Mezarlığa geldiğimizde titrek adımlar ile vardım babamın mezarının yanına. Bir mezar taşı dahi olmayan toprağının yanına çöktüm. Bir tahta çakılmıştı baş ve ayak ucuna. Nemli toprağı okşadım yavaşça. "Baba, ben geldim." Ben söylemesemde o benim geldiğimi anlardı ki. "Ben çok yalnızım baba. Hiçkimsem kalmadı." Ağlamaya başladım ama hıçkırarak değil, boğazımdaki yumru engel oluyordu buna. Başımı sağa doğru yatırdım. "Dizlerine başımı koyacaktım, sen okşayacaktın. Birbirimize komik şeyler söyleyip gülecektik. Olmadı." Toprak bulaşan elime aldırmadan gözyaşlarımı sildim, burnumu çektim. "Olmayacak. Artık yoksun." Daha fazla konuşamadım başım önüme düştü, omuzlarım sarsıla sarsıla ağladım. Kimse kaldırmadı, kimse yanımda olmadı. Tek başıma babamın mezarının yanında saatlerce ağladım. Öme

