40.Bölüm

1261 Kelimeler

Restoranın içinde loş ışıklar vardı. Boğaz’dan gelen rüzgâr camlara hafifçe vuruyor, uzaktan geçen teknelerin ışıkları suyun üzerinde titriyordu. Melis kadehini masaya bıraktı. “Az önce bir an durdun,” dedi. Karan kaşlarını hafifçe kaldırdı. “Ne zaman?” “Şimdi.” Melis başını camlara doğru çevirdi. “Birine bakıyor gibiydin.” Karan birkaç saniye sustu. Sonra omuz silkti. “Alışkanlık.” Melis gülümsedi. “CEO refleksi mi?” Karan kısa bir gülümsemeyle başını salladı. “Diyebiliriz.” Ama içindeki huzursuzluk hâlâ geçmemişti. Sanki biri onları izliyordu. Tam o sırada restoranın kapısı açıldı. İçeri uzun boylu bir adam girdi. Siyah palto giymişti. Adımları sakindi. Ama bakışları dikkatliydi. Rauf. Kapıdan girerken gözleri kısa bir an salonu taradı. İnsanları. Masaları. Garsonları.

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE