Kahvaltı yaparken bir yandan da ortamda dönen sohbeti keyifle dinliyordum. " ula biz seni tanıyormuşuz ya, ne diye bu kadar gerildik anlamıyorum. " diyen asım amcaya hepimiz güldük. Salih amca olayları en başından anlattıktan sonra mahalle ve bizimkilerin aralarından su sızmaz olmuştu. Miray ve ikra için aynı şeyi söyleyemeyecektim. İkrayı gördüğünden beri yanımdan ayrılmıyor, elimi bırakmıyordu. Gerçi memnundum. O yüzden sıkıntı yoktu. " tugay, mezeyi uzatsana kardo. " Yunusa mezeyi uzattıktan sonra önüme dönecektim ki ikra ile göz göze geldim. Bir şey anlatmaya çalışıyordu ama anlamıyordum. Telefonunu gosterdiğinde telefonuma baktım. İkra - urazın telefon numarasını verirmisin kuzen ya. -baban kızmasın. -öğrenmezse kızmaz, lütfeeeeeennn. -bekle atıyorum. -iyiki varsın ku

