"Burnuma çürük ceset kokuları geliyor." Dediğimde Mert, seslice gülerek kapıyı açtı. İçeriye girdiğimizde, iki tane sandalyeye bağlanmış olan korumaları ve karşılarında rahatça oturan Demir'i görmemle dudaklarım şaşkınlıkla aralanarak, hemen sağımda duran Yiğit'e baktım. "Ne oluyor burada!" dedim korkuyla. Demir, ağır ağır omzunun üstünden bana bakınca, ürkerek baktım. "Demir?" diye sordum, sesimin titremesine engel olamayıp. Bunlar gerçekten mafyalardı. Hem de insanları öldüren mafyalar! Demir, kaşlarını çatarak, arkamdaki Mert'e baktığında, "Vallahi bana hiç öyle bakma kuzen. Karın, ille de kocama götür deyip durdu." Dediğinde, sesi gayet keyifli çıktı. Tekrar Demir'le gözlerimiz iliştiğinde, sandalyeden kalkarak yanıma ilerledi. Çatık kaşlarını düzeltmeden elimden tuttuğunda, "Yiğit,

