Aşk bir kardan adamın güneşi sevmesi gibi bir şeydi. Eriyordun, yok oluyordun ona varmak istedikçe. Ama olsun... Onunla yok olmak bile güzeldi. "Vay vay vay. Bak sen burada kimler de varmış?" diyerek tepemde biten Tayfun'la birlikte gözümü açıp ona baktım. Rüya mıydı bu saçmalık? Ah pardon, kâbus! Yatakta doğrulup hâlâ odamda olduğumu anlayınca tırnaklarımı avcumun içine batırmaya başladım. Allah kahretsin! Değildi işte. "Ne o Damla, beni gördüğüne pek sevinmedin." "Hâlbuki zil takip oynayasım var senin şeytan suratını gördüğüm için, nasıl olur da belli olmaz?" deyip alayla yataktan kalktım. "Siktirip gider misin şimdi? Suratını gördükçe kezzaplara olan sevgim artıyor." "Tabi giderim." deyip yatağın yanındaki koltuğa kuruldu. "Poyraz'ın yerini söylersen..." "Bence sen bu bahaney

