Aysil'in hayatında birçok kırılma anı olmuştu. Onu bambaşka bir yöne sürükleyen ve değiştiren çok an olmuştu... Başta bir yabancı olarak gördüğü bir adama baba dediği an mesela... O çocukluğunun en kırıcı anıydı. Çünkü babasızlığı, onu babası olarak seçmesi ile son bulmuştu. Tek başına olduğu için biraz cesaretsiz olduğu halde seksek oynayan çocukların arasına karıştığı an, Eylül'le göz göze geldiğinde o küçük kıza gülümsemeyi seçtiği an başka bir kırılma anıydı. O ufak gülümseme ona uzun süreli bir arkadaş vermişti. Bir kız kardeş... Şimdi aralarına zamanın girmesinin bir önemi yoktu. Aysil için Eylül, kayıp kız kardeşini bulması olacaktı. Bir başka an lisede ondan hoşlanan o çocuğa şans vermemesi olacaktı. Evet! Şans vermemesi bile bir tercihti ve o şans vermeyerek onu o yapan bir şey

