Saat 16.12'ydi... Sabah arabam bozulmuştu ve onunla uğraştığım için laboratuvara girdiğim sırada gün ağarmaya başlamıştı. Tenime değen gün ışıklarının cildimde yaratacağı etkiler beni iyice endişelendiriyordu. Yulaf sütlü kahvaltımı yapamamıştım çünkü laboratuvara girebildiğim saat, kahvaltı saatimin çok ilerisindeydi. Günün en kalorili öğünü erken saatte yediğim kahvaltıydı. Onun haricinde yediklerim, su oranı yüksek, şeker, sodyum ve karbonhidrat bulundurmayan yiyeceklerdi. Son zamanlarda akşam yemeği saatlerimi Biricik yalnız yemesin diye akşam saatlerine çekmiştim. Yediklerim her ne kadar düşük kalorili de olsa, günün o saatinden sonra onları yakacak fazla zamanımın olmaması sebebiyle son zamanlarda 620.62 gram almıştım. Sabahları gün doğmadan önce kalktığım için uyku saatlerim çok er

