Yağmur şiddetle camları dövüyor neredeyse dışarıyı seçemez hale getiriyordu. Hava bir anda altı derece soğumuş bu yağmurların sonunu kar getirecek hale gelmişti. İki gündür aralıksız yağıyordu. Yollar neredeyse göle dönmüştü. Alt yapısı yetersiz şehrin birçok yerini su basmıştı. Alt geçitler tıkanmış, metro hatları kapanmıştı. Elektrikler bile ara ara gidip geliyordu. Pis yağmur okulları da tatil etmişti. Valilik okulları iki günlüğüne tatil ettiğinden beri evdeki kimse dışarı çıkamıyordu. Muzaffer evdeydi. Bülent'te. Aysil kimseyle karşılaşmamak için neredeyse hiç odasından çıkmıyordu. Tarık'la konuşmaya korkar olmuştu. Babasının tepkisini çekmek istemiyordu. Annesi de onun yüzüne bakmıyordu, neredeyse! Sadece ana yüreği el vermediğinden yemeğe herkes oturmadan başlamıyordu. İki üç gün

