Yemekler nefisti, yine de Büyükanne hiç birisi mantının yerini tutmaz deyip durdu. “Söz büyükanne yarın size öğlen yemeğinde mantı yapacağım” Kahvelerimizi içmek için lokantanın bahçe bölümüne geçtik. Ağaçlar içinde ufak yapay gölün kenarında ki masaya yönlendirildik. Hava güzel, sohbet güzeldi Büyükanne Türkiye hakkında her şeyi merak edip soruyordu. Bende ona kendi hikâyesini sordum. “Babam Maden mühendisiydi, Buradan teklif alınca hemen geldi. Birkaç sene babamı göremedik. Annem inat ediyordu benim yabancı yerlerde ne işim var diye. Sonra babamın ısrarlarına daha fazla dayanamadı. Evimizi sattık annemde bende çok ağladık. Yollara düştük o zamanlar oldukça zor yolculuk. Neyse geldik babam bize küçük ama şirin bir ev bulmuştu. Burayı da çok sevmiştim ama asla İstanbul kadar sevemedim.

