Sabahın erken saatlerinde henüz sokak lambaları bile sönmemişken çağırdığı taksinin gelmesini bekliyordu. Eve gelirken yanında getirdiği tek şey büyük bir çantada birkaç parça eşya olduğu için ne bavul derdi vardı ne de yük. Geldiği gibi yüksüz dönüyordu. Şimdi sadece biraz daha kırılmıştı. Telefonundaki saate göz attı. Aradığı taksi durağı on beş dakika içinde bir aracın geleceğini söylemişti ve henüz on dakika geçmişti. Yine de dakikalardır serin esintide durmak onu üşütmüştü. Beklemeye devam etti. Bir an önce bu şehirden Tarık'tan kaçmaya dakika sayıyordu. Gün neredeyse doğacaktı. Ailesine görünmeden gitmek için fazla zamanı kalmamıştı. Çok kızacaklarını biliyordu. Özellikle babası yine içerleyecekti belki ama Aysil'in elinden bir şey gelmiyordu. Kaçmak geliyordu elinden bir tek. Ka

