18. Bölüm

951 Kelimeler
Merdivenlere yönelen genç kadın birkaç basamak çıktıktan sonra Seichi’nin sözü ile duraksamıştı. “Ne yaparsan yap ama sakın yatağıma yaklaşma!” Misaki onun bu uyarısı ile merdivenlerde çakılı kalmıştı. İçinden yükselen öfke ile geri dönerek “Seni anlayamıyorum. Oradan bakınca kendini senin yatağına atmaya çalışan basit bir aşüfte gibi mi görünüyorum?” diye sorduğunda Seichi şaşkınlıkla ona bakmıştı. Seichi şaşkınlığını atamadan Misaki sinirli bir şekilde üst kata çıkmıştı. Genç kız etrafına bakındığında bu katında oldukça zevkli döşendiğini görmüştü. Alt kata göre daha şık ve oldukça sade bir koridora sahipti. Gözüne ilk ilişen odaya girmişti. Etraf alt katın tam zıttı olan sade açık renkler yerine daha koyu bir renge boyanmıştı. Etrafa serpiştirilen birkaç fotoğraftan bu odanın Sakura’ya ait olduğunu anlayan genç kız işini bitirdikten sonra odadan çıkmıştı. Birkaç odayı daha temizledikten sonra sırada tek bir oda kalmıştı. Temizlediklerinin hiç biri Seichi’nin olamayacak kadar değişik tarzda değildi. Kapının kapısında duran genç kız hiç bu karda gerildiğini hatırlamıyordu. Kapının kolunun kısa bir süre açmadan kavrayan elleri titremişti. İçeriden ne beklediğini bilmiyordu. Gözlerini kapatarak odanın kapısını açtığında derin bir nefes alarak tekrar gözlerini açmıştı. O an nefesini tutan genç kız daha önce hiç bu kadar geniş ve zevkli döşenmiş bir oda görmediğini düşünmüştü. Kapıdan girmeden hayranlık dolu bakışlarını odada gezdiren genç kız, büyülenmiş gibiydi. Ayakları ağır adımlarla onu odanın içine çekerken, arkasında ki gölgenin farkında bile değildi. Üst kattan ses gelmeyince onun kendi odasına henüz girmediğini anlamış ve ilk tepkisini merak ettiği için sessiz bir şekilde onun ne yaptığına bakmaya gelmişti. Şuanda genç kadının hayranlık dolu bakışlarının farkındaydı ve ne yapacağını merak ettiği için onu sessizce hafif imalı bir gülümseme ile izlemeye başlamıştı. Misaki odanın ortasında tavandan aşağıya parlak zincirlerle asılı olan oval yatağa bakınca nefesinin durduğunu düşünmüştü. Yatak o kadar ihtişamlıydı ki, odanın tam ortasında olmasına rağmen hiç fazlalık gibi durmuyordu. Başını hafif kaldırdığında ise yatağın orta yerinde tavandan sarkılan büyüleyici sarkaç avize ile karşılaşmıştı. Hayatında hiç bu kadar güzel bir yatak görmemişti. Elini hafif kaldırarak yatağın asılı olduğu parlak zincirlere dokunmuştu. Düşüncelerinde ki bir ses ‘Yatağımdan uzak dur’ sesi yankılanınca hemen elini geri çekmişti. Yeniden elini yatağın üzerine gezdirmek istemişti. Nedense bu onun ihtiyaçmış gibi hissediyordu. Seichi arkasından yaklaşarak kulağının dibinde “Sana yatağıma dokunma demiştim!” dediğinde genç kız korkarak sıçramış ve dengesini kaybederek yatağa düşmüştü. Korkan genç kızın yatağa düşmesi ile evde yankılanan iğrenç alarm sesi aynı anda yükselince Misaki hızla yataktan sıçrayarak kalkmıştı. Onun bu ani hareketi ile dengesini kaybederek Seichi’ye sarılmıştı. Kalbi deli gibi atıyordu. Ses tüm evi sarmışken Seichi de onun bu hareketi ile bedenine dolanan zayıf kolların bu kadar güçlü sarmasına şaşırmıştı. Genç adam şaşkınlık ve kızın korku ile beyazlamış yüz ifadesine karşın eğleniyor gibi genç kıza bakıyordu. Kulakları sağır olmak üzere olan genç kadına acıyan Seichi ondan ayrılmıştı. Genç adam yatağa yaklaşarak kenarda duran gizli bölmede bir şeyler tuşlayarak alarmı kapatmıştı. Susan alarm ile Misaki sinirden yanan bakışlarını kendisine imalı bir şekilde bakan Seichi’ye çevirmişti. “Bu… Bu saçmalıkta ne?” diye bağıran genç kız aldığı cevap ile şaşkına dönmüştü. Genç adam onun yatağa bakan bakışları karşısında hafif gülümseyerek “Bu yatak bana özel yapıldı. Ve benim ağırlığımdan başka biri yatağıma yatarsa alarm devreye girer, benden daha ağır biri yatarsa alarm çalar, benden saha hafif biri yatarsa alarm çalar…!” dediğinde genç kız bakışlarını yeniden muhteşem güzellikteki yataktan genç adama çevirmişti. “Ne..Ne…Ne…yani yatağına senden başkası yatarsa alarm veriyor öyle…mi?” diye sordu. Sesindeki titreme onun kekelemesine neden olmuştu. Kalbi hala deli gibi atıyordu. Genç adam ise oldukça sakin ses tonu ile “Evet, öyle” diye karşılık verdi. “Ayrıca bu?” diyerek parmağını şıklatmış ve loş olan odanın tavanından aşağıya asılan avize lamba yanmıştı. “Müzik!” dedi ve odaya garip bir müzik çalmaya başladı. Genç adam onun şaşkın bakışları arasında elini garip bir şekilde tempo ile vurmuş ve pencereler aralanmaya başlamıştı. “Bu oda tamamen benim küçük sistemimle çalışır. Yatak benim ağırlığıma ve yatmadan verdiğim komut ile çalışır. Ayrıca odadaki her şey benim ses ve vücut hareketim ile çalışır. Yabancı biri odama girdiğinde alarm çalar. Anlayacağın bu odadaki her şey benim sesim ve çıkardığım sesler ile iş görür” dedi. Genç kadın şaşkınlıktan konuşmayı bir türlü başaramamıştı. İçinden ‘Bu adam tam bir kaçık’ diye düşünürken genç adam kısa bir kahkaha atarak “Ben kaçık değilim!” dedi. Misaki geriye sıçrayarak onun düşüncelerini okuduğunu düşünmeye başlamıştı. “Bu çok saçma” diyen genç kadın “Bir o kadar da inanılmaz” diye devam etti konuşmasına. Seichi ise ona hafif yaklaşarak “Saçma olan ne?” diye sormuştu. Genç kadın ne söyleyeceğini bilemeden saçmalamaya başlamıştı. “Ya kilo alırsan? Ya kilo verirsen, o zaman ne olacak? Senin akıllı yatağın bunu anlayabilecek mi?” diye sormuştu. Genç adam onun sözlerine gülerek “Evet!” dedi. Onun kendisinden emin bakışlarına Misaki inanmayarak bakmıştı. “Neden öyle bakıyorsun? Denemek ister misin?” diye soran genç adam Misaki’nin yutkunmasını eğlenerek izliyordu. “Denemek mi, nasıl?” diye soran genç kızın yüzüne gülümseyen genç adam kendisini yatağının üzerine bırakmıştı. Anında yanan bir kırmızı gösterge de genç adamın boyu ve kilosu yer alıyordu. Misaki şaşkındı. Gerçekten hayatında böyle bir yatak görmemişti. Kendisini toparlayan genç kız alaylı bir şekilde ona “Ee ne var bunda?” diye sorunca Seichi elini uzatarak “Sende gel dedi!” Misaki şok olmuş bir şekilde ona bakarken Seichi alayla gülümsemişti. “Benden korkuyor musun yoksa?” diye soran genç adam oldukça eğleniyordu. Misaki dişlerini sıkarak hızla yatağa doğru ilerlemiş ve öfkeli bir şekilde yatağa uzanmıştı. Onun bu davranışı ile şok olan genç adam, yattığı yerden dirseğinin üzerine doğrularak genç kadına bakmıştı. “Ben sana yatağıma yat demedim. Sadece oturmanı söyledim, oturman yeterliydi…” diyen genç adam Misaki’nin kendisine dönerek gülümsemesi karşısında gözlerini büyütmüştü. “Ne o mimar bey benden korkuyor mu yoksa?” dedi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE