede dili çoktan zehrini akıtmıştı. "Hayal dünyan epey geniş karıcığım fazla kapılma boğulursun sen gittiğin gün abin ve yeğenin toprağın altına girmiş olur. Bilirsin beni Melek dediğimi yaparım" bilmez miydi kaç kez şahit olmuştu deli tarafına. "Zorba senin tedavi olman şart iyi değilsin akıllı biri bunları yapmaz duygusuz falan mısın hiç mi için yanmıyor senin" konağın içine girmişler üst kata çıkmaya başlamıştı. "Ben duygumu bırakalı çok oluyor." Diyip Meleği eskiden abisinin kaldığı odaya koridorun sonunda bulunan gri kapının önüne bıraktı. "Artık burada kalacağız abimin odası madem onun yerine ölmek istedin yaşarken cehennem neymiş onu tat" diyip kilitli kapıyı açtı. Bedeni tir titreyen Melek zorlukla konuştu. İçinden eksik etmediği dualarını sıraladı. "Allahım kurtar beni" Onun yakarışını bir tek yaradan duyardı. İçeri kocasının zoruyla girmiş odanın içinde gözlerini gezdirdi. Duvarlar beyaz ve mavi tonuna boyanmış boydan boya tablolarla süslenmişti. "Bu kadar alçak olamazsın Hazar" gram etki duymayan Hazar kendini yatağın üstüne attı. "Yat zıbar tepemde ötme yorgunum Melek" yok bu adam normal değildi. Melek duvar dibine çöküp başını dizlerinin arasına aldı. Sabah olsun'da bu çile bitsin istiyordu. Demirkan ise babasının yaptığı planın tersine çoktan işleri erkenden bitirmiş otelin kral suitinde boş boş gece manzarasını izliyordu. Son bir iki toplantısı vardı. Ondan sonra kimse onu bu şehirde tutamazdı. Babası ve annesinin ne amaçladığını bilecek kadar tecrübe sahibiydi. Ama asla dediklerini yerine getirip amca kızı Ayselle evlenip hayatını zehir edecek değildi. Çalan telefonuyla ekrana bakmış kardeşinin aradığını görmüş hiç düşünmeden açmıştı. "Ne var Serkan" abisinin sesiyle kalabalığı aşıp mutfağa geçti. "Abi bir an evvel gelsen iyi edersin anam kafayı yemiş milleti toplamış babamla senin Aysellle söz kestiğini duyuruyor." Kaşları her sözle çatılan Demirkan burnundan soluyordu. "Vay vay demek öyle ha bırak istediklerini yapsınlar sen Şirvana ulaş İzmire dönsün" Serkan abisinin ne planladığını merak etsede sormadı. "Tamam ağabey yanlız çabuk ol Ayselin ağzı kulağında Demirkan kocam olacak diye Mardinde at koşturuyor." O kızı sevmiyordu fazla sinsi ve kurnazdı. "Sabaha orada olurum sen sessiz kal" diyip otel odasından ayrıldı. Kanı feci halde kaynıyor çatacak yer arıyordu. Demirkan Melek dışında kimseyi hayatına eş diye almazdı. Anası'da babası'da bunu kabul edecekti. Adamlarına haber salmış arabanın gelmesini bekliyordu. Yanına sağ kolu Hamit gelmiş ağasının neye bu kadar öfkelendiğini merak etmişti. "Beyim hayrola daha gitmemize vardı." Diyen adama alev alev baktı. "Siz benden ne gizliyorsunuz Hamit bey olan ben değil miyim ha" öfkeli sesine bir kaç kişi dönüp bakmıştı. Hamit ise ağasının nereden öğrendiğini merak ediyordu. "Affet beyim babanızın kesin emrine ses edemedim." Adamın boğazına yapışan Demirkan soğuk sesini ortaya serdi. "O emirde boğarım seni beyliği babam değil ben yapıyorum dedem bana devretti." Çünkü babası ağalık yapamayacak kadar bencil bir adamdı. "Ağam sizin Ayselle hanımla sözünüzü kesti bile geri dönüşü yok bütün Mardin yarın bunu konuşacak." Alay vari kahkahası adamın korkmasını sağlamıştı. "Ben istemediğim bir evlilik yapmam Hamit bunu hepiniz göreceksiniz bütün ağalara haber sal sen bir haftaya toplantı var. Biri bile gelmemezlik etmesin özellikle Hazar ağa ve amcamı davet et madem damat istiyor amcam ona layık bir damat buldum." Derken gün yüzüne çıkacak olan gerçeklerle ortalık şenlik alanı olacaktı. "Nasıl istersen beyim" daha fazla ses etmemişti. Meleğin kurtuluşu Demirkanın gizlediği gerçeğe bağlıydı. O Hazar denen bey bozması bakalım ne bok yiyecekti. Gelen arabasına binip gaza bastı. Gün ola hayrola diye boşuna dememişler. Demirkan yeni hayatının başlangıcının ipini çekmişti. Bazı şeylere geç kalmış sayılmazdı çünkü Demirkan üç gün önce öğrendiği sırla baş etmeye uğraşıyordu. Meleğin büyük abisi Barkan onun Ali Merihi vurması hiç biri tesadüf değildi. Çünkü bunların altından babası ve amcası vardı. Sebeb Meleği ondan uzak tutmak kızları Avjini ona vermek ama o planda hepsini boğmasını iyi bilirdi. Sadece bir hafta elbet çabuk geçerdi öncelik babasının üzerine gidip öğrendiklerini teyit ettirmekti. Madem Aysel gelin olmaya o kadar meraklıydı. Hazara eş al sana gerçek katil diye önüne atardı. Çünkü Aysel Ali Merihe Melek seni seviyor diye kandıran kişiydi. Evet evet Melek ve Avjin dosttu. Yılan ve Kuş dost olur muydu olmazdı. Hazar uyuyan karısını yatağa taşıyıp yanına uzandı. "Sen gitsen dahi seni bırakmam aşkım" Hazar hastalıklı duygularının esiri oluyordu.... BÖLÜM SONU.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE