OLAYLI DOĞUM GÜNÜ 🎂

722 Kelimeler
Elif sabah üzerinde bir kırgınlık ile uyanmıştı. İnşallah hasta olmam diye içinden geçiriyordu. Yinede bugünkü doğum gününü iptal edemezdi. Nane limon hazırladı kendine ve Melis'i arayarak kuaförde buluşmak için sözleştiler. Elif mahallede Demir'i görmemek için erkenden evden çıkmak istedi. Babası işe gitmiş annesi ise kahvaltı hazırlarken kuaföre gidiyorum diyerek hızla evden çıkmıştı. Melis ile neredeyse bütün günleri kuaförde geçmiş akşam üzeri olmak üzereydi. Kuaförden çıkarak partinin yapılacağı cafeye geldiler. Burası Demir ile görüştüğü mekandı. Aslında doğum günü farklı bir yerde yapılacaktı ama dün bu işi hallederek yer değişikliği yaptı. Arkadaşları teker teker doluşmaya başladılar. Onun ise gözleri Demir'i arıyordu. Elif onun için yanıp tutuşurken gerçekten yanıyordu. Evet ateşi vardı ve kendini zorla ayakta tutmaya çabalıyordu. Kimseye belli etmemeye çalışıyordu. Tolga yanına gelip dans etmek istediğinde kısa bir an düşündü. Kabul ederek dans etmeye başladılar. İçinde hala bir umut belki gelir diye düşünüyordu. Derken gerçekten onlar dans etmeye başladıklarında Demir'de gelmişti. Demir gördüğü karşısında şok olmuştu. Elif Tolga ile dans etmeye başlamıştı. Elif'in iki eli Tolga'nın omuzunda, Tolga ise ellerini Elif'in hafif sırt kısmını doğru tutuyordu. Birlikte müziğin ritmine ayak uyduruyorlardı. Demir ise gördüğü şey karşısında donup kalmıştı. Engin Demir'in yanına gelip, "hoşgeldin" dedi. Demir ise, "oğlum ne hoş gelmesi görmüyor musun? Tolga yine Elif'in yanına gelmiş üstelik bir de dans ediyorlar kim çağırdı bunu buraya,". derken gözlerinden ateş çıkıyordu. "Elif çağırdı kardeşim.". "Elif mi çağırdı?" " Evet okuldan birkaç arkadaşını da geleceğini söyledi. Doğum günü onun, istediğini çağırır. Demek ki zararlı görmemiş onu çağırmış." " Engin sen şaka mı yapıyorsun bu çocuk kaç kere dayak yedi hatırlamıyor musun? "Hatırlıyorum kardeşim ama adamın yaptığı bir şey yok sonuç olarak aşkının arkasında duruyor" "Engin siktirtme şimdi aşkmış, saçmalama bu kız daha çok küçük bu işler için nasıl rahatsın." "Küçük derken bugün 18 yaşına giriyor, kararlarını alabilecek yaşta. Üstelik yeni yaşına da ciddi kararlar alarak giriyor. Rahatım çünkü bugünden sonra onu görmesi imkansız." "Buda ne demek şimdi?" "Bu ne demek şöyle anlatayım, Elif dün akşam yemeğinde hepimizin içinden geçti." "Demirin gerginliği belli oluyordu. Elif ne yapmıştı da bu böyle konuşuyor diye düşünüyordu. "Ne yaptı ki?" "Üniversite için ne tercih yapacağını karar vermiş. Harp akademisi için tercih yapacakmış. Üstelik puanı da yüksek eminim ki kazanacaktır. Rütbeli asker olmak istiyormuş. Senin küçük dediğin kız. "Ne diyorsun Engin sen saçmalama ne demek asker olacakmış oralar ona göre mi?" "Biz de söyledik ama dinlemedi, kararını vermiş gözüküyor. Üstelik sen de biliyorsun ki o bir şeye karar verdiği zaman eğer olmazsa ne kadar hastalandığını, günlerce hastanede yattığını unuttun herhalde. Demirin gözleri Elif'in üzerindeydi. "Bir de ben konuşmayı deneyeyim oralar ona göre değil." "Olur tabii kardeşim konuş denemesi bedava." Demirin gözleri Elif'in üzerinden çekmemişti .Müzik bitmek bilmiyordu sanki. Demir dj nin yanına gidip yeni bir dans şarkısı açmasını söyledi. "Saklımdasın ey yar" şarkısını açtırmıştı. Bu şarkıyı küçükken Elif ile beraber dinlerlerdi. Gözleri Elif'in üzerindeydi. Tolga ile dans etmesi moralini bozmuştu. Elbisenin bel bel dekoltesi vardı. Tolga'nın elleri kaymış neredeyse çıplak açıkta kalan belinden tutacakken, Tolga'ya omuz atarak ittirdi. Elif'i elinden tutarak iki adım geriye giderek dans etmeye başladılar. Elif şok olmuştu. Demir'in ela gözlerinin karardığını gördü. Engin ise kenarda Durmuş ikisini izliyordu. Demir ise Elif'in açıkta kalan belini tutarak kendine yaklaştırdı. Birlikte dans etmeye başladılar. Elif geri cekilmeye çalıştı ama Demir buna müsaade etmiyordu. "Evet ufaklık söyle bakalım sen neye ispatlamaya çalışıyorsun." "Saçmalama neyi ispatlamaya calışiyim." " Sen delirdin mi asker olmak da ne demek? "Ne demekse o demek öğrenmişsin işte neyi sorguluyorsun. hem senin beni sorgulamaya hakkın mı var benim neyim oluyorsun ki böyle bir cürette bulunuyorsun. Alt tarafı komşumuzun oğlusun benim hiçbir şeyim değilsin. "Elif gitgide saçmalıyorsun sence oralar sana göre bir yer mi? "Niye bana göre olmasın bence kadınlardan da gayet güzel asker olabilir. Of Demir abiciğim sana bunları hesabını vermeyeceğim. Ne yapmak istersem onu yaparım. Sen bana karışamazsın." Elif'in giderek ayakları hissizleşiyordu. Demir onu bıraksa kendini ayakta tutamayabilirdi. Demire tutularak iki ileri bir geri sallanıp duruyorlardı. Elif'in git gide ateşi yükselmiş, gözleri kararmaya başlamıştı. Demir; bal gibi de karışırım git mimarlık seç, ya da her ne boktan neyi seçersen seç ama bu olmaz dedim." Elif gülümseyerek, " bal gibi de seçerim" derken daha fazla gözlerini açık tutamadı ve karanlığa çekildi. Göğsünde bir batma hissediyordu. Nefesi çekiliyor ,nefes almakta zorluk çekiyordu. Demir dünkü sert tavrından dolayı tam özür dileyecekken Elif'i bir anda kollarının arasında buldu. Elini yanağına götürdü. "Siktirr yanıyorsun." Engin çabuk arabayı hazırla çok fazla ateşi var.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE