Eylül'ün Anlatımından Devam Kitabımla yüzümü kapatıp arkaya yaslandım. Ama gözüm görsellerde değildi. Sadece kaçmaya çalışıyordum. Kitabı yavaşça yüzümden çektiğimde yine onun bakışlarını gördüm. Abartısız, bir saattir beni izliyordu. "Demir odaklanamıyorum ya!" Omuz silkti. "Kalk gidelim o zaman." "Olmaz, daha mesaimin bitmesine bir buçuk saat var." "Eylül başlayacağım şimdi mesaisine. Gören de hasta var zannedecek." "Ya olursa? Ya aniden biri gelirse?" "Asena var. Görkem var. Ya olmadı ararlar seni. Geliriz." "Bir düşüneyim." sabırsızca ayağa kalkıp masanın etrafını dolandı. "Hemen şimdi çantanı alıp geliyor musun yoksa seni sırtıma atıp mı çıkarayım?" Yapar mı yapardı bu deli adam. "İyi tamam. Ama önce Onur'a soracağım. Sonuçta hâlâ o yönetiyor burayı." "Başlatma Onur'una. Ça

