Yüzüme konan minik öpücükler ile yavaşça gözlerimi açtığımda karşımda mavi gözleri ile bana bakan maviyi gördüm.
" anne, uyandı abiişş "
Gözlerimi elimle kaşıdığımda boynumu kıtlattım ve etrafa baktım.
Yuh.
Tüm amca, yenge, kuzenler buradaydı.
Hatta uraz bile buradaydı.
Bıkkınlıkla yüzümü ovuşturdum ve konuştum.
" ben daha ne kadar uyuyacağım ya, bıktım. "
Tekin bey güldü.
Metin, " uyu oğlum uyu, ne kadar uyursan o kadar çabuk iyileşirsin. "
Ofladım.
İki gündür olur olmadık anlarda uyuya kalıyordum.
Bu durum artık sinirimi bozmaya başladı.
Çetin, " kullandığın ilaçlar biraz ağır, o yüzden bedenin yoruluyor ve dinlendirmek için uyutuyor. Bir kaç gün daha sabret, ilacı bıraktıktan sonra toparlanacaksın. "
" Allah aşkına daha ne kadar toparlanacağım. İyiyim işte, yürüyom. Yemek yiyom, tuvalete gidiyom. Daha nee olsun, normal de yine bu rutin içindeydim ama sadece motor sürmek vardı, ne yazık ki miray izin vermiyor. "
Züleyha, " iyi yapıyor valla. Oh canım kızım, iyiki var o. İyileşmeden motor yok "
Ofladım ağlar gibi yaptım.
" yeto ciddo vallo "
Tekin, " sızlanma. Biraz yağcılık yaparsan amcan seni taburcu edebilirmiş "
Çetin beye baktığımda duvarlara ve kapıya doğru bakıyordu.
İstediği yağcılık olsun.
" çetin amca, nörüyon "
Ç, " iyi sen nörüyon "
" valla ben çıkmak istiyom. "
Ç, " bende çıkartmak istemiyom "
" ama yetmedi mi hastanede kaldığım. "
Ç, " cık, daha tam iyileşmedin "
Hastanede kaldıkça daha kötüleştiğimi bilselerdi beni şu an çıkartırlardı.
" ama ben hastanelerden nefret ediyorum. "
Ç, " diğerleri bayılmıyor heralde. "
Bir şey söylemek için dudaklarımı aralayacakken urazın konuşmasıyla ona baktım.
U, " yalnız tugay gerçekten hastanelerden nefret ediyor, ki sadece o değil. Bende nefret ediyorum. "
Tekin, " neden ki "
Uraz kısa süren sessizliğin ardından konuştu.
" fazla uzak olmayan bir geçmişe dayanıyor tekin amca. Sorgulamayın. "
Çetin, " zaten bugün taburcu olacak, fakat 1 şartla. "
" neymiş o şart "
Çetin, " babanların evinde kalacaksın, orada düzenli olarak kontrollerini yapacağız, gözümüzün önünde olacaksın. "
Kaşlarımı çattım.
Onların evinde kalma gibi bir düşüncem yoktu.
" sebep " diye sorduğumda çetin bey cevapladı.
" kontrollerin... yaraların iltihap kapabilir, bu yüzden düzenli kontrol edilmesi gerekiyor "
" ben kendi evimde de kontrol edebilir veya ettirebilirim. Ne gerek var evlerine gitmeme "
Ç, " hastaneye daha yakın... ve "
" bana gerçek sebebini söyleyin "
Her ne kadar istemesemde sesim sert çıkmıştı.
Zül, " tugay... ben istedim, yani... beni biraz anlamaya çalışsan olmazmı. Gözümüzün önünde vuruldun ve biz bir şey yapamadık, gece uyuyamıyorum, hep vurulduğun an canlanıyor zihnimde. Bu yüzden gözümün önünden ayrılmamanı istiyorum. "
Derin bir nefes verdim.
" bakın... farklı bir yerde kalmaya alışık değilim. Özellikle misafirlik gibi, yani. "
Tekin, " orası senin evin. Asla misafir olmadın, olamazsın "
" sizde beni anlayın. Bu zamana kadar yüzlerinizi bile görmedim, ve ailem olduğunuzu öğrendim. Sizler üzülmeyın, kırılmayın diye vakit geçiriyorum. Ama bu kadarı fazla. Yani tamam, anlıyorurm, fakat benden çok şey bekliyorsunuz. Yani alışmamı geçin, sizinle yaşamam... henüz çok erken. "
Zül, " anlamadım, sen... kendi isteğinle değil, bizim için mi bizimle görüşüyordun. Yani daha sonra gidecekmiydim "
Elimle saçlarımı kaşıdım.
Olmadık yerden yakalamıştı.
" ben aile ortamlarına hiç alışık değilim. Ailenin içinde hiç bulunmadım, kendim büyüdüm, her şeyimi kendim elde ettim. Ben aile insanı değilim züleyha hanım. Size uyum sağlayamam. Gerçek aile masasında yer alamam. Sorduğunuz soruya gelirsek, aslında evet. Tekrar görüşmeme düşüncem vardı. Fakat şuan araftayım. Ne yapacağımı bende bilmiyorum. Piknikten sonra konuşacaktım sizinle, fakat olaylar peş peşe geldi... "
Metin, " ha sen şimdi, pikninten sonra çekip gitmeyi mi düşünüyordun. "
Tekin, " şimdi sen bize diyorsun ki, yolları ayıralım. Eskiye dönelim mi diyorsun "
Sesinde inanmaz bir tını vardı, fakat böyle bir düşüncem yoktu.
En azından temelli yoktu, iletişim kurabilirdik. Fakat bunu söylemek yerine sustum.
Zül, " tugay, neden ki. Niye görüşmek istemiyorsun. Bir şey mi sebep oldu, ben mi bir şey yaptım "
" hayır, sakın böyle düşünmeyin. Siz gerçekten çok iyi bir kadınsınız, üstelik iyi bir annesiniz fakat. Benden olmaz, ben size uyum sağlayamam. "
Tekin bey saçlarını kırıştırdı.
Ne yapacağını bilemez bir hali vardı.
Uraz ile göz göze geldiğimde yapmaya çalıştığımı anlamış, başını iki yana sallayarak onaylamamıştı.
Geçmişimi bilseler görüşmeyi kendileri kesecekti, kim geçmişi travma dolu bir çocuk isterdi ki.
Zül, " yani bir daha görüşmeyelim mi demek istiyorsun. "
Hayır, asla öyle bir şey demiyordum.
" görüşmeye devam edebiliriz, isterseniz yani. "
Yusuf bir hışım ile ayağa kalkıp odadan çıktı.
Tuğrul peşinden giderken bir elimle gözümü ovuşturdum.
Züleyha hanımın ağlayacak gibi bir hali vardı fakat kendini sıkıyordu.
Uraz, " züleyha hanım. Tekin bey. İzin verin, ben konuşayım tugay ile. "
" uraz, "
U, " sen bi kes sesini. "
Gözlerimi devirdiğimde züleyha hanım acele adımlar ile odadan çıkmıştı.
Tekin bey'de peşinden giderken oda boşalmış, ben ve uraz kalmıştık.
" nee yapmaya çalışıyorsun lan sen, farkındamısın ne yaptığının "
" farkındayım uraz, asıl sen farkında mısın. "
" farkındayım, kendinden uzaklaştırmaya çalışıyorsun onları, istememene rağmen. "
" bilmedikleri için bu kadar iyi ve yakın davranıyorlar. Geçmişimi öğrenir öğrenmez çok kötü şeyler olacak. "
" nereden biliyorsun. "
" Bu vurulmamın ilk olduğunu zannediyorlar. Tufanın sana, bana neler yaptığını öğrenseler onu yaşatırlarmı zannediyorsun. Tekin bey veya diğerleri. Hapse girmek uğruna öldürürler onu, oğlum bu adamın 4 tane çocuğu var. Benim uğruma hepsini arkasında bırakıp hapse girmesini mi istiyeyim. "
" senden böyle bir şey iste diyen yok, öğrenmeyecekler. "
" nah öğrenmeyecekler, ulan uykularım kabuslarla dolu lan. Miray biliyor, ama onlar bilmiyor. Gece uyumamak için ne kadar uğraştığımı bilmiyorsun sen. Kabuslarımdan birini duysalar peşine düşecekler. "
Uraz sessiz kaldığında aslında yapmak istediğim şeyi anlamıştı.
" geçmişimi öğrendiklerinde zaten mahvolucaklar. Dahası tekin bey'de tufanı öldürecek o hırs var. Öğrendiği an kimse engelleyemez sıkar o piçin kafasına. Oğlum züleyha hanım daha kötü olacak. İlk başta koruyamamanın, daha sonra burunlarının dibinde olduğum halde görmemelerinin pişmanlığını yaşayacaklar. "
Doğruydu.
Tuğrul ile aynı okula gitmiştik ve önceki evlerimizin arasında sadece 3 sokak vardı.
" tugay. Seninle açık konuşacağım. Önceden sen annem olsaydı, ailem olsaydı nasıl olurdu diye düşünüyordun. Ben annem yaşasaydı diye düşünüyordum. Senin için her şeyi yapabilecek bir aile bulmuşken, elinin tersi ile itemezsin. Bunu yapmaya hakkın yok, o kadına ikinci bir hasret yaşatmaya hakkın yok. "
" biliyorum ama diğer türlü daha kötü olacak. Daha çok üzülecekler. "
" tugay, yapma be kardeşim. Benim ailem yok, bari sen geri tepme bu şansı. Yapma "
" uraz. "
" tugay, ailen seni gerçekten seviyor. Evet tamam, haklısın. Gerçekten üzülecekler. Öfkelenecekler, ama bu yolda değer be oğlum. "
Bakışlarımı camdan dışarıya çevirdim.
" uzaklaşma onlardan, en azından dene. Ailen olmasının ne demek olduğunu öğren. Kardeşim, yapma. "
" asıl sen yapma be. Bu kadın kabus görüp her gece sıçrayarak uyanıyor. Gelip nefes alıyormuyum diye bakıyor, daha sonra yaşadığı korku sebebiyle dakikalarca ağlıyor. Benim bunu yaşatmaya hakkım yok. "
" tugay, sevgi imtihan değilmi oğlum zaten. Yusuf peygamberi, babası çok seviyor diye kardeşleri kuyuya atmadı mı. Hz, züleyha seviyor diye yıllarca zindana kapatmadılar mı. Miray senin imtihanındı, kazandın. Şimdi evlilik yolunda ilerliyorsunuz. Ailende aynı şekilde. Eğer Allah'tan umudunu kesersen imtihanı kazanamazsın. Yusuf peygamber umudunu kesmiş miydi kardeşim. Peygamber deyip geçme. Umut aynı umut, inandığın, dua ettiğin, merhamet sahibi olan Allah aynı, Allah. Değişen bir şey yok. İmtihanı kazanmak sana bağlı. "
" üzülecekler. " diyebildim sadece.
" evet fakat imtihan kolay kazanılan bir şey değil. Şimdi geldiklerinde evlerine gitmeyi kabul ediyorsun. Anne baba de demiyorum, diyemem çünkü sendeki anlamlarını biliyorum, sendeki anlamı değiştikten sonra diyeceğini de biliyorum. Ama bunun için imtihan olman lazım. Oğlum matematikten bile imtihan oluyorsun, lan. "
Ruh halime rağmen kahkaha attım.
Kapı tıklatılıp içeriye miray girddiğinde gözlerini kırpıştırdı.
" konuşmanız bittimi, çünkü sevgilimi özledim. "
" gel güzelim. "
Yanıma gelip sarıldığında burnumu boynuna yaklaştırıp kokusunu içime çektim.
Huzur kokuyordu.
İçeriye gözleri kızarmış züleyha hanım ve tekin bey girdiğinde diğerlerini bekledim ama yoktu.
Tekin bey, açıklama yapmak için fazla beklememişti.
" aile arasında konuşun diyerek kantine indiler. "
Başımı salladığımda züleyha hanıma döndüm.
Derin bir nefes aldım ve konuştum.
" dikişlerim alınana kadar kalacak bir eve ihtiyacım var. "
Züleyha hanımın yüzündeki gülümsemeye bir ömür feda edilirdi.
Hemen yanıma gelip kollarını boynuma doladı.
" teşekkür ederim. " diye fısıldadığında bende kollarımı beline dolayıp sarılışına karşılık verdim.
Başım boynuna denk düştüğünde kokusunu içime çektim.
Huzur kokuyordu, merhamet kokuyordu, gül kokuyordu.
Sanki... gerçek bir anne gibi kokuyordu.