9. Bölüm

1251 Kelimeler
Kadın iyice işi abartarak onun sözlerini dinlemeyerek Seichi'yi sıkıştırmış ve onu baştan çıkarmaya çalışıyordu. Abartılı bir şekilde kırmızıya boyanmış dudakları ile Seichi'ye yaklaşırken kimse ne olduğunu daha anlamadan her taraf karamıştı. Tabi bu karartı kadın için geçerliydi. Misaki Seichi’ye ne kadar kızgın olursa olsun asla hırsızlığa, birinin emeğinin çalınmasına göz yumamazdı. Kadının ne yapacağını anlayan Misaki, Seichi’ye yaklaşan kadını tam onu öpmek üzere iken sertçe çekerek Seichi’den ayırmakla kalmamış ona sıkı bir tokat sallamıştı. Sert gelen tokat ile gözleri kararan kadın biran sendeleyerek yere düşerken Seichi ve Sakura şaşkınlık ile ona bakıyordu. Misaki ise hızını alamayarak yere düşen kadını ayağa kaldırmış ve onun çığlıklarına, aşağılamalarına aldırış etmeden kolundan çekiştirerek kapıya doğru sürüklemeye başlamıştı. “Seni aşağılık sürtük bana nasıl vurmaya cesaret edersin? Seni… Seni dava edeceğim…!” diye bağıran kadın Misaki’nin elini yeniden kaldırması ile susmuş korku dolu gözleri ile ona bakmıştı. “Sana susmanı tavsiye ederim. Ayrıca hızsızlardan da nefret ederim” dediğinde Seichi şaşkınlık ile ona bakmaya devam ediyordu. Misaki hızını alamamış ve Seichi’ye dönerek “Senin büyük göğüslün hırsız çıktı öyle mi? Bunu hak etmişsindir eminim. Ayrıca bir anlaşmamız var ve ben maaşımı tam almak istiyorum. Bu yüzden beni kovsan da işe yaramayacak!” dediğinde Seichi ikinci şokunu yaşamıştı. Sakura ise kendisine gelerek kahkaha ile gülmeye başlamıştı. Misaki kadını gönderdikten sonra odasına gitmiş ve Seichi’nin dün verdiği eşofman takımını giyerek, üzerine çanta bile almadan dış kapıya yönelmişti. “Sen nereye gidiyorsun?” diye soran Seichi yine sinirliydi. Son birkaç günce ömründe yetecek kadar sinirli olmayı başarmıştı. Bu kadın onu sürekli öfkelendiriyor ve ağzından çıkmaması gereken şeyler söylüyordu. Daha geleli iki gün olmuştu ve Seichi’nin hayatı birçok anlamda değişmişti. “İstediğim zaman evden dışarıya çıkabileceğimi söylemiştiniz bay Seichi!” dediğinde Seichi gözlerini hafif kısarak “Ne zamandan beri bana resmi davranmaya başladınız bayan Misaki?” diye sormuştu. Misaki hafif bir baş kaldırma ile “Beden ölçülerimi net bir şekilde açıkladığınızdan beri!” dedi ve kapıya yönelerek ayakkabılarını giymeye başlamıştı ki “Size çıkabileceğinizi söylemedim. Ayrıca bu saatte nereye gidiyorsunuz?” Miski dişlerini sıkarak “Bu sizi ilgilendirmez. İki saate gelirim siz de o zamana kadar kağıttan bir piramit yapmış olursuzun. Eminim toplaması çok zevkli olacaktır. Çünkü arkanızdan size hitap edeceğim güzel sözlerle birlikte” dedikten sonra Seichi’ye söz hakkı tanımadan hızla evden dışarıya çıkmıştı. Seichi hala gülmekte olan Sakura’ya bakarak “Sen neden hala gülüyorsun?” dedi. Sakura ise ona bakarak “Gerçekten çok eğlenceli. Onu sevdim ve senden korkmayan birini görmek çok eğlenceli. Dayı… Anneme söyle de bir süre sende kalayım” dedi. Seichi ona ters bir bakış atarak “Burası ne sirk ne de senin oyun bahçen küçük hanım. Bir hafta dedin ve bir haftadan fazla kalamazsın” dedi. Sakura burun kıvırarak odasına çıkmıştı. Seichi ise tekrar çalışmasının başına geçmişti. Eksik kalan bir şeyler olduğunu biliyordu ama bir türlü ne olduğunu bulamıyordu. Üstelik aklı da karmakarışık olmuştu. Sadece birkaç gün tanıdığı bir kadın nasıl olurda bu kadar aklını karıştırabilirdi. Sonra birden gözünün önüne Misaki’nin kadına attığı tokat gelmiş ve sanki kendi yüzüne atılmış gibi ani refleks ile yüzünü tutmuştu. ‘Gerçekten acımış olmalı’ diye düşünen genç adam saate bakınca yine zaman harcadığı için kendi kendine sinirlenmişti. Misaki ise kulaklarında son ses müzik ile koşarken rahatlamaya çalışıyor ama bir türlü Seichi’nin sözlerini yok edemiyordu. Daha da sinirlenerek hızını arttırmıştı. Nefes nefese kalacak kadar koşan genç kız durduğunda solukların ı düzenlemek kadar kolay olmamıştı. Bir banka oturarak ileriye doğru diktiği gözleri, yanına oturan kişi tarafında odak noktası değişmişti. “Bu kadar hızlı koşabildiğine inanamıyorum. Milli atlet olmalısın” diyen kişiye bakan Misaki, Sakura’nın kendisine gülümseyerek bakan yüzü ile karşılaşmıştı. Etrafına bakınan genç kız, Sakura’ya dönerek “Baksana, bana verici falan mı taktın sen? Burada olduğumu nasıl anladın?” diye sordu. Sakura kıkırdayarak “Bunu anlamakta ne sorun varki. Çantan yok ve sadece bir müzik çalar ile evden ayrıldın. Üstelik üzerinde…” dedi ve durdu. Sonra kahkaha ile gülmeye başlamıştı. “Sen dayımın eşofmanını mı giyiyorsun?” diyerek ona daha da gülmeye başlamıştı. Misaki üzerini düzelterek “ne var bunda, buraya geldiğimde eşya getirmemişti. Dayında bunu verdi. Zamanım olunca kendime daha uygun bir şeyler bakacağım” dedi. Sakura başını iki yana sallayarak “Bu da sana çok yakıştı ama dayımın sende ne kadar da iri olabileceğini fark ettim. Aslında yan yana durunca pek belli olmuyor ama yine de kıyafette çok belli oluyor” dedi. Misaki onun bu izlenimine hayran kalmıştı. Fark etmeden “Sen de dayın gibi mimar mı olacaksın?” diye sormuştu. Sakura gülümseyerek “hayır… Bu çok zor... Onun ne kadar çok çalıştığına bir baksana.ç annem onun her zaman en yalnız adam olduğunu söyler. Ona yaklaşanlar hep parası olduğu için yaklaşıyor. Üstelik o harika biridir ve…” dedi ve sustu. Misaki ise onun sözün tamamlayarak “Uçuk değil mi?” dedi Sakura kıkırdayarak “Evet, onun hayal dünyası çok geniş. Biliyor musun onun bu fikirleri için dünyanın dört bir yanından gelen insanlar var. Dayım onlara ‘Bu adamlar kafayı yemiş’ diyor. Çünkü dayımın beğenmediği çizimlere onlar bayılıyor ve bir sürü para veriyorlar.” Dedi. Misaki başını sallayarak “Tahmin edebiliyorum” dedi. Evdeki her şey çok değişik ve akıl alıcı. Söylemek zor geliyor ama gerçekten çok iyi bir mimar” dedi. “Ayrıca odam çok güzel ve eğlenceli… Ama o yatakta bir gün sıkışıp ölmekten korkuyorum” diye devam ederek kahkaha atmıştı. Sakura onun kahkahası ile şaşırmıştı. Farkında olmadan hülyalı bir şekilde “Çok güzel gülüyorsun!” dediğinde Misaki kaşlarını kaldırarak ona bakmıştı. Onun kendinse dikkat ile bakması üzere Misaki Sakura’nın alnına vurarak “Hey, bana dayın gibi sapıklık yapmayacaksın değil mi? Üstelik ikimizde aynı cinsiz” dediğinde Sakura onun sözleri ile gülmeye başlamıştı. “Sen… Sen gerçekten eğlencelisin” diyerek oturduğu yerden ayağa kalkan Sakura ona göz kırparak “Ben eve gidiyorum. Eğer dayımı biraz olsun tanıdıysam ev dağınıktır” dedi. Misaki de iç geçirerek “şimdi bu yorgunluğun üstüne birde ev temizleyeceğim. Ona daha büyük bir çöp tenekesi almak lazım.” Dedi. “Aslında dayım iyi basket atar ama nedense çalışırken bunu beceremez.” Dedi. Misaki de Sakura’nın arkasından oturduğu yerden kalkmıştı. Derin bir nefes alarak “Hadi yarış yapalım Misaki!” Sakura’nın teklifine şaşıran genç kız ona baş sallayarak “olur” demiş ve ikili eve kadar koşmuştu. Misaki eve geldiğinde kapının kapalı olduğunu fark etmişti. Sakura’ya bakarak “Eminim be seslenirsem bu kapı açılmaz. Canım. Sen seslensen?” diye sorarak genç kızın gülümseyen gözlerine masum bir bakış atmıştı. Sakura kapıyı çalmış ama Seichi kapıyı açmamıştı. Sakura da şaşırmıştı bu işe. “Dayıcım… Sayı kapıyı açar mısın?” diye bağırdığında evden hiç ses gelmemişti. Misaki ve Sakura birbirine bakarak “Sence ne oldu, evde değildir herhalde?” diye soran Misaki genç kızın bakışında ki endişeyi görünce telaşlanarak “ne oldu?” diye sormuştu. “Eğer kapıyı açmıyorsa kesin bir sorun vardı. Onu tanırım bir projeye başladıysa asla evden dışarıya çıkmaz” dedi. Misaki onun sözleri ile şaşırmış dahası korkmaya başlamıştı. “Sen… Sen emin misin?” diye sormuştu. Bu sırada Misaki evin etrafında eve girebilmek için bir yol bulmaya çalışıyordu. “Lanet olsun bu ev bir kale gibi, girmek imkansız!” dediğinde Sakura atılarak “Benim odam üst katta ve balkon kapısı var. Ayrıca şifresi de bende var” dediğinde Misaki yüzünü asarak “Bu adam balkon kapılarına da mı şifre koydurmuş” dedi. Sakura masum bir şekilde ona bakarken Misaki ona bakarak “Tamam ben halletmeye çalışırım” dedi ve balkona tırmanmaya başlamıştı. Sakura ona korku dolu gözlerle bakarken duydukları ses ile Misaki korkmuş ve tutunduğu yeri bırakarak aşağıya düşmüştü. Ama asıl olan acı bir ses olmuştu. “Lanet olsun… Neredeyse kafam kırılıyordu!”
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE