36

933 Kelimeler

Hiç mi acımadın be vicdansız, bırakıp giderken beni. Poyraz’dan; Damla gideli dört ay olmuştu. Tamı tamına yüz yirmi gün. Güneş yine doğudan doğuyor, lanet kuşlar yine sabahın köründe ötüyor ve her gün yine sabah oluyordu. Tıpkı her sabahın aksama ulaştığı gibi, kaygısızca... Ben... Hiçbir şey olmamış gibi nefes alıyordum yine. Aylar öncesinde Rüzgar’ın zorla çektiği fotoğrafı aldım elime. Ben her zamanki gibi somurtuk, Damla gözlerini devirmiş Melodi’yi öpen Rüzgar’a bakıyor. Özlemiştim... Bana bakıp gözlerini devirerek başını başka yöne çevirmesini bile özlemiştim. Bana laf sokmalarını, didişmelerimizi, altta kalınca sinirlenip çığlığı basmasını... Gülümsedim, hatırlayınca o hallerini. O gün... Tayfun pisliğinin çevirdiği tüm pis işleri açığa çıkartmak için otele gittiğim o

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE