Sana telefonunu yanından ayırma, Aslı'nın yanından da ayrılma demiştim Zümra!" Dedi Demir. Sesindeki korkuya şahit olduğumda, "Sadece yarım saat uyumak istemiştim," dedim, mahcupca. Demir'in kızgın ve sert yüzü anında yumuşarken, bana sıkıca sarıldı. "Özür dilerim, sana bağırmamalıydım," dedi, pişmanlık akan ses tonuyla. "Ama çok uzun uyudun, yarım saat demişsin. İki saat çok uzun bir süre karanfilim." Dediğinde yüzümü avuçlarının arasına alıp alnımı öperek bana tekrar sarıldı. Zihnim netleştiğinde, "Öldüğümü sandın," dedim mırıltıyla. "Uyanamayınca, öldüm sandın." "Şişt, yasaklı kelimeyi kullanma karanfilim... Ölüm yok," dedi, sırtımı okşayarak. "Ölmek yok." "Var maalesef." Dediğimde, kalbim hiç de acımadı. Sanırım artık ölümü kabul etmiştim. Olsun ölmek de güzeldir belki... Demir, a

