Gecenin bir vakti bahçedeki kamelyada oturuyordum.
Duyduklarımı sindirmeye çalışıyordum.
Bu halde olmamın sebebinin o olmadığına inanmak istiyordum.
Kerim.
Turgut ve tekin beyin konuşmasını duymuştum.
Kerim tufan ile iş birliği yapmıştı.
Anlamadığım kısım ise, benden neden bu kadar nefret ettiğiydi.
Ne yapmıştım ki ona.
Tufan, urazın annesini öldürdüğü zaman, kerimin, bizi görmezden gelmesini bildiğim halde konuşmamıştım, o neden benden nefret ediyordu.
Gece eve geç geliyor ve kimseye görünmeden gidiyormuş.
Arka bahçeden kerim girdiğinde beni gördü.
Adımları duraksadı.
Kenara kayıp gelmesini işaret ettiğimde ilk önce duraksadı ama daha sonra yanıma oturdu.
Aramızda sessizlik hakimdi.
Fakat sessizliği ben bozdum.
" neden yaptın. "
Bakışları bana döndü.
Tekrar önüne baktığında parmaklarını saçlarından geçirip çekiştirdi.
" veya başka bir soru. Benden niye nefret ediyorsun. "
" senden nefret etmiyorum. "
" o zaman neden yaptın. "
" korktum. "
" neyden. Veya kimden. "
" senden. Senin yapacaklarından. "
Duraksadım.
Derin bir nefes aldı ve devam etti.
" 5 yaşındaydım. Ve senin ölümün annemi çok etkiledi, geceleri çığlık çığlığa uyanıyordu. Bizi görmüyor gibiydi. Bazen sadece boşluğa bakıyor, bazen ağlıyordu. Bize babam bakıyordu, veya yengemler geliyordu. Ama annem gelmiyordu. "
" neden, yani... neden oldu. "
" annemin sancısının tuttuğu gece... eve silahlı saldırı oldu, baskın yaptılar ve babam o zaman görevdeydi. Aramızdaki en büyük turgut abimdi ve oda daha 10 yaşındaydı. "
" ne oldu. "
Sessizliğini korudu.
" soru sordum "
" anneme saldırdılar. " dediğinde kaskatı kesildim.
" annem bizi korumak için gizli bir odaya kapattı. Ama kendi saklanamadı, sancısı tuttu. Eve giren adamlar ise umursamadan annemi taciz ettiler. "
Nefes alamadım.
Siktir.
" annemi kurtaran kişi tufandı... ama kurtarmak denmezdi. "
" tufanmı. Ama "
" annemi sancısı ve kanaması olduğu halde saçlarından sürükleyip merdivenlerden attı... tugay, annemin ve senin yaşaman bir mucize. Tekrar aynı şeyler olacak zannettim. Sen geleceksin umut vereceksin, daha sonra terk edip gideceksin sandım. Annem tekrar öyle olmasın diye tufan ile anlaşma yaptım. "
" tufanın bunu yaptığını bile bile nasıl anlaştın onunla! "
" bilmiyordum. Babam sen vurulduktan sonra anlattı bana. Yemin ederim hatırlamıyordum. Sadece annemin o anlarını ve merdivenden düşmesini hatırlıyorum. Oradaki insanları hatırlamıyorum. Yemin ederim doğru söylüyorum. Zaten bilseydim asla anlaşmazdım. "
Travma kalmıştı.
Anlayabiliyordum.
" ne zaman samimiyetime inandın kerim. Ne zaman gerçekliğe döndün. "
" o gün uraz ile gördüğüm zaman. Sizi hatırladım, o gece... o çocuklardınız. "
" evet, o gece dönüp arkana bakmadığın, yardım etmediğin çocuklarız. "
" tugay, ben kardeşlerim arasından en korkağım. O gün annemin doğum günüydü ve mahvetmek istemedim. "
" o gün urazın annesinin öldürüldüğü gündü. "
Başını önüne eğdi.
" kendimi savunmam, haklısınız her konuda. Ama annemin tekrar eskiye dönmesini istemedim. Özür dilerim. "
" nasıl affedeceğim ki seni. "
" yarını bekle. Sadece yarın. Sonra istersen hiç affetme. Ama yarını bekle. "
Daha fazla orada durmadım ve yavaşça ayağa kalktım.
Odaya çıkıp tekrar yatağa girdim.
Başımı züleyha hanımın göğsüne yasladım ve uyumaya çalıştım.
Çok güçlü bir kadındı.
Duygularını asla belli etmiyordu.
Onlara alışıyordum ve bundan şikayetçi değildim.
Ne olursa olsun, en azından züleyha hanımı bırakmayacaktım.
Annemi bırakmayacaktım.
__________________________________________
Arabalara bindiğimizde miraya mesaj attım.
En güzel emanetim💕
-Biz çıktık, 15 dakikaya oradayız.
-Tamam, geldiğiniz zaman haber verin, kurban kesicekler.
-Ne yapacaklar?
-Sana adadıkları kurbanı kesecekler, 6 tane.
Diğer 4 tanesini uyandığın zaman, yürüdüğün zaman kestiler.
Mahalle et kokuyor.
Iyhh
-Of ya, şimdi et vardı bir ton.
-Annem sağolsun, normal ana yemekte yaptı.
-Canım kaynanam.
-Benim kaynanam ne yapıyor iyimi?
-İyi iyi, gayet iyi
-İyi, bu arada kim kim geliyorsunuz.
-Ben, tekin bey, züleyha hanım, kerim hariç çocukların hepsi, yonca yenge, ikra, zafer amca, ilyas abi, zümra abla ve fidan abla.
-Amcanlar yoklarmı
-Maalesef, çetin beyin ameliyatı varmış, meltem hanımın davası varmış. Akşam mangala geleceklermiş ama.
-İyi bari yengenler ile çok iyi anlaştık.
-Sen ne yapıyorsun
-Kek yaptım, pişmesini bekliyorum.
-Bu saatte
-Aslında dün yapacaktım ama biraz ağrım vardı o yüzden şimdi yaptım.
-Neyin var
-Ne oldu
-Niye ağrın oldu
-Hastamısın
-Hala ağrın varmı.
-Hastaneye gittinmi
-Iyiyim merak etme
-Döngüm bu ay erken geldi.
-Onun ağrısı.
-Çok ağrıyormu
-İlaç iç diyeceğim kestiğini söylüyorsun.
-Şuan ağrımıyor, ağrıdığı zaman uzanıyorum.ama piknikte ne yapacağım bilmiyorum
-Ben hallederim o zaman, şuan ağrın varmı.
-Yok, merak etme. Neyse ben keki hazırlayayım, pişti.
-Dikkat et elini yakma
-Tamam.
Telefonu cebime koyup yolu seyretmeye başladım.
Omuzuma bir baş düştüğünde sahibine baktım.
Yusuf uyuya kalmıştı.
Bende başımı onun başına yasladım ve gözlerimi kapattım.
Yaklaştığımız zaman dikleştim.
" soldaki ilk sokaktan döneceğiz "
Tekin bey sokağa girdiğinde arkamızdaki araba bizi takip ediyordu.
Miraya yaklaştığımızı mesaj attım.
" fırında duralım. "
Durduktan sonra arabadan indim.
Benimle birlikte tekin beyde indiğinde fırına girdik.
Recep amca fırından ekmek çıkartıyordu.
Boğazımı temizleyip "usta, varmı ekmek" dediğimde kızdı.
" ula görmüyonmu yeni çıkıy- tugay. "
Beni fark eder etmez yanıma gelip sıkıca sarıldı.
" iyisin değil mi oğlum. Ha, dikişlerin alındı mı. Ağrın sızın yok değil mi. "
" iyiyim recep amca. Bensiz kahvaltı olmazmış, geleyim dedim. Ekmek alacaktım. "
" ekmekler hazır, sıcacık. Bende birazda dükkanı çocuğa emanet edip gelecem. "
" gel bizimle. "
" yok oğlum yok, hem daha ekmekler var alınacak. Hem kurban kesecekler seni bekliyorlar. Fazla oyalanma da gidin hayde, diğerleri ile sonra tanışırız. "
" eyvallah. " bana verdiği poşetleri alıp fırından çıktık.
Tekin, " seviyorlar seni, " dediğinde gülümsedim.
Arabaya binmeden önce ismimi duymam ile sola döndüm.
" tugay abi. "
Elifi gördüm.
Yanıma gelip sarıldığında karşılık verdim.
" çok korktuk abi, iyisin değil mi. "
" iyiyim fıstık merak etme. Dedim bir teftiş edelim mahalleyi neler olmuş diye. "
" iyi yapmışsın abim. Bende eve gidiyordum bir kaç bir şey kaldı, siz gidin. Sizi bekliyorlar hadi. "
" tamam, ha bu arada, emre ile... " göz kırptığımda gülümsedi.
" ehe, yani. " deyip saçını kulağının arkasına sıkıştırdı.
" anladım ben, hadi git. "
Koşarak uzaklaştığında arabaya bindim.
" bizim karşı komşunun kızı. Sevdiği çocuk ile sevgili olmasını sağladım. Teşekkür etti. "
" vay, çöpçetanlık ha. "
E yani, der gibi tugrula baktım.
Arsanın olduğu sokağa girdiğimizde derin bir küfür ettim.
Bizim grup bütün motorları buraya yığmış, ve meşale yakmışlardı.
Araba sokaktan döndüğünde motorların tekerlerini yakmaya başladılar.
Kahkaha attım.
Arsada 6 tane koyun, ve mahallenin amcaları vardı.
Araba durup indiğimde 'Allahuekber' diyerek kurbanları kestiler.
Teyzeler gelip bana sarılırlarken bende karşılık veriyordum.
" oh oğlum, kurban seni verene. "
" iyisin değil mi. "
" yaraların ne durumda"
Gibi sorulara cevap vermeye çalışıyordum.
" teyzelerim, amcalarım. Az bir durun, rahat bırakın az sevgilimi. Yaralı benim kurt bakışlarında hayat bulduğum, açılın bakayım."
Araya mirayın girmesiyle gülümsemem büyüdü.
Hemen yanıma gelip sarıldığında kollarımı beline dolayıp boynuna derin bir öpücük bıraktım.
Üzerindeki kıyafette gözlerimi gezdirdim.
siyah, dizleri yırtik bir pantolon, üzerinde beyaz dar bir tişört vardı.
ben siyah bir şort giyinip üzerime beyaz sweet giyinmiştim.
" ne oldu beğenmedin mi kıyafetimi."
" çok güzelsin. "
Utandığında yanağından öptüm.
Hemen benden uzaklaşıp zafer amcaların yanına gitti.
Tek tek ellerini öpüp tanıştı.
En son ann- züleyha hanım ile sıkıca sarıldılar.
Daha sonra bizim grupla selamlaşıp sarıldım.
En son yemeğe geçtiğimizde kuzeyin eksikliğini fark ettim.
" kuzey nerede. "
" evden telefonunu almaya git- aha geldi. "
Motor ile arsaya giriş yaptığında aniden fren yaptı ve arka tekerler havaya kalktı.
Allahtan ki düşmedi ve dengeyi kurdu.
Yusuf ıslık çaldığında ben güldüm.
Fakat arkasından motor ile gelen uraz dengesini sağlayamayıp yere düştü.
Siktir çok acımıştı.
Hemen yanına gidip kaldırmaya çalıştım ama yaralarım izin vermedi.
" iyiyim sorun yok, motora bir şey olmadı. "
Gülüp ayağa kalktığında bir an gülüşü duraksadı.
Daha sonra gözlerini kapattı, bir kaç saniye bekleyip tekrar açtı ve aynı noktaya tekrar baktı.
" allah kahretsin. "
" ne oldu lan. Körmü oldun " diye sorduğumda aldığım cevabı beklemiyordum.
" allah kahretsin, ben bu kız ile yanlışlıkla öpüştüm. Siktir allah kahretsin. "
Baktığı yere baktığımda bende içimden okkalı bir küfür savurdum.
Baktığı kız ikra'ydı...