" yavaş oğlum, yavaş. Dikkat et. "
Koltuğa kendimi bıraktığımda başımı arkaya yaslayıp gözlerimi kapattım.
Taburcu olmuş ve eve gelmiştik.
Uyumak istiyordum.
İyileşmek istiyordum.
Düzelmek istiyordum.
Zeytinyağlı yaprak sarma istiyordum.
Yanında mercimek çorbası istiyordum.
Acıktım lan ben.
" offf, "
" ne oldu oğlum, dikişin mi acıdı. Dur amcanı çağırayım. "
" yok yok, iyiyim de sadece "
" ne sadece, ne oldu. "
" acıktım ben. "
" hazırlıyorlar yemeği, 10 dakikaya geçeriz. Özel istediğin bir şey varmı, hazırlasınlar. "
" yaprak sarma "
" ondan 2 tencere var başka bir şey iste. "
" yok valla, daha ne isteyeyim. Sarma hayattır gerisi yalandır. "
" babanda sarma hastası, neredeyse haftada iki kere, kara lahana veya beyaz lahana hiç fark etmez, yer. Beni de yer o. "
Ağzının içinde bir şeyler geveleyip öksürdü.
Kapıdan içeriye tuğrul girdiğinde yanıma geldi ve saçlarımı çekiştirerek karıştırdı.
" nabiyon lan. "
" iyi, sen nabiyon "
" saçımı niye çekiştirdin durduk yere. "
" durduk yere değil ki, nefes alman yetiyor saçını çekmem için "
Soluğum kesildi.
Yıllar önce tufanın kurduğu cümleyi şuan bana tuğrul söylüyordu.
Yutkunup gözlerimi kaçırdım ve zorla gülümsemeye çalıştım.
" ne oldu lan "
" yok bir şey, sadece yoruldum. "
Ayşenur hanıma baktığımda bir şey olduğunu anlamış gibi bana bakıyordu.
" odamı gösterseniz, ben biraz dinlensem. "
" olur gel, çıkartayım seni. "
Koltuk kenarına tutunarak ayağa kalktım, yürüyecekken koluma giren tuğrul ile şaşırdım.
" ne bakıyon, yardım ediyorum işte. Yaralısın işte, etmeyelim mi. Hem kardeşim olman sana yardım etmeyeceğim anlamına gelmiyor "
" senin bu kardeş meselesi ile alıp veremediğin ne "
" kardeşler hizmetçi olmak için vardır, bu kuralı duymadın mı. "
" yalan yok, duymadım. "
" iyi, benden duydun. Şimdi yürü "
İlerlemeye başmayıp asansörün önüne geldik.
Evet.
Asansör vardı burada.
İşte para.
Asansöre binip 2'yi tuşladı.
Yukarına 10 saniye içinde çıktığımızda asansörden indik.
Odaya girdiğimde ıslık çaldım.
Oha, lan bu ne.
neredeyse 5 yıldızlı otellerin kral odalarına benziyordu
Lan bu ne amk
" banyoya bakıcak mısın
Ağzımı kapatmama müsaade etmeden beni odanın içindeki odaya soktu.
Oğlum bu ne lan.
Bu adam para mı s/ç/yor.
" başka oda istermisin burası olur mu. "
" lan başka odamı var."
" var, bizim odalar da bunlar gibi. "
" oha. "
Yuh amk.
" içinde kıyafetler var, istediğin başka bir şey olursa bunun yanındaki oda turgut abimin, çaprazdaki oda benim. İstediğin zaman gel, veya ara. Biz gelelim. Ha bu arada yemek hazır olmuştur. "
Odadan çıktığımızda hala şoktaydım.
Birazdan bime girecekti- öff.
Yeter kuzey ya.
Aşağıya inip salona ilerledik, fakat bıraktığım gibi bulmadım.
Turgut, yusuf, tekin bey, oturmuş konuşuyorlardı.
Yanlarında iki kadın, iki erkek vardı.
Ben içeriye girdiğimde bakışlar bana dönmüştü.
" geldi bile. " dedi tekin bey.
Tuğrul, " dayı, teyze, yenge ve enişte. Hoş geldiniz, ne zaman geldiniz. "
Diye sorup yanlarına gitti ve sarıldı.
" hoşbulduk evlat, iyiyiz elhamdülillah. Şimdi izin ver de ailemizin yeni üyesini görelim. "
Yavaşça ilerleyip yanlarında durdum.
" ben zafer, dayın oluyorum ve sen, alaz tugay, değil mi. "
" evet. Memnun oldum. " dedim ve elini öpmek için eğileceğim sırada omuzumdan tutarak durdurdu.
" hop, dur orada delikanlı. Hem yaralısın eğilemezsin, hem daha o kadar yaşlanmadık. "
" ay çekil oradan abi, merhaba canım, ben zümra. Teyzen oluyorum. Çok geçmiş olsun. Anca gelebildik. "
tufan, kız kardeşime istismar etmişti.
" yok zümra hanım, sorun değil. Memnun oldum. "
Yavaş hareketler ile sarıldığında bende karşılık verdim.
Kapıdan içeriye benim yaşlarımda bir kız geldiğinde merakla diğerlerine döndüm.
Zafer, " benim kızım. İkra. 17 yaşında, senden 1 ay küçük. "
Tatlı kıza benziyord- tövbe haşa.
Tövbeler olsun.
Allahım affet demedim öyle bir şey.
Valla miray beni keserdi.
" merhaba ikra ben. Memnun oldum."
Elini uzattığında parmaklarımla tuttum.
" tugay, bende memnun oldum. "
" tekin amca, genetiğini bütün çocuklarına yaymış. "
" anlamadım. "
" bütün aile diyorum, çok yakışıklısınız. "
Aman miray duymasın.
Amin.
" teşekkür ederim. "
" ha bu arada yemeğe çağırıyorlar. "
Salondan çıkıp yemek odasına gidene kadar resmen can vermiştim.
Allahtan tuğrul ve turgut koluma girmişti.
Sandalyeye oturduğumda rahatlamıştım.
Bu çile neydi gıh.
Herkes yemeğe otururken servisler başlandı.
Ha bu arada.
Zafer ılgan, 46 yaşında. Baş savcı.
Yonca ılgan, 45 yaşında. Avukat.
İkra, 17 yaşında.
__
Zümra yumşak, 40 yaşında, kalp cerrahı.
İlyas yumşak, 42 yaşında. Kalp cerrahı.
Fidan, 20 yaşında.
Fırat, 11 yaşında.
__
Fırat, " ne zamandan beri motor kullanıyorsun, abi. "
" 15 yaşımdan beri "
Fidan, " 16 olcaktı galiba. "
" hayır, ehliyeti 16 yaşımda aldım. Ama 15 yaşımda kullanmaya başladım. "
İkra, " hiç ceza falan almadın mı. "
" yo, mahalle içinde sürüyordum. Sıkıntı olmuyordu. "
İkra, " bende motora binmek istiyorum ama tehlikeli diye fazla cesaret edemiyorum. "
" korkarsan kullanamazsın, önce korkmamayı öğreneceksin ki o canavar en yakın yoldaşın olsun. Yoksa katilden başka bir şey olmaz "
İkra, " sen sanırım yol arkadaşısın, motorunla. "
" öyle denebilir, fakat şöyle bir şey var. Korku manası o anlamda değil. "
İkra, " hangi anlamda. "
" ölümden korkmamak. Ölümden korkmazsan binersin. "
Turgut, " sen korkmuyormusun "
" hayır, neden korkayım ki. "
Tuğrul, " arkanda bırakacaklarından. "
" şöyle bir şey var tuğrul. Ölüm korkusunu bir kere aştıktan sonra daha ondan istesende korkmazsın. Hele ilk başta onunla tanış. O korku daha uğramaz "
Zafer, " çok mu ölümle karşılaştın. "
Başımı salladım ve bir sarma daha attım ağzıma.
Zümra, " kaç kere. "
" saymadım. "
İlyas, " peki korkunu ne zaman aştın. "
Onlara yalan söylemek istemedim.
Yalan sevmezdim zaten.
" 5 yaşımda. "
Hepsi bir süre sessizleşti, çatal bıçak sesleri sustu.
Yanımda duran tekin beyin kaskatı kesildiğini hissettim.
Fakat umursamadan bir sarma daha attım ağzıma.
Fırat, " ben ölümden korkuyorum. "
Gülümsedim.
" korkman gerekir zaten. Merak etme, korku iyidir. "
Fırat, " ama sen korkmuyorsun. "
" sen bazı konularda beni örnek alma, ölümden korkmaman için yaşın daha çok küçük. "
Fırat, " ben senin hesabına girdim. Orada bir tane abla var, çok güzel. Kim o abla. "
Ah o güzelliği...
Beni öldürecekti
" sence neyim. "
Fırat, " sevgilin mi. "
Göz kırpıp gülümsediğimde ikra güldü.
" şaka gibi, resmen, senin dışında bütün kuzenlerim evde kaldı. Turgut abi özür dilerim ama sencede artık yaşlanmadın mı. "
Turgut, " saçmalama. Alt tarafı 28 yaşındayım. "
" yani yaşlı " dediğimde fırat alttan gülmüştü.
Züleyha, " yani tek oğlum hariç diğerlerinin mürüvveti ne zaman bilmemem. "
" benimki ne zaman. "
Züleyha, " inşallah yakında. "
Süratımı astım.
" daha iki sene var evlenmemize. Salih amca 20den önce evlenemezsiniz dedi."
Tekin, " sen yeterki iste oğlum, ben ikna eder istediğiniz tarihe çekerim "
" biraz imkansıza girer. "
Tekin, " benim için zor vardır imkansız yoktur. "
" ben demedim. "
Tekin bey göz kırptığında telefonumun çalması ile cebimden çıkarttım.
Can kardeşim. Arıyor.
" ne var. "
" napiyon kardo. "
" yemek yiyom, sonra arimmi. "
" az bekle. " telefonu höperlöre aldığını hissettiğimde bekledim.
" tugay oğlum ne yapıyorsun iyimisin, sağlığın sıhhatin nasıl. "
" osman amca , iyiyim elhamdülillah. Toparladık sayılır. "
" iyi iyi, onlar ne ediyorlar. "
Onlar dediği tekin bey ve zülyeha hanım olmalıydı.
" yemek yiyorduk. "
" iyi, yarın müsaitseniz boş arazide mahallecek kahvaltı yapacaktık. Sende topla o sülaleyi gel, diyecektim. Amca, teyze, dayı, hala falan. "
" sormam lazım osman amca. " onlara döndüm. " sabah mahalleli kahvaltıya bekliyorlar. Topla sülaleyi gel diyorlar."
Tekin, " rahatsızlık vermeyeleim. Seni bırakırız. "
Osman amca, " sesliye al bakayim telefonunu. "
Hoperlöre aldığımda osman amca konuşmaya başladı.
Os," ula ba bak hele, kaç gündür deli oluyoruz, gelin ha buraya tanışalım, yoksa hanımlardan ağır beddua alacaksınız ha. "
Tekin, " evde misafirler var, daha sonra gelsek tanışsak. "
Os, " topla onları da öyle gelin. Hadi ver benim uşağa. "
Telefonu normale alıp kulağıma dayadım.
" şimdi sadece hı hı diyerek cevap vereceksin. Anladın mı "
" hı hı "
" sana kötü davranıyorlar mı "
" ı-ıh. "
" Hakaret falan ediyorlar mı "
" ı-ıh. "
" iyiler yani. "
" hı hı. "
" neyse, sabah 10da gelirsiniz. Tanışırız."
" tamam osman amca. Selam söyle yengeye. "
" aleykümselam dikkat et kendine "
" eyvallah. "
Telefonu kapattığımda cebime koydum.
Züleyha, " kaçta gideceğiz. O na göre bir şeyler hazırlayalım. "
" bir şeyler hazırlarsak beni haşlarlar. Giderken ekmekleri alırız sadece, saat 9:30 da çıkarsak yetişiriz. "
İkra, " biz de mi geleceğiz. "
" mecbur. "
İkra, " umarım kafa arkadaşların vardır. "
Sırıttım.
" aynen, bayağı kafalar. "
Yemekleri soru cevap eşliğinde yedikten sonra ilaçlarımı içmiş odamda yatıyordum.
İnstagram çalkalanıyordu.
Vurulma haberim yayılmıştı ve herkes yorumlara çökmüştü. Ve ben bunu yeni fark ediyordum.
Gönderiye basıp mesaj yazmaya başladım.
Merhaba arkadaşlar, öncelikle iyiyim. Zorlu süreci geride bıraktık, taburcu oldum ve evdeyim. Detaylı açıklamaları en kısa zamanda canlı yayın açarak anlatacağım. Merak ve telaşınız için hepinize mahcupum. Ve haberi aldıktan sonra ismimi vererek kan bağışında bulunmuşsunuz, hepinize çok teşekkür ederim. İyiki varsınız.
Paylaştığımda anında gelen okunma rekoru ve yorum çöküşü ile mesajlara cevap vermeden aramalara girdim ve mirayı aradım.
İkinci çalışta açıldığında gülümsedim.
" aşkım. "
" kurban olduğum, ne yapıyorsun. "
" fotoğrafına bakıyordum. "
" yarın mahalleye geleceğiz. "
" kim kim. "
" bizimkiler, bir de züleyha hanımın kardeşleri burada. Ailecek. Onlar ile. "
" iyi. O zaman ben yarın güzel giyiniyorum o zaman. "
" fazla özenme. "
" tamam. "
" seni çok özledim. "
" bende seni çok özledim. Keşke yanımda olsaydın. "
" yarın yanındayım güzelim. "
" tek dayanağım bu. "
Esnediğim zaman sövesim geldi, ve ofladım.
" ne oldu, ağrın mı var. Canın mı acıdı. "
" bana yine uyku bastırdı. "
" dinlen sen. Ne kadar dinlenirsen o kadar çabuk iyileşirsin. "
" tamam. O zaman iyi geceler. "
" sanada iyi geceler. Benli rüyalar. "
" amin. "
" annem çağırıyor, seni çok seviyorum. "
" bende çok seviyorum güzelim. "
Telefonu kapatıp yatağın yanına bıraktım.
Yatar pozisyona gelerek kendimi uykunun kollarına bıraktım.
--
Saatin kaç olduğunu bilmeden bir hıçkırık sesi duyduğumda sese odaklandım.
" şşhh, tamam. Bak oğlumuz iyi, gördün mü. Sakin ol. "
" çok korktum tekin, gitti diye çok korktum. "
Gözlerimi araladığımda yerde oturmuş züleyha hanımı görmek afallattı.
Tekin beyin göğsüne sığınmış ağlıyordu.
Doğrulduğumda hemen başını kaldırıp bana baktı.
" ben mi uyandırdım, özür dilerim. Sen uyu, gidelim biz. "
Ayağa kalktığı zaman bileğini tuttum.
" size ağlamak yakışmıyor. Ne oldu. "
Yatağa oturup boynuma sarıldı.
" kabus gördüm. Gittin sandım, tekrar kaybettim sandım. "
Elimi beline sarıp karşılık verdim.
Cesur olmak istedim, kaçmak istemedim.
" birlikte uyuyalım mı. "
Başını geriye çekip gözlerime baktı.
" gerçekten mi. "
Başımı salladım.
Kenara kaydığımda züleyha hanım hemen yaralı olmayan tarafıma uzandı.
Biraz aşağıya kayıp başımı, boynu ve göğsü arasındaki yere koydum.
Sol elini elime aldım ve avucunun içini öptüm, daha sonra kollarımı beline sararak rahat bir pozisyon aldım. Ve bir şey demeden gözlerimi kapattım.
Züleyha hanım da bana sıkıca sarıldığında içimdeki huzur hissi ve saçlarımdaki eller ile uyuya kaldım.