Gül Çiçek Demir “Gül Çiçek!” seslenen kişi ile birbirimize bakakaldık. Gelen kişi Fırat abiydi. Eve nasıl girmişti? Kaşlarımı çatarak baktım “Nasıl girdin buraya?” diye sordum. Sesimde ki sertliği gizlemeye çalışmadım bile. Yeterince gergindim ve şimdi birde onlar geriyordu beni. Gamze abla, tedirgince yerinde kıpırdandı “Sen niye geliyorsun ki habersiz?” “Habersiz gelmek istemedim. Çaldum kapıyi duymadunuz” diye çıkışınca şaşırdım. Onunla sadece birkaç kez karşılaşmıştık. Hakkında bildiğim tek şey halamın oğlu olduğuydu. Ses etmeden bakmaya devam ettim. İkisi arasında tuhaf bir elektrik vardı. Hem birbirlerine saldırmak için an kolluyor hem de gözleri kesişmesin diye uzak duruyorlardı. “Arda nasıl?” diye sordu bir anda bana. Bakışlarım zaten Fırat abide olduğu için kahvemi ela mı ol

