14.

3092 Kelimeler
" miray, hazırsan çıkalım yavrum " " dur bekle, hemen geliyorum, iki dakika " Kısık ses ile güldüm. " hadi ama geç kalacağız, beklemesinler " Elindeki sırt çantasını kapatırken yanıma geldi. " şunu kapatırsan hazır olacağım " Sırt çantasını elime alıp, zorlanmadan kapatıp miraya geri uzattığımda şaşkınlıkla açılan dudaklarına ufak bir öpücük kondurdum. " hadi 10 dakika kaldı buluşma yerine " " tamam hadi çıkalım. " Ayakkabılarımızı giyinip evden çıktık ve asansöre bindik. " alaz fotoğraf çekinelim mi " " olur " Telefonumu çıkartıp asansör aynasından poz verdik. ben, beyaz bir tişört, üzerine beyaz sweet giyinmiştim, altımda siyah pantolonum vardı. miray benimle aynı kombini yapmıştı. Asansörden indiğimizde motorlara doğru ilerledik. " ben kendi motorumla geleceğim " dediğinde başımı salladım. Motoruma binip kaskımı taktım, mirayda aynısını yaptığında telefonuma baktım. 09:32 15 dakika sonra buluşacaktık, daha sonra ise pikniğe gidecektik. Salih amcalar ( mirayın ailesi ) Tekin bey'ler ( alazın ailesi ) Çetin bey ve ailesi ( başhekim olan küçük amcası ) Ve tanışmadığım metin bey ve ailesi de gelecekti ( en büyük amcası ) Merkezden çıkmadan buluşup birlikte ilerleyecektik. Motoru çalıştırıp hareket ettirdim. Ve yola çıktık. İşslek cadde olduğu için fazla hızlı gitmiyorduk, kırmızı ışıkta durduk. Telefonum çaldığında cebimden çıkarttım. Tekin bey. " alo. " " çıktınızmı oğlum. " " evet çıktık, siz neredesiniz " " biz salih'lerdeyiz, trafik yoğundu, bizde en kestirme buraya geldik. " " tamam, zaten trafik var, fazla oyalanırız. Bizde oraya gelelim " " olur, da gecikmeyelim. " " yok, zaten pek ilerleyebileceğimizi zannetmiyorum, oraya gelirsek fazla gecikmeyiz. " " iyi tamam o zaman, bekliyoruz " " 5 dakikaya oradayız " " tamam, fazla hız yapmayın dikkatli olun " " tamam. " Telefonu kapattığımda miraya doğru el salladım. " bir şey mi oldu " diyerek yanıma geldi ve kaskının camını yukarı kaldırdı. " babanlara geçiyoruz, oraya gelmişler." " tamam, o zaman şu ara sokaktan dönelim. " " tamam. " Arabaların arasından geçip sokaktan döndük. Aynı anda hız yapınca motorun çıkarttığı ses ile gülümsedim, seviyordum bu sesi. Bir süre sonra salih amcaların evinin sokağına geldiğimizde kapıda salih amca ve tekin beyi gördüm. Yaklaşıp motoru durdurduğumuzda miray ile birlikte motordan indik. Tekin, " hoşgeldiniz " " hoşbulduk, sizde hoş geldiniz. " Tekin, " hoşbulduk " Miray bana dönüp konuştu. " ben annemlere yardıma çıkayım. " " bir şey olursa seslen " " tamam. " Pıtı pıtı koşarak binaya girdiğinde hafif bir kıkırdama bıraktım. Yerdim. Mirayın çıktığı kapıdan kuzey çıktığında kuzeyin arkasındanda son süraat ilerleyen G3 anne terliği de çıkmıştı. Kuzey, " yaa anne ya, hak ettiysem eyvallah " Gülsüm, ( mirayın annesi ) " kes sesini, kör. Önündeki yoğurda bastın, gözüm görmesin seni " Kuzey, " cidden hak etmişim, eyvallah. " Gülsüm, " git marketten yoğurt al, çabuk 5 dakikan var, ha torku markası al, diğerleri boykot " Kuzey, " tamam anne ama biraz süreyi uzatsa- " Gülsüm, " bak terlik geliyor " Kuzey, " gittim " Kuzay beni fark ettiğinde sirince gülümsedi - çalıştı - K," abiiiiii " " neeeeee " dediğimde hemen yanıma geldi. K," abi benim gitmem 5 dakika sürüyor " " eee ben ne yapayım " K," senin motoru alsam, zaten hemn yakında, biliyorumda sürmesini " " bana değil salih amcaya sor, izin verirse veririm " K," babaaaağğğ " " neeee" K," binim mi motora " Salih amca bana döndü. S," iyice biliyormu, öğrendimi " " öğrendi öğrendi. " S," iyi tamam git, dikkat et " K," oley bee " " bana bak, dikkatli ol, kaza yaparsan seni tırın altına atarım " K," tamam abi merak etme " " kaskı tak " K," taaaamm " Anahtarı verip motoru çalıştırana kadar izledim. Kaskı takıp motoru çalıştırdı, gaza basıp ilelremeye başlayınca yanımızdan geçmeden ara gaz verdiğinde salih amca gülmüştü. S," kızım yetmedi, oğlumuda motora aşık ettin ya, daha hiç bir şey demiyorum " " ama iyi ettim yaa dimi, bak nasıl güzel sürüyor. Maşallah tü tü tü " Tekin, " motoru sürmeyi sen mi öğrettin " " evet, azar azar öğretmiştim zaten de yaşı yaklaştığı için tamamen öğretmek istedim. Ehliyeti kolay alsın " T, " markası güzelmiş " " kendiside güzel." Yamaha R6 Başını salladığında miray elinde piknik sepeti ile kapıdan çıktı. Hemen ilerleyip sepeti elinden aldım. " bizim arabaya konacakmış o " " tamam ben hallederim " Sepet ile salih amcanın arabasına ilerlediğimde salih amca arabanın bagajını açtı. Sepeti yerleştirdiğimizde binadan çıkan yusufu gördüm. Pardon düzeltiyorum. Elinde yaprak sarma tabağı ile çıkan yusufu gördüm. Kaşlarımı istemsizce iki kere kaldırıp indirdiğimde hemen yusufa doğru ilerledim. " umarım o bana gelmişdir " dediğimde yusuf güldü. Y," gülsüm teyze gönderdi, çabucak yesin tabağı göndersin dedi " Allaaahh gerçek eğlencee Tabağı alıp iki tane sarma ağzıma attığımda gözlerimi kapattım. Seviyordum sarmayı. Bir tane alıp yusufa uzattığımda ikiletmeden aldı. Y, " cidden çok güzel, sabahtan beri tencerenin başından ayrılmadım, bir tane vermediler. Miray abla geldiğinde gülsüm teyze hemen seni sordu. Tugay oğlum geldi mi diye, miray abla geldi deyince hiç açılmayan sarma tenceresi açıldı ve sana geldi, valla kıymet bil " Güldüğüm zaman ağzıma bir sarma daha attım, daha sonra yusufa 2 tane daha verip parmaklarımı yaladım. Yusuf boş olan tabağı götürmek için binaya yönelecekken kuzey motor ile sokağa girdi. Motoru yaklaştırıp kapının önünde durdurduğunda kaskı çıkarttı ve motordan indi. " abi az kalsın kadın bana tosluyordu. " " nasıl " " ben marketin önünde durdum, kadın soldan geldi, manyak. Az kalsın çarpacaktı da hemsn gaza basıp ileri gittim. Yoksa şuan cenaze namazım kılınacaktı " Güldüğümde kuzey yanıma gelip anahtarları verdi, yoğurt kovasını alıp binaya girerken yusufun yere dalgın bakışları ile kaşlarımı çattım. Tam seslenecekken binaya girmesi ile sustum. Cidden kıskanıyor olamazdı değil mi... *** " hanımlar artık yeter saat 10:00 oldu artık çıkalım. " Züleyha, "tamam her şey hazır, bir şey unutmadık. Binebiliriz " Tekin bey, tuğrul ve yusuf 'amin' diyerek ellerini yüzlerine sürünce güldüm. Turgut ve kerem piknik yerine geleceklermiş. Miray ve ben motora bindiğimizde diğerleri arabalara ilerlemişti. İçime dolan ani bir his ile yusufa seslendim. " yusufii " Y," efendim " Kaskımı çıkartıp ona uzattım. " bin arkama hadi, itiraz yok " Y," nasıl, gerçekten mi " " evet, fikrimi değiştirmeden gel. " Bana doğru ilerleyecekken tuğrulun seslenmesi ile durdu. T," yusuf, motor ile mi gideceksin " Y," evet, abi " T," dikkatli olun, tugayın belini bırakma " Y," tamam abi, teşekkür ederim " T," hadi fırla yoksa annem bir şey unuttuk deyip arabadan inecek " Yusuf gelip elimdeki kaskı aldı ama bana döndüğünde gözlerinde garip bir ifade vardı. endişe. " sen takmayacakmısın " " bana bir şey olmaz, tak ve bin " Bu durumdan memnun olmamış gibi bir hali vardı ama önemsemedim. Ne olur ne olmaz, ona bir şey olmasına izin vermezdim. Kaskı takıp motora bindiğinde motoru çalıştırdım. Kolları ile belimden sıkıca tuttuğunda motoru ilerletmeye başladım. *** İşlek caddeden çıkıp anayola girdiğimizde hızımı biraz arttırmıştım. Arttırmak ise yanlış anlamayın. 70'ten 80'e çıktım. Korkuyordu. Hız yaptığımda kolları sıklaşıyordu. Bir süre sonra indirecektim zaten. İleride keskin viraj vardı, çukurlar fazlaydı. Kendi dengemi sağlamam lazımdı. " yusuf " " neeeğğğ " " bana güveniyor musun " " bilmiom kiiğğ " " kollarını yavaşça gevşet tamam mı " " hayıırrğğğ " " lan dinle sözümü, kollarını yavaşça çöz. Merak etme ben varken bir şey olmaz sana " " ne yapacağım kiiğğ " " kollarını çöz. " Kolları gevşeyip yavaşça çözüldü ama tişörtümü bırakmamıştı. " şimdi ayaklarını yukarı topla " " lan niyeğ " " seni bekliyorum. " Bacaklarını kendine çektiğinde bir kolumu arkama uzatıp belinden tutmuştum. Ayaklarını toplayıp diz üstü durduğunda elinden tuttum. " şimdi ayağa kalk " " saçmalamağ " " hadi yusuufiii " " ama düşersek " " düşmeyiz, hadi ayağa kalk " Elleri ile omuzuma tutunup yavaşça yükseldi. Tam ayakta durmuyordu, dizleri biraz kırıktı. " şimdi 2 saniye içinde yer değiştireceğiz " " nasıığ- has!kt!r " " küfretme lan, tut omzumdan, sağ ayağını benzinliğe koy " Dediğimi yapıp ayağını benzinliğe koyduğunda tek elimle belini tutmaya devam ediyordum. " diğer ayağını kaldır, merak etme oturacaksın hemen " " düşeceğim " " izin vermem " Hızımız 75di. Omuzumdan tutunup diğer ayağını kaldırdığı an geriye kaydım. Ayağını kenara atıp hemen oturduğunda kahkaha attı. " lan aşırı iyiydi " Arkaya oturup hafif öne kaydım, hakimiyeti sağlayınca güldüm. " şimdi daha iyi bir şey yapacağız, hazırmısın " " bilmiyorum ama evet galiba " " derin nefes al şimdi " Nefes alma sesini duyunca hızı yükseltmeye başladım. 80. 90. 120. 130. 160. 185. " çok hızlı gidiyoru- " demesine izin vermeden ayaklarımı toplayıp ayağa kalktım ve ön tekeri havaya kaldırdım. Yusuf şuan kollarımın arasındaydı ve kollarımı tutuyordu. Çığlık attığında arkamdan çalan korna seslerini duyuyordum. Yusufun eğlenmesi önemliydi. 30 saniye kadar tek teker durunca tekrar indirdim ve oturdum. " birazdan indireceğim seni " " niye, yanlış bir şeymi yaptım. Sadece heyecan yapmıştım. " " hayır, senlik bir şey yok, ileride keskin viraj var, yollar çukurlu. Kendi hakimiyetimi kurmam lazım, o yüzden virajdan sonra artçı almıyorum. " " hm, anladım. " Bir süre daha ilerleyip sinyal verdim ve yolun kenarında durdum. Miray bayağı arkada kalmıştı. Motorunu durdurup indi, kaskını çıkartıp yanıma geldi. Kollarını boynuma dolayıp sarıldığında bende kollarımı beline sardım. Yusufa baktığımda tuğrul ile konuşurken gördüm. Tuğrul, yusufun kafasına vurunca kaşlarımı çatacaktım ama sonra ikiside gülmeye başlayınca tekrar eski halime döndüm. Yusuf gelip kaskı bana uzattığında alıp başıma taktım, mutluluğu yüzünden okunuyordu. " teşekkür ederim, ayrıca kulağını sağır ettiğim içinde özür dilerim. Söz, doktor parası benden. " Güldüğümde oda karşılık verdi. Saçlarını karıştırıp başını öptüğümde yüzündeki sıcak gülümseme görülmeye değerdi. Arabaya ilerlerken tuğrul ile göz göze geldik. Başı ile selam verince başımı sağa eğerek selamını aldım. Onlar arabaya binerken bende motoru çalıştırmıştım. İlerlemeye başlayınca yüzümdeki tebessüm bozulmamıştı. Yüzünde tebessüm ile gittiği yollardan, kendisi hariç herkesin gözleri yaşlı bir şekilde döneceğini bilmiyordu... ********************************************* Gelir geçer kafaya takma. Çalsın davul çalsın zurna. Hadi oyna. Motorun üzerinde ritme göre dans ederken miray ile aynı hareketi yapmamız ile kahkaha attık. 10 dakikadır yoldaydık, ve çalan şarkılar ile motorun üzerinde kopuyorduk. DJ yusuftu. Az önce kukuli şarkısı ile dans etmemiş gibi şimdi bu şarkı ile oynuyorduk. Şarkı bitince yeni bir şarkıya geçiş yapmıştık. Madam. Kollarımı kırıp kendime çektim, ellerimi yumruk yapıp göğsümün üzerinde ileri geri hareket ettirdiğimde kaskımın vizörünü kaldırdım. Pata pata patates gibisiniz enfes. Çata pat koyunca patlıyor herkes. Pardon prenses üzdü mü herkes? Gel öpim geçsin sıkıntı stres. Şarkıyı söylerken miraya bakıp hareket yaptığımda miray kalp işareti yaptı. Yanımızdan siyah bir araba geçip tekin beylerin yanına geçtiğinde oraya baktım. Benim olduğum taraftaki ön cam açıldığında turgutu gördüm. Şöför koltuğunda kerim vardı. Arkada iki çocuk ve bir tane kadın vardı. Turgut arkaya doğru bir şeyler söyleyince arka cam açılmaya başlamıştı. Camdan başını çıkartan kıza baktığımda büyülenmiştim. Ohaa. Lan. Bu kız çok güzeldi. masmavi gözleri ve siyah saçları vardı. Arabaya yaklaşıp motoru dengeledim ve diğer çocuğa baktım. onunda mavi gözleri vardı ve saçları dalgalıydı. Allahıımmm. Bunlar neeeeee. Yerdim ben bunlarıı. kız'a döndüm. " merhaba prenses, adını öğrenebilirmiyim. " " mavi, senin adın ne " " benim adım da tugay, sen çok güzelsin " " teşekkür ederim " " kaç yaşındasın sen " " 4 yaşındayım, sen " " ben 17 yaşındayım. 18 olmama az kaldı " " tugay abi " "efendim prenses " " motorun çok güzel " " teşekkür ederim, annen izin verirse binebilirsin " " şimdi mii " " istersen neden olmasın. " " anne, binebilirmiyim. " - " anneciğim ama arabayı durduramayız, zaten geç kaldık. " kadın bana döndü. "Ben çetinin eşiyim. Adım çiğdem " " memnun oldum, tugay ben " M," anne bineyim mi ne olurr " Ç," ama annecim. " " izin verirseniz alabilirim, durmak zorunda değiliz. " Ve araya maydanoz girer. Kerim," olmaz, tehlikeli. " " annesine sordum sana değil. Babası veya annesi değilsen müdahale etme. " K, " dakka bir gol bir," " aynen, mümkünse görmezden gelelim birbirimizi " Son söylediklerini hala unutmamıştım. Ç," tehlikeli değilmi, hem senin içinde tehlikeli olur " " benlik bir sıkıntı yok, isterseniz alabilirim. Bir şey olmasına izin vermem merak etmeyin " Güven verici bakışlarım ile kadın başını olumlu manada salladı. K, " yenge! " " sesinin ayarına sahip çık. " K, " kes lan " " kesmiyorum, sıkıyorsa gel kes " K, "ulan" Turgut, " kerim, sus kardeşim. " Kerim burnundan sert bir nefes verdiğinde önüne döndü. " gel bakalım ufaklık " Mavi, kollarını bana uzattığında dikkatlice kucağıma alıp önüme otutturdum. " ellerinle buradan tutun tamam mı " " tamam " Ellleri ile benzin deposuna tutunduğunde bir kolumu beline sardım, düşmesin diye. Hızım 70di. Elleri ile benzin deposuna vurunca yüksek ses ile kahkahasını duydum. " heyecanlandın mı " " eveeeeett çok güzel " " sen daha güzelsin ufaklık " Miray yanıma geldiğinde çocuğu görünce hemen kaskın camını yukarı kaldırdı. " bu ne " " çocuk " " onu görüyorum. kimin çocuğu " " başhekim olan amcanın çocuğuymuş " " allahım sen çok güzelsin. Maşallah allahım sen bize de nasip et " " amin yavrum, amin. Darısı bizim başımıza. " " ileride viraj var, çocukla dönemezsin. " " biliyorum, şimdi geri vereceğim. " M, " inicekmiyim abi " " evet, güzelim. Ama söz tekrar bindireceğim tamam mı " " tamam. " Arabanın yanına geldiğimde maviye döndüm. Yerim yaaaaaa. Kucağıma alıp açık camdan turguta verdim. Arabaya biner binmez çığlık atıp güldü ve ellerini çırptı. Arabadan uzaklaşıp diğer arabaya yaklaştım. kaskımın vizörünü indirip göğsümü bemzin deposuna yasladım. Daha önce bu virajda kaza yapıp tırın altına girmiştim. Bacağımı kaybetmekten son anda kurtulmuştum. Tekrar aynı hatayı yapmak istemezdim. Salih amca da aynı şeyi düşünmüş olmalı ki korna çaldı. Oraya döndüğümde 'dikkatli ol' diye seslendi. Viraja geldiğimizde motoru yatırarak virajda ilerlemeye başladım. Sakin ol alaz. Bu sefer bir şey olmayacak alaz. Hızımı olabildiğince düşürmüştüm ama sanırım bu bir hataydı Hızımı fazla düşürmüş olmalıyım ki motor yatay haldeyken kendimi kalçamın üzerinde ayaklarımı uzatarak otururken buldum. Motor benim etrafımda yatay bir tur dönüp durduğunda ne olduğunu sorguluyordum. Lan. Ben niye düştüm. Ben hala sorgularken miray gelip kahkaha atmaya başladı. Bende olsam bende gülerdim. Ama şuan hala sorgulamaktaydım. Mirayın üzerine salih amcanın ve tekin beyin arabasıda durunca içinden kuzey indi. Gelip kaldırmasını beklerken kuzeyde kahkaha atmaya başlayınca onun yanına yusuf gelip o da gülmeye başladı. Hamığna koduğum ya hamığna koduğum yaaa. Ellerimi dizlerime koyup bende gülmeye başladım. Turgutun arabasıda durup onlarda arabadan indiklerinde yetmezmiş gibi onlarda gülmeye başladılar. Üstüne üstlük yusuf ve kuzey gülmekten yere düşüp birbirini yumrukluyorlardı. Hatta yanımıza gelip duran arabadan çetin bey ve çetin beye benzeyen bir adam daha indi, arkadan bir kadın ve 3 erkek çıkınca hepten başımı eğdim. Onlar ne olduğunu sorgularken yusuf yere yatıp bana bakarken gülüyordu. " ya sabıır, lan biriniz kaldırın laan beni " " a-abi ihihihihi lan sen nası-ığığığı düştü-ğüğüğüğünn " " yok ü-ürü-ü anasını satayım. Ne bileyim ben nasıl düştüm." " gel sevgilim gel, kaldırayım sen- " Miray tekrar kahkaha atmaya başlayınca yere uzandım. " dokunmayın çok fenayağağağaağmm " " kalk hadi kalk, " Mirayın elinden tutup ayağa kalktığımda yusuf ve kuzey hala gülüyorlardı. Gidip ayağımla kuzeyin götüne sağlamca yapıştırdım. " bu muydu sana verdiğim emeklerin karşılığı " K, " ama abiğiğiği " " sus ya of. Götüm acıdı zaten. " Onlar hala gülerken bende motorumu kaldırdım. Turgut, " allahtan kask vardı yoksa kafayı sıyırırdın. " Turguta dönüp yaptığı espriye gülmek için uğraştım. Turgut, " yapma şu yüzü, kabız olmuş gibisin " Bu sefer gerçekten gülünce oda güldü. " hadi bu sefer gidelim. " çetin beye benzeyen adam konuşması ile ona döndüm. -" bir yerine bir şey oldu mu evlat. " " yok iyiyim sağ olun. " -" dikkatli sür " " eyvallah " Motora binip çalıştırdığımda onlarda arabaya binmişlerdi. İlerlemeye başladığımda camdan baktığım kuzey ve yusuf hala gülüyorlardı. " eğlensin dedimde bundan mı bahsettim. O eğlenirken ben... " Gidene kadar kerimi sinir etmiştim. Teker yaktım. Tek teker kalktım. Ara gaz verdim. Egzoza yüklendim. Bir ara beni kovalamaya başlayacaktı ama teker yapıp kaçtığımda peşimi bırakmıştı. Normal hız ilee ilerlerken başıma giren ani acı ile aniden motoru durdurdum. Elimi başıma atacakken arkamdan çalan korna sesi ile sağa çektim. İlerleyin der gibi el hareketi yaptığımda başımdaki ağrı artmıştı. Kaskı çıkartıp yere attım ve başımı benzin deposuna yasladım. Kulaklarım uğuldarken beynimin içinde canlanan anlar başımı daha çok ağrıtmaya yetmişti. " görüyorsun değil mi, bak bu kadın senin yüzünden bu halde. Arkadaşının annesi senin yüzünden bu halde. " Yerde kanlar içinde yatan kadının göz pınarları kuruyacak raddeye gelmişti. Bilekleri balta ile kesilmiş, aynı anda tecavüze uğramış kadın çaresizce oğluna bakıyordu. " u-uraz. T-tugay, bak-bakmayın. L-lütfen. " " anne. Abi bırak bizi lütfen. Annem ölüyor, çöz ellerimizi. Ne olur " " arkadaşın benden özür diler ise olur. Çözerim ama arkadaşını öldürürüm. Hangisi uraz. Kimin ölmesini istersin. En yakın arkadaşın mı, yoksa annen mi " " annesini seçecek öldür beni lütfen. Baba özür dilerim lütfen öldür beni ona bir şey yapma ne olur, ne istersen yaparım yalvarırım onu bırak. " Alaz ağlamaya mecali kalmadığı halde babasına yalvarıyordu. Arkadaşı ile okuldan çıkarken annesi parka götürmek istemişti sadece. 20 dakika geç geldiğinde ise olanlar olmuştu. Babası, arkadaşının annesine tecavüz etmiş, bileklerini kesmişti. Onun yüzünden. Arkadaşının bunu görmesi ise en büyük vicdan azabıydı. Daha 12 yaşındalardı. " ur-uraz. Arka-daşını, b-bırakma oğlum. Sa-sakın yal-yalnız bırakm...a. sen...i seviy...orum. " Son cümlesiydi kadının. Kan kaybından gözleri kapanmış bir daha açılmamıştı. Urazın haykırışı ile alaz olduğu yere sinmişti. Kadın onun yüzünden ölmüştü. Tufan dışarıdan gelen bir kaç ses ile hemen arka pencereden dışarı atlarken kapı çalınmıştı. " kimse varmı, hey " diye ses duyduklarında ise kurtulduklarını zannetmişlerdi. Kapıdan yüksek bir ses gelmişti. İçeriye giren kişi 17 yaşında bir gençti. " s-siz... " Genç önce yerde kanlar içindeki bedene bakmıştı, daha sonra ise sandalyeye bağlı çocuklara. Bir çocuk kardeşine aşırı benziyordu oysa. Korkudan ne yapacağını bilememişti. " abi çöz bizi lütfen. Annemi öldürdü o adam ne olur yardım et, polisi ara abi. Arkadan kaçtı " Uraz ne kadar yalvarsa da alaz sesini çıkartmadı. Çünkü gelen kişinin kim olduğunu biliyordu. Yardım edip etmeyeceği ise muammaydı. " kerim, neredesin lan. Hadi geç kalıyoruz. Züleyha teyze merak edecek şimdi." " ge-geliyorum murat. " Kerim, başını iki yana sallayarak geri adımlar atmaya başladı. Ne çocukları duydu, ne de vicdanının sesini. İçindeki şeytan ona gitmesini söyledi, duymamasını, görmemesini, unutmasını söyledi. Oda öyle yaptı. Arkasına bakmadan koşarak uzaklaştı. Kapıyı kapatmasaydı belki kurtulurlardı ama kapatmıştı. Alaz yutkundu. Uraz ise annesinin cansız bedenine baktıkça ağladı. O çocukları 3 gün boyunca kimse duymadı. Açlardı. Susuzlardı. Altlarını ıslatmışlardı. Göz yaşları kurumuştu. Bayılmışlardı. 3 günün sonunda onları bulan ise bilinmeyen numaradan gelen mesaj ile bildirilen konuma gelen salih sancak'tı. Koluma dokunulması ile başımı yavaşça kaldırdım. Salih amca ile göz göze geldiğimizde, dolu gözlerime endişe içinde bakıyordu. " oğlum iyimsin, bir şey mi oldu. " Zorlukla konuştum. " hat-hatırladım. O gün, kimin geldiğini, hatırladım " Kaskatı kesilmişti. Yutkunamadığı hissettim. Başımdan tutup beni göğsüne çekti. " geri döndüğümüzde konuşalım." Dediğinde başımı salladım. Başımdaki sızı hafifte olsa vardı ama kalbimdeki sızıdan daha büyük değildi...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE