Karşımdaki adamı görmezden gelerek alelacele adımlarla arabama doğru yürümeye başladım. Hemen arabamın yanında duran adamı görmezden gelerek arabama binmeye çalıştığım sırada kolumdan tuttu. Tam bir panikle bağıra yazdım ki, ağzımı kapattı. Pes etmek benim fıtratımda yoktu. Çırpınmaya başladım. Ağzımı yeniden özgürlüğüne kavuşturmak için başımı sağa sola oynatmaya çalışıyordum ama ensemden tutarak başımın kontrolünü eline almıştı. "Dur bir kızım iki dakika kıpraşma! Zannettiğin gibi değil... Özür dilemeye geldim. Gel bak konuşalım." dedi. Sesi gerçekten de pişman olmuş gibi çıkıyordu. Ama inanabilir miydim ya da inansam bile yaptıklarından sonra onunla görüşmeye devam edebilir miydim? Bu saatten sonra ne ona inanmamın, ne özrünün hiçbir anlamı, hiçbir önemi yoktu. Aklı başındaki hiç kims

